Konuşma yükleniyor

“Adalar yalnızca denizi, doğası ve tarihi yapılarıyla değil, yıllardır atlarla iç içe gelişen kendine özgü yaşam kültürüyle de İstanbul'un hafızasında yer edinmiştir.”
Konuşmacı İBB'nin Adalar'daki vatandaşlardan yaklaşık 1200 at satın alıp sahiplendirdiğini, ancak atların bugün nerede ve hangi koşullarda olduğunun bilinmediğini söyledi. Veteriner gözetiminde sınırlı sayıda hayvanın yaşayacağı örnek bir alan kurulabileceğini belirtti. Kaç atın hayatta olduğunu, kimlere teslim edildiğini, denetlenip denetlenmediğini ve sevkiyatın uygun araçlarla yapılıp yapılmadığını sordu.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adalar yalnızca denizi, doğası ve tarihi yapılarıyla değil, yıllardır atlarla iç içe gelişen kendine özgü yaşam kültürüyle de İstanbul'un hafızasında yer edinmiştir. Atlar adaların geçmişinin, gündelik hayatının ve toplumsal hafızasının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Hayvanların ticari amaçlarla ağır koşullarda çalıştırılmasına elbette karşıyız. Ancak yanlış uygulamaları sona erdirmek ile köklü bir kültürü bütünüyle ortadan kaldırmak aynı şey değildir. Hayvan refahını esas alan veteriner hekim gözetiminde ve sınırlı sayıda atın bulunduğu örnek bir yaşam alanı oluşturularak bu kültür yaşatılabilirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi adalardaki vatandaşlardan yaklaşık 1200 at satın almış. Daha sonra da bu hatları çeşitli belediyelere, kamu kurumlarına, çiftliklere ve şahıslara sahiplendirmiştir. Ancak aradan geçen yıllara rağmen bu atların bugün nerede oldukları, kaçının hayatta olduğu ve hangi şartlarda yaşatıldıkları kamuoyu tarafından bilinmemektedir. Son olarak basına yansıyan bilgilere göre atların bir bölümü Kastamonu'ya gönderilmiş, buradan da çiftliklere ve şahıslara sahiplendirilmiştir.
Ayrıca uzun süren sevkiyatın atların taşınmasına uygun özel nakil araçları yerine kamyonlarla gerçekleştirildiği ve yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. İBB bu canlıları sahiplendirmiş olsa bile onların yaşam şartlarına karşı taşıdığı vicdani sorumluluğu bir teslim tutanağıyla üzerinden atamaz. Bir dönem adaların sokaklarında hayatın parçası olan yaklaşık 1200 attan bugün kaçının hayatta olduğunu bilmek. Neden bu atların İstanbullular için toplum yararına değerlendirilmek yerine Anadolu'daki belediyelere, şahıslara, sivil toplum kuruluşlarına gönderildiğini öğrenmek adalıların, hayvanseverlerin ve bütün İstanbulluların hakkıdır. Bu kapsamda İBB'nin adalardaki vatandaşlardan satın aldığı yaklaşık 1200 attan bugün kaçı hayattadır? Bu atların kaçı halen İBB bünyesinde ve adalarda bulunmaktadır?
İki, sahiplendirilen atların hangi belediye, kamu kurumu, çiftlik, dernek veya şahıslara teslim edildiğini gösteren güncel ve ayrıntılı bir liste mevcut mudur? Atların çip numaraları üzerinden takipleri yapılmakta mıdır? 3. Sahiplendirilen atlar bugüne kadar kaç kez yerinde denetlenmiştir? Ölen, kaybolan, el değiştiren veya amacı dışında kullanıldığı tespit edilen atlar bulunmakta mıdır? 4. Kastamonu'ya gönderilen atlar hangi kurumlara, hangi tarihlerde ve hangi şartlarda teslim edilmiştir? Bu atların bugün nerede oldukları ve sağlık durumları bilinmekte midir? 5. Kastamonu sevkiyatının at taşımaya uygun özel nakil araçları yerine kamyonlarla ve uzun süren bir yolculukla gerçekleştirildiği iddiası doğru mudur? Sevkiyat sırasında veteriner hekim görevlendirilmiş midir?
6. Adaların atları neden başka şehirlere gönderilmek yerine İstanbul'un içlerine kurulacak etkinlik alanlarında çocuklar, gençler, engelli bireyler için bir rehabilitasyon, sosyal uyum ve terapi amacıyla değerlendirilmemiştir? Adaların hafızasını oluşturan bir kültürün yok edilmesi kadar İstanbul halkının parasıyla satın alınan bu canlıların akıbetinin belirsiz bırakılması da kabul edilemez. Atlar birer demirbaş değil, yaşam hakkı bulunan canlılardır. Onlara sahip çıkmak hem hukuki hem de vicdani bir sorumluluktur. Sorularımızın başkanlık makamı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Şeyma Akta,