Yeni Başlayanlar İçin TBMM - 1

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Millet bu egemenliğini yetkili organlar eliyle kullanır: TBMM de yasama erkini elinde tutar. "

 “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.” Ancak millet, yetkilerinin hepsini kendi eliyle kullanmaz. Anayasaya göre Türk milleti, egemenliği anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanır. Gene anayasaya göre, yasama yetkisi Türk milleti adına TBMM’nindir ve bu yetki devredilemez. TBMM,”genel iradenin ifadesidir”. Nasıl yönetildiğimize dair irademizi her beş yılda bir sandıkta gösteririz. Ülkenin temsilcilerinden olan milletvekilleri, seçildikleri yasama dönemi boyunca oy, söz ve eylemleri ile kanaatlerimizi yansıtacaklardır.


  İsviçre’de bir anayasa değişikliği istiyorsanız, federal halk inisiyatifi mekanizmasını kullanarak, 18 ay içerisinde İsviçre genelinde oy hakkına sahip kişilerden geçerli 100 bin imza toplayarak, bir referendum düzenlenmesini sağlayabilirsiniz[1]. Türkiye Cumhuriyeti’nde ise seçmenler beş yılda bir oy vermek dışında yasama faaliyetine katılamaz. Gene de kamuoyu, TBMM üzerinde de facto bir etkiye sahiptir. Seçmenler, temsilcileri üzerinde hukuki olmasa da siyasi bir baskı yaratabilir. Bu etkiyi yaratabilmek için önce söz konusu işlemi anlamak gerekir. Bu yazıların da böyle bir işlevi olmasını amaçlıyorum. Önümüzdeki birkaç yazı boyunca elimden gelen en basit şekilde TBMM’yi ve TBMM’nin işlemlerini anlatacağım.


     Bu yolculukta en önemli rehberim TC Anayasası olacak. Anayasalar devletlerin yönetim biçimlerini belirleyen, egemenlik yetkisinin kullanımını ve yurttaşların hak ve özgürlükleriyle bunların sınırlanmasını düzenleyenen belgeler, toplum sözleşmeleridir. Bu tercihimde anayasanın hiyerarşik olarak en üst norm olması ve anayasaya aykırı başka herhangi bir normun hukuk düzeninde yer alamayacak olmasının yanında karantina koşullarında ne ders kitaplarıma ne de herhangi bir kütüphaneye erişimim olmaması da rol oynadı.


TBMM’nin Oluşumu ve İşlemleri


   TBMM 600 milletvekilinden oluşur. Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır. Milletvekilleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün milleti temsil ederler; Meclis’te tecelli eden milli iradedir, bu kavram tüm seçmenlerin iradesini ifade eder, sadece iktidar partisine oy verenlerin iradesiyle sınırlı değildir. Onsekiz yaşını dolduran ve belirli şartları sağlayan her Türk vatandaşı milletvekili seçilebilir. Bu şartlar en az ilkokul mezunu olma, kısıtlı olmama[2], askerlikle ilişiği olmama, kamu hizmetinden yasaklı olmama, taksirli suçlar[3] toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olmama, belli suçları işleyenler hiç işlememe vardır. Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.


  Milletvekillerinin görevlerini her türlü baskıdan ve endişeden uzak bir şekilde yerine getirebilmeleri için yasama bağışıklığı tanınmıştır. Yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı, kamu yararı amacıyla, yasama faaliyetlerinin aksamaması ve gerektiği gibi işlemesi için milletvekillerine tanınmış bağışıklık ve ayrıcalıklardır. Yasama sorumsuzluğu, milletvekillerinin yasama faaliyetleri sırasında sarf ettikleri sözlerden ve kullandıkları oylardan sorumlu tutulamamasıdır. Ayrıca yasama dokunulmazlığı gereği milletvekillerinin yasama faaliyetleri dışında işlediği fiiller nedeniyle de dokunulmazlık kaldırılmadan kovuşturma[4] yapılamaz. Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ile seçimlerden önce soruşturmasına başlanmış olması kaydıyla Anayasa’nın 14. Maddesinde[5] sayılan durumlar bu kuralın istisnasıdır. Yasama sorumsuzluğu, milletvekilliği görevi bittikten sonra da devam eder ve hiçbir şekilde kaldırılamaz. Oysa yasama dokunulmazlığı görev süresi ile sınırlıdır ve Anayasa’da öngörülen usuller izlenerek kaldırılabilir.


  Anayasada TBMM’nin yetkileri ve işlemleri de sayılmıştır. Öncelikle şunu söylemeliyiz: yasama yetkisi geneldir. Yani istediği konuyu istediği kadar detaylı bir şekilde düzenleyebilir. TBMM kanun koyar, değiştirir, kaldırır; bütçe ve kesinhesap kanun tekliflerini görüşür ve kabul eder, para basılmasına ve savaş ilanına karar verir, milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun bulur, TBMM üye tamsayısının beşte üç kararı ile genel veya özel af kararı verir. Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanır. Bu şekilde yürütmenin de daha şeffaf ve demokratik bir şekilde işlemesi sağlanır. RTÜK üyeleri, kamu başdenetçisi gibi bazı makamları seçer. Yasama dokunulmazlığının kaldırılması veya milletvekilliğinin düşürülmesi gibi bazı kararlar alır.


[1] Daha fazla bilgi için İsviçre Anayasası m.138 ve m.139’a bakınız.

[2] Kısıtlılık halinde Mahkeme kararı ile Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre ilgili şahsın belli işlemleri tek başına yapma yetkisi kısıtlanır ve kendisine, bu işlemleri onun yerine yapması için bir “vasi” veya “kayyım” atanır.

[3] Taksirli suçlarda fail hareketinin sonucunu bilerek ve isteyerek hareketi gerçekleştirmez. TCK 22’ye bakınız.

[4] Kovuşturma, şüpheli hakkında yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle başlayan yargılama sürecini ifade eder (CMK m.175/1)

[5] Bunlar devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetlerdir.