Neden Takip Etmeliyiz?

TBMM ve belediye meclisleri neden önemlidir? Bu meclisleri neden takip etmeliyiz?

Selamlar, 
  Referandom ekibi olarak, odağımızı yerleştirdiğimiz TBMM ve belediye meclisi çalışmalarını takip etmenin ne kadar önemli olduğunu göstermek ve emeklerimizi takip eden sizlere teşekkür etmek istiyoruz. Bunun ilk adımı olarak da aldığınız bu büyük sorumluluğu anlamlandırmak için bahsi geçen meclislerin ve yasal organların önemini anlatmak istiyoruz.

  23 Nisan 1920 tarihinden beri milli iradeyi temsil eden TBMM, vatandaşları adına karar verme görevini üsteniyor. Bu yasama görevini 100 yıldır yerine getiren meclis hayatımızın her zaman bir köşesine dokunan kararları hayata geçirirken, bu işlemi bizim seçtiğimiz temsilciler aracılığıyla yapıyor. 

  TBMM kuruluşundan bu yana değişimlere uğramasına rağmen hala sürdürdüğü yasa yapıcı özelliğini hayatımıza sınırlar çizmekten, bizler için daha ideal bir yaşam oluşturmaya kadar ulaşabilen kapasitesiyle görebiliyoruz. Karışık bürokratik yapısına rağmen, makine gibi çalışan TBMM'nin ise bu yasama gücünü daha sorunsuz ve adil kullanmasının ise tek bir koşulu var. Bu koşul ise ne tek bir partinin hükümdarlığı ne de katı bir ideoloji. Bu koşul biz, vatandaşların irademizi teslim ettiğimiz meclisi takip ve kontrol ederek bizlere hizmetini sağlamak.

  Belediyeler ise TBMM’ye benzer amaçlarıyla, yani vatandaşlara hizmet hedefleriyle karşımıza çıkıyor. Yerel yönetim olarak kabul edilen belediyelerimiz bizlere daha kısa sürede erişebilecek kararlarını meclislerinde yine bizler tarafında seçilen temsilcileri ile alıyorlar. Verdikleri hizmet ise olabildiğince ideal bir yönteme yaklaşmaya çalışan şehir altyapısını, kamu alanlarının temizliğini ve ulaşım hizmetlerini temin etmektir.

  Bu iki mekanizma sahip oldukları gücü biz, seçmenlerinden alırlar. Dolayısıyla bahsi geçen TBMM ve belediyelerin hesap vermek zorunda olduğu üstleri vatandaşlardır. Bu fikirden yola çıkarak; her ne kadar bir hakim kararında taraf tutamıyor ve kendi çıkarlarını düşünemiyor ise, vatandaşlar da bu mekanizmalara tolerans göstermeden daha gelişmiş ve etkili bir siyasi atmosferi elde etme odaklı harekete geçmelidir.

  Nihayetinde vatandaşların, tek siyasi sorumluluğu yerel ve genel seçimlerde oy vermek olmamakla birlikte sorumluluğumuzun tanımı yaşadığımız sistem içerisinde kendimizi temsil hakkımızın doğru şekilde kullanıldığından emin olmakla başlar. Sistemin sorunsuz ve başarılı bir şekilde çalışması için TBMM ve belediye meclisleri ne kadar çalışıyorsa, vatandaşlar da gözlerini bu mecralardan ayırmamakla sorumluluğunu yerine getirmelidir.