Dervişoğlu Hükümet Sistemini ve Fon Soruşturmasını Ele Aldı
4 Kasım 2026 ÇarşambaİYİ Parti Grup ToplantılarıToplantının Videosu ↗
Dursun Müsavat DervişoğluGenel Başkan
Yazılı tam metin yayımlanmadığı için özet video kaydının yazıya dökümünden hazırlandı; alıntı verilmedi.
Kısaca
Yapay zeka özeti- Fon mağdurlarına yapılan ödemelerin verilen sözün altında kaldığını söyledi.
- Öcalan'ın İmralı'da yeni bir yere taşınmasını eleştirdi.
- Türkiye'nin asıl krizinin tek adam yönetimi olduğunu savundu.
Öne Çıkan Konular
Çubuk: konunun konuşmadaki yaklaşık payı.
- Demokrasi ve Anayasa
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi
%33Dervişoğlu, Türkiye'nin asıl krizinin tek adam yönetimi olduğunu, bu yönetimin iktidara yakın olanlara cezasızlık tanıdığını ve ülkeyi artık Erdoğan'ın değil, onun oluşturduğu bürokratik bir yapının yönettiğini ileri sürmüştür.
- Ekonomi
Fon Soruşturması
%19Dervişoğlu, uyarılarının dikkate alınmadığını söylemiş, denetim kurumlarının sorumluluğunu sorgulamış ve mağdurlara ödenen tutarın verilen sözün altında kaldığını ileri sürmüştür.
- Güvenlik ve Terör
Silah Bırakma Süreci
%16Dervişoğlu, Öcalan'ın İmralı'da yeni bir yere taşınmasını eleştirmiş, sürecin milletten saklı yürütüldüğünü ve çerçeve yasanın bir ihanet projesi olduğunu ileri sürmüştür.
- Ekonomi
Fabrika Kapanışları
%5Dervişoğlu, fabrikaların ve işletmelerin eridiğini, İstanbul Ticaret Odası üyelerinin önemli bir kısmının aidat ödeyemediği ya da faaliyetini durdurduğu için askıya alındığını ve birçok sektörün zorlandığını söylemiştir.
- Ekonomi
2027 Bütçesi
%2Dervişoğlu, Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen 2027 bütçesini çöküş bütçesi olarak nitelendirmiştir.
- Dış Politika
Gümrük Birliğinin Güncellenmesi
%2Dervişoğlu, Türkiye Avrupa'daki yeni üretim düzenlemelerinin dışında kalırsa otomotivden bataryaya pazar ve yatırım kaybedileceğini söylemiştir.
- Gençlik ve Spor
Beyin Göçü
%2Dervişoğlu, gençlerin emeğin ve liyakatin karşılık bulmadığını gördükleri için yurt dışına gittiğini söylemiştir.
- Çevre ve Enerji
COP31 İklim Zirvesi
%2Dervişoğlu, Antalya'daki COP31 zirvesi başladığında partisinin iklim değişikliği manifestosunu açıklayacağını duyurmuştur.
Konuşmanın Özeti
Partinin İlkeleri
Dervişoğlu, partisinin parti içinde demokrasi olmadan Türkiye'de demokrasi olmayacağı inancıyla yola çıktığını, toplumu ikiye ayırıp yüzde 50 artı birin oyunu her şeyi yapmanın ruhsatı sayan anlayışlara karşı durduklarını ve milletin özgürlüğünü, refahını ve mutluluğunu bir kişinin ikbaline bağlayan sistemin değişmesi gerektiğini savunduklarını söylemiştir. Terörle müzakereye karşı çıktıklarını hatırlatmış, Orhun Yazıtlarındaki hükme atıfla Türk milletinin ilini ve töresini kimsenin bozamayacağını ifade etmiştir.
Fon Soruşturması
Dervişoğlu, ikramiyesini fona yatıran emekli bir öğretmenle yaptığı görüşmeyi aktarmış ve mağdurların haklarını savunacaklarını söylemiştir. Borsada iki ayda 173 milyar dolar değer kaybı yaşandığını, sigorta şirketleri ile emeklilik fonlarının da etkilendiğini belirtmiş, yaşananların bir hata değil bir düzen olduğunu ve bu düzenin mimarının ve bekçisinin 25 yıllık Recep Tayyip Erdoğan iktidarı olduğunu ileri sürmüştür. 12 Kasım 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı ile SPK Başkanını uyardığını hatırlatmış; SPK, Borsa İstanbul, BDDK, Takasbank ve MASAK'ın sorumluluğunu sorgulamış, hiçbir kurumun siyasi iradenin izni olmadan bu kadar uzun süre göz yumamayacağını savunmuştur. Mecliste araştırma komisyonu kurulması önerilerinin AK Parti oylarıyla reddedilmesini eleştirmiş ve denetim dosyalarının açılması çağrısında bulunmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekimde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacağı sözüne karşın en fazla 250 bin, ortalama 124 bin lira ödendiğini ileri sürmüştür.
Üretim, Beyin Göçü ve 2027 Bütçesi
Dervişoğlu, fabrikaların ve işletmelerin eridiğini, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre üyelerin önemli bir kısmının aidat ödeyemediği ya da faaliyetini durdurduğu için askıya alındığını, zeytinden tekstile birçok sektörün zorlandığını söylemiştir. TÜSİAD Başkanının da uyardığı gibi Türkiye Avrupa'daki yeni üretim düzenlemelerinin dışında kalırsa otomotivden bataryaya pazar ve yatırım kaybedileceğini, gençlerin emeğin ve liyakatin karşılık bulmadığını gördükleri için yurt dışına gittiğini ileri sürmüştür. Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen 2027 bütçesini çöküş bütçesi olarak nitelendirmiş, fon mağdurunun, esnafın ve emeklinin sorunlarını çözemeyen bir iktidarın bütçe yapacak itibara sahip olmadığını savunmuş ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yerine bir yağma düzeni kurulduğunu ileri sürmüştür.
İmralı ve Silah Bırakma Süreci
Dervişoğlu, Öcalan'ın İmralı'da kendisi için yapılan yeni bir yere taşındığının Adalet Bakanlığından değil, kendi ifadesiyle İmralı ulaklarından öğrenildiğini söylemiş; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının nasıl çekileceğini idarenin değil kanunun belirlediğini ve kanunda dayanağı olmayan uygulamanın bedelinin ödeneceğini ifade etmiştir. Sürecin milletten saklı yürütüldüğünü ve komisyonun kapalı kapılar ardında toplandığını ileri sürmüş; önce umut hakkından, sonra Meclise gelip konuşmaktan, sonra statüden, şimdi de yeni bir yerleşkeden söz edildiğini, ortada terörsüz bir Türkiye değil bir pazarlık bulunduğunu savunmuştur. Şehit öğretmenlerin mezarlarının ve şehit ailelerinin sıvasız evlerinin fotoğraflarını göstermiş, şehit aileleri bu evlerde yaşarken Öcalan'ın müstakil bahçeli bir eve alındığını ileri sürerek iktidarı eleştirmiştir.
Tek Adam Yönetimi Eleştirisi
Dervişoğlu, ekonomik kriz, sosyal çürüme, beyin göçü ve adaletsizlik duygusunun aynı krizin görünümleri olduğunu, Türkiye'nin asıl krizinin tek adam yönetimi olduğunu savunmuştur. Partisinin 2017 referandumuna gösterilen tepkiyle kurulduğunu ve amacının bu yönetimi sona erdirmek olduğunu söylemiştir. Bu yönetimin iktidara yakın olanlara cezasızlık tanıdığını ileri sürmüş, milletvekili, vali, hakim ve yüksek bürokratların fon vurgununa karıştığının söylendiğini belirterek listeler varsa neden milletten saklandığını sormuştur. Ülkeyi artık Erdoğan'ın değil, onun oluşturduğu bürokratik bir yapının yönettiğini öne sürmüş; muhalefetin olası cumhurbaşkanı adaylarının tutuklandığını ya da sindirildiğini, medya, iş dünyası ve sivil toplum üzerinde baskı kurulduğunu söylemiş, Erdoğan bu yolla yeniden seçilirse onu halkın mı yoksa bürokrasinin mi seçmiş olacağını sormuştur.
Çerçeve Yasa ve Meclise Çağrı
Dervişoğlu, silah bırakma sürecinin iktidarın devamına hizmet eden bir anlayışın ürünü olduğunu ileri sürmüş, kendi ifadesiyle Mehmetçik'in Aramco'nun lejyoneri yapılmasına ve Mekke Anlaşmasına karşı olduklarını söylemiştir. Çerçeve yasayı ihanet projesi olarak nitelendirmiş, siyasi partilere kayyum atandığını söylemiş ve Türklükten vazgeçmeyeceklerini ifade etmiştir. Soygunun neresinde kim varsa ortaya çıkarılmasının adresinin Meclis olduğunu belirtmiş, iktidar sıralarındaki milletvekillerine ve bürokratlara sorumluluk üstlenme çağrısında bulunmuş ve 1950'de iktidarın sandıkla devredilmesini örnek göstermiştir.
Trabzon Mitingi ve COP31
Dervişoğlu, makam için kimseyle pazarlık yapmadığını ve kurulan düzeni meşrulaştırmak için komisyon masasına oturmadığını söylemiştir. 7 Kasım Cumartesi günü Trabzon'da miting yapacaklarını duyurmuş, Antalya'da yapılacak COP31 zirvesi başladığında partisinin iklim değişikliği manifestosunu açıklayacağını belirtmiştir.
Meclisi Sen de Oyla
Paylaş
Bu grup toplantısının özetini arkadaşlarına gönder.