Arıkan ve Babacan Fon Soruşturmasını ve Mekke Anlaşmasını Ele Aldı
14 Ekim 2026 ÇarşambaYeni Yol Grup Toplantıları
Mahmut ArıkanSaadet Partisi Genel Başkanı
Ali BabacanDEVA Partisi Genel Başkanı
Bu toplantının yazılı tam metni yayımlanmamıştır. Özet, konuşmanın video kaydından yazıya dökülen metinden hazırlanmıştır; yazıya dökmede hata olabileceği için alıntı verilmemiştir.
Kısaca
Yeni Yol grubunun toplantısında önce Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ardından DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan konuşmuştur. İki genel başkan da Halk TV'ye yönelik operasyonu ve fon meselesi sürecini eleştirmiş, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma anlaşmasının içeriğinin açıklanmasını istemiştir. Arıkan, benzer riskler taşıyan başka fonlar için uyarıda bulunmuş ve Ankara'da bir Yemen diyalog masası kurulmasını önermiştir. Babacan ise yolsuzluk sayılan davranışları sıralayarak ortak yasal düzenleme çağrısında bulunmuş, basın özgürlüğünü, lekelenmeme hakkını ve nüfus verilerini ele almıştır.
Yapay zeka özetiÖne Çıkan Konular
Çubuk, konuya ayrılan bölümün konuşmanın tamamındaki yaklaşık payını gösterir.
- Ekonomi
Fon Soruşturması
%23Arıkan benzer riskler taşıyan başka fonların da incelenmesi uyarısında bulunmuş, Babacan ise sorumluluk zincirindeki yöneticilerin görevden alınmasını, Cumhurbaşkanının dolandırıcılıktan haberi olup olmadığının açıklanmasını ve Meclis araştırma komisyonu kurulmasını istemiştir.
- Dış Politika
Mekke Anlaşması
%18Arıkan anlaşmanın arkasında ABD'nin bölgesel hesapları bulunup bulunmadığını sorarak Ankara'da bir Yemen diyalog masası kurulmasını önermiş, Babacan ise anlaşma metninin açıklanmamasını eleştirerek Türkiye'nin taraf değil arabulucu olması gerektiğini savunmuştur.
- Hukuk ve Yargı
Yolsuzlukla Mücadele
%12Babacan yolsuzluk sayılan davranışları sıralayarak AB kamu ihale düzenlemesinin ve imar rantları yasasının birlikte çıkarılması çağrısında bulunmuş, iki genel başkan da Aziz Mahmut Hüdayi Vakfının toplumsal çürümeye ilişkin açıklamasını olumlu karşılamıştır.
- Hukuk ve Yargı
Hukukun Üstünlüğü ve Yargı Bağımsızlığı
%10Arıkan uluslararası adalet zirvesine karşın Türkiye'nin hukuk ve basın özgürlüğü endekslerinde gerilediğini ve hakim savcı atamalarına ilişkin referans iddialarını, Babacan ise lekelenmeme hakkının yalnızca iktidar çevresine tanındığını eleştirmiştir.
- Demokrasi ve Anayasa
Halk TV'ye Kayyum Atanması
%8Arıkan Halk TV'ye yönelik operasyonu, Babacan ise gazetecilere yönelik soruşturmaları, erişim engellerini ve televizyon kanallarına kayyum atanmasını eleştirerek basın üzerindeki baskıların sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştur.
Konuşmanın Özeti
Halk TV Operasyonu ve Fon Soruşturması
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, konuşmasına sabah saatlerinde Halk TV'ye yapılan operasyonu eleştirerek başlamış, iddiaların araştırılması gerektiğini ancak fon soruşturmasında adı geçenler için savunulan lekelenmeme hakkının muhalefet yayın organlarına tanınmadığını ifade etmiştir. Arıkan, iktidara Türkiye'yi germekten ve her sabah yeni bir krize uyandırmaktan vazgeçme çağrısında bulunmuştur. Fon meselesinde adı geçenlerin listesinin Cumhurbaşkanının önünde olduğu yönündeki haberlere değinen Arıkan, listenin yargının önünde olması gerektiğini savunmuştur. Arıkan, paraların iade edilmesinin milletin zedelenen adalet duygusunu ve devlete duyulan güveni geri getirmeyeceğini söylemiştir.
Başka Fonlar için Uyarı ve Ev Gençleri
Arıkan, 131 fonun tartışıldığı süreçte benzer riskler taşıyan başka fonlar olup olmadığını sorgulamış ve bir kamu bankasına ait iki yatırım fonunu incelediklerini açıklamıştır. Bu fonlarda yaklaşık üç yıl boyunca yalnızca ikişer yatırımcı bulunduğunu, bu sürede fon değerlerinin yaklaşık dört katına çıktığını, ardından yatırımcı sayısının arttığını ve milyarlarca liralık çıkış yaşandığını ifade etmiştir. Bunun bir suçlama değil erken uyarı olduğunu belirten Arıkan, SPK'ya, ilgili bankanın yönetimine ve ekonomi yönetimine benzer fonların incelenip incelenmediğini sormuştur. Arıkan, AK Parti'nin yönetim anlayışını "fon, faiz, fırsat" diye nitelendirmiş, iktidar partisinin eski ekonomi bakanı ile mevcut Ticaret Bakanının paralarını fonlara yatırdığını öne sürmüştür. OECD verilerine göre Türkiye'nin ev genci oranında 38 ülke arasında ilk sırada olduğunu ve 18 ile 24 yaş arasındaki gençlerin üçte birinin ne okuyup ne çalışabildiğini belirten Arıkan, gençlere yalnız olmadıklarını söylemiştir.
Adalet Zirvesi, Endeksler ve Gıda Fiyatları
Arıkan, Türkiye'nin 70'ten fazla ülkeden katılımcının bulunduğu uluslararası adalet zirvesine ev sahipliği yapmasına karşın hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 118'inci, basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 163'üncü sıraya gerilediğini belirtmiştir. Ankara 2 Nolu Baro başkanının bakanlığın tanıdığı bir ayrıcalıkla 70 baro üyesi avukatın hakim ve savcı yapıldığını söylediğini aktaran Arıkan, Adalet Bakanlığından atama süreçlerinin kamuoyuna açıklanmasını istemiştir. Arıkan, 25 yıllık tek parti iktidarının bir tarafta hisse senedi, öteki tarafta borç senedi peşinde koşanların bulunduğu iki ayrı Türkiye fotoğrafı ortaya çıkardığını savunmuştur. Türkiye'nin gıda enflasyonu sıralamasında dördüncülükten beşinciliğe inmesinin Suriye'deki yüksek enflasyondan kaynaklandığını söyleyen Arıkan, TÜİK'in açıkladığı yüzde 27,62'lik yıllık gıda enflasyonuna karşın makarna, un, süt, çay ve zeytinden oluşan bir sepetin fiyatının bir yılda yüzde 79 arttığını ifade etmiştir. Arıkan, emeklilerin maaşlarının TÜİK rakamlarına göre belirlendiğini, alışverişlerini ise market fiyatlarıyla yaptıklarını belirtmiştir.
Mekke Anlaşması, Kore ve Yemen Önerisi
Arıkan, yabancı elektrikli araçların veri toplama sistemleri nedeniyle savunma sanayii tesislerine alınmadığını açıklayan TUSAŞ Motor Sanayi Genel Müdürüne ve toplumsal çürümeye karşı açıklama yapan Aziz Mahmut Hüdayi Vakfına teşekkür etmiştir. Mekke Anlaşması için verilen sözlü güvencelere güvenmediklerini belirten Arıkan, anlaşmanın arkasında ABD'nin bölgesel hesapları olup olmadığını sormuş ve Trump'ın Türkiye ve Mehmetçik hakkındaki açıklamalarına hükümetin sessiz kalmasını eleştirmiştir. Türk askerinin Kore'ye ayak bastığı 14 Ekim 1950'yi hatırlatan Arıkan, dönemin ABD Dışişleri Bakanının Türk askerine 23 sentlik bir bedel biçtiğini söylemiş ve anlaşma maddelerinin Meclisten saklanmamasını istemiştir. Arıkan, Yemen'deki iç savaşın çözümü için Türkiye'nin öncülüğünde Ankara'da bir Yemen diyalog masası kurulmasını önermiş ve Milli Görüş hareketi olarak katkıya hazır olduklarını belirtmiştir. Konuşmasının sonunda iktidarın adalet, ahlak, milli ve manevi değerler ile üretim kolonlarını kestiğini savunan Arıkan, bu binayı yeniden güçlendirebileceklerini ifade etmiştir.
Fon Meselesinde Sorumluluk Zinciri
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Manisa'daki trafik kazasında ve İstanbul Maltepe'deki bina çökmesinde hayatını kaybedenleri anarak başlamış, fon meselesi iddialarının üzerinden bir ay geçmesine karşın soruların cevapsız kaldığını ifade etmiştir. Meclise gönderilen yasa teklifinde SPK'ya tasfiye ve dağıtım esaslarını belirleme yetkisi verilmesini eleştiren Babacan, sorumluluk zincirindeki bütün yöneticiler görevden alınmadan adil sonuç alınamayacağını savunmuştur. Babacan, operasyonların ağırlıkla menfaat şebekesine yöneldiğini, siyasi iktidar ve bürokrasi içindeki destekçilere ilişkin ne yapıldığının belli olmadığını söylemiştir. Adalet Bakanının 19 ay, Hazine ve Maliye Bakanının 10 ay önce konudan haberdar olduğunu hatırlatan Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bilgi verilip verilmediğinin açıklanmasını istemiş ve iki ihtimalin de vahim olduğunu öne sürmüştür. Babacan, adı geçenlerin listesinin açıklanmasını istemiş ve 2023'te iktidara oy veren seçmenlerin hayallerinin yıkılmaması gerektiğini söylemiştir.
Yolsuzluğun Tanımı ve Ortak Yasa Çağrısı
Babacan, iktidarda ve bazı belediyelerde yolsuzluğun ne olduğu konusunda kafa karışıklığı bulunduğunu belirterek yolsuzluk ve haksız kazanç sayılan davranışları sıralamıştır. Devlet imkanlarının kişi, parti ya da yakınlar lehine kullanılmasını, imar planlarının belli kişilere kazanç sağlayacak şekilde değiştirilmesini, ihalelerin adrese teslim hazırlanmasını ve denetim kurumlarının engellenmesini bu kapsamda saymıştır. Aziz Mahmut Hüdayi Vakfının açıklamasının yıllardır yaptıkları uyarıları doğruladığını ifade eden Babacan, iktidara ve muhalefete yolsuzlukla mücadelede samimiyet çağrısı yapmıştır. AB kamu ihale düzenlemesinin ve imar rantları yasasının Meclisten birlikte geçirilmesini öneren Babacan, metni kendilerinin gönderebileceğini ve teklifi iktidar getirse de destek vereceklerini söylemiş, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele kapsamında atması gereken 54 adımdan 44'ünün beklediğini belirtmiştir.
Basın Özgürlüğü, Denetim ve Lekelenmeme Hakkı
Babacan, Türkiye'deki pek çok sorunun büyümesinin temelinde basın özgürlüğünün olmamasının yattığını, fon iddiaları başta haber olabilseydi yangının küçükken söndürülebileceğini savunmuştur. Gazetecilere yönelik soruşturma, gözaltı ve tutuklamaları, erişim engellerini ve bir televizyon kanalına daha kayyum atanmasını eleştiren Babacan, iktidara basın üzerindeki baskılara son verme çağrısında bulunmuştur. Devlet Denetleme Kurulu başkanının görev yaptığı Borsa İstanbul'u denetlemesinin denetimin ahlaki kurallarına aykırı olduğunu savunan Babacan, İliç, Kartalkaya ve Yenidoğan çetesi gibi konularda kurulan araştırma komisyonlarını örnek göstererek fon meselesi için de Mecliste komisyon kurulmasını istemiştir. Cumhurbaşkanı Yardımcısının lekelenmeme hakkına ilişkin sözlerine katıldığını belirten Babacan, bu hakkın yalnızca iktidar çevresine tanındığını, gözaltı görüntüleri basına servis edilen bir kadın ve sonradan beraat edenler için gözetilmediğini savunmuştur. Babacan, hukukun üstünlüğü endeksinde 143 ülke arasında 118'inci sırada bulunulduğunu hatırlatarak hukukun üstünlüğü sağlanmadan ekonominin düzelmeyeceğini ifade etmiştir.
Ekonomi, Nüfus ve Arabuluculuk Rolü
Babacan, sermaye piyasalarına güven sarsıldıkça ekonominin düzelmeyeceğini, güçlü bir ekonomi olmadan savunma ve güvenlik alanında gereken adımların atılamayacağını savunmuştur. Geçen yıl 552 bin evliliğe karşı 193 bin boşanma yaşandığını, doğurganlık hızının 1,42'ye düştüğünü ve 2025'te doğan bebek sayısının ilk kez 600 binin altına indiğini belirten Babacan, bunun ardındaki en önemli nedenin ekonomi olduğunu ifade etmiştir. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı söylenen savunma anlaşmasının metninin açıklanmadığını eleştiren Babacan, Trump'ın Yemen'e ilişkin bir soru üzerine Erdoğan'ın kendisinden ne isterse yapacağını söylediğini aktararak anlaşmaya ihtiyatla bakılması gerektiğini savunmuştur. Babacan, kendi görev döneminde Rusya ile Gürcistan ve Hindistan ile Pakistan arasındaki gerginliklerde ve İran'ın nükleer meselesinde arabuluculuk yapıldığını hatırlatarak Türkiye'nin savaşlarda taraf değil arabulucu olması gerektiğini ifade etmiştir. Babacan, konuşmasını Türkiye'nin yeni bir yola ihtiyacı olduğunu ve bu alternatifin kendileri olduğunu söyleyerek bitirmiştir.
Bu Sayfa Nasıl Hazırlandı?
Konuşmalar partilerin yayımladığı tam metinden, tam metni yayımlanmayan toplantılarda konuşmanın video kaydından yazıya dökülen metinden okunmuştur. Alıntılar yalnız yazılı tam metinden birebir alınmıştır. Kısa özet, öne çıkan konular ve konuşmanın özeti yapay zekayla hazırlanmıştır; konuların payı konuşmadaki kelime sayısına göre yaklaşıktır. Analiz, CDR tarafından geliştirilen Policyful'un yapay zeka destekli teknolojisiyle yapılmıştır. Metodoloji →
Meclisi Sen de Oyla
Paylaş
Bu grup toplantısının özetini arkadaşlarına gönder.