Hatimoğulları Oruç Barış Sürecini ve Kobani Davasını Ele Aldı
3 Kasım 2026 SalıDEM Parti Grup ToplantılarıToplantının Videosu ↗
Tülay Hatimoğulları OruçDEM Parti Eş Genel Başkanı
Yazılı tam metin yayımlanmadığı için özet video kaydının yazıya dökümünden hazırlandı; alıntı verilmedi.
Kısaca
Yapay zeka özeti- Çerçeve yasanın gecikmeden uygulanmasını ve Meclis'te izleme kurulu kurulmasını istedi.
- Kobani davasında tutukluların AİHM kararlarına rağmen içeride olduğunu söyledi.
- Emekli maaşının yoksulluk sınırının yarısı olmasını önerdi.
Öne Çıkan Konular
Çubuk: konunun konuşmadaki yaklaşık payı.
- Güvenlik ve Terör
Silah Bırakma Süreci
%29Hatimoğulları Oruç, Barış Annelerinin taleplerini aktarmış, çerçeve yasanın uygulanması ve Öcalan'ın çalışma koşullarının sağlanması çağrısında bulunmuştur.
- Ekonomi
Hayat Pahalılığı ve Geçim Sıkıntısı
%14Hatimoğulları Oruç, emekli maaşının yoksulluk sınırının yarısına çıkarılmasını ve kademeli emeklilik hakkının tanınmasını savunmuştur.
- Yerel Yönetimler
DEM Partili Belediyelerin Çalışmaları
%13Hatimoğulları Oruç, Van'ın Saray Belediyesinin küçük bir bütçeyle yürüttüğü hizmetleri, Van Büyükşehirde kayyum döneminde tespit edilen usulsüzlükle karşılaştırmıştır.
- Hukuk ve Yargı
Kobani Davası
%12Hatimoğulları Oruç, 4 Kasım 2016 operasyonlarının üzerinden 10 yıl geçtiğini ve Kobani davasında tutuklu bulunanların AİHM kararlarına rağmen serbest bırakılmadığını söylemiştir.
- Ekonomi
Fon Soruşturması
%8Hatimoğulları Oruç, fon meselesinin bir kanunla kapatılamayacağını ve sorumlu herkesten hesap sorulması gerektiğini söylemiştir.
- Dış Politika
Mekke Anlaşması
%7Hatimoğulları Oruç, Mekke Anlaşmasının Türkiye'yi seçmediği bir savaşa sokabileceğini söyleyerek Genel Kurulda da karşı oy vereceklerini belirtmiştir.
- Çalışma Hayatı ve Emekliler
İş Cinayetleri ve Çocuk İşçiliği
%7Hatimoğulları Oruç, bu yılın ilk dokuz ayında en az 66 çocuk işçinin hayatını kaybettiğini söyleyerek MESEM'lerin kapatılmasını istemiştir.
Konuşmanın Özeti
Barış Anneleri ve Kobani Davası
Hatimoğulları Oruç, gruba katılan Barış Annelerini selamlayarak konuşmasına başlamıştır. 4 Kasım 2016'da dönemin eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile çok sayıda milletvekili ve parti yöneticisinin gözaltına alınıp tutuklanmasının üzerinden 10 yıl geçtiğini söylemiştir. Kobani davasında tutuklu bulunanların AİHM kararlarına rağmen serbest bırakılmadığını, davanın bir siyasi intikama dönüştüğünü öne sürmüş, aynı anlayışla belediyelere kayyum atandığını ve Ekrem İmamoğlu'nun hala tutuklu olduğunu ifade etmiştir. 4 Kasım'da tutukluların bulunduğu cezaevlerinin önünde açıklama yapacaklarını, kendisinin Edirne'de Demirtaş'ı, Tuncer Bakırhan'ın da Yüksekdağ'ı ziyaret edeceğini duyurmuştur.
Susurluk ve Fon Soruşturması
Hatimoğulları Oruç, Susurluk kazasının 30. yılında devlet, mafya ve siyaset ilişkisinin değişmediğini söylemiş ve fon soruşturmasına konu olayları ekonomik bir Susurluk olarak nitelendirmiştir. Çıkarılan kanunla mağdurların zararının giderilmesi için somut bir adım atılmadığını, iktidar partisine mensup bakan, milletvekili ve bürokratlar dahil sorumlu herkesten hesap sorulması gerektiğini ifade etmiştir. Parayı iade edenlerin suçunun bağışlanmasına karşı çıkmıştır.
Emekliler ve İş Cinayetleri
Hatimoğulları Oruç, 17 milyon emeklinin geçinemediğini ve iktidarın emeklileri ancak seçim yaklaşınca hatırladığını söylemiştir. Bu yılın ilk dokuz ayında en az 66 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiğini belirtmiş; Gaziantep'te MESEM'e kayıtlı bir lise öğrencisinin ilk iş gününde inşaatta düşerek öldüğünü, Dilovası'ndaki parfüm atölyesi yangınında sorumluların hala yargılanmadığını anlatmıştır. MESEM'lerin kapatılmasını ve staj ile çıraklık sürelerinin sigorta başlangıcı sayılmasını istemiştir.
Bütçe ve Ekmek, Barış ve Adalet Kampanyası
Hatimoğulları Oruç, DEM Parti olarak emekli maaşının yoksulluk sınırının yarısı olan 61.928 lira olmasını önerdiklerini söylemiş, kademeli emeklilik için verdikleri kanun teklifinin AK Parti ve MHP'nin tutumu nedeniyle görüşülmediğini belirtmiştir. 2027 bütçesinde garantili ödemelere ve faize kaynak ayrıldığını, emekliye ve işçiye gelince kaynak yok denildiğini öne sürmüştür. Kadın bütçe çalıştayını ve Ekmek, Barış ve Adalet kampanyası kapsamında görüştükleri motokuryelerin, esnafın ve yoksulların sözlerini aktarmıştır.
Mekke Anlaşmasına Karşı Oy
Hatimoğulları Oruç, Mekke Anlaşmasının Dışişleri Komisyonundan AK Parti, MHP ve CHP'nin oylarıyla geçtiğini, DEM Parti'nin komisyonda olduğu gibi Genel Kurulda da karşı oy vereceğini söylemiştir. Anlaşmaya göre bir ülkeye yapılan saldırının hepsine yapılmış sayılacağını, Türkiye'nin Yemen ile Suudi Arabistan arasındaki çatışmada taraf olacağını ve savaşa yoksul ailelerin çocuklarının gönderileceğini öne sürmüştür. Türkiye'nin taraf olmak yerine bölgede arabuluculuk yapması gerektiğini ifade etmiştir.
Kadın Konferansı ve Tutuklamalar
Hatimoğulları Oruç, farklı siyasi görüşlerden kadınların katıldığı bir konferansı Ankara'da gerçekleştirdiklerini ve barış mücadelesini kadınların yürüttüğünü söylemiştir. 5 Ekim'de tutuklanan SYKP Parti Meclisi üyesinin işyerinde yapılan aramada suç unsuru bulunmadığını, tutuklamanın siyasi kimliği nedeniyle yapıldığını öne sürerek serbest bırakılmasını istemiştir.
Kayyum Dönemi ve Saray Belediyesi
Hatimoğulları Oruç, Sayıştay raporlarına göre Van Büyükşehir Belediyesinde kayyum döneminde 8,3 milyar liralık usulsüzlük tespit edildiğini söylemiştir. Van'ın Saray Belediyesinin aylık 8,5 milyon liralık bütçesinin 6,5 milyon lirasının personele gittiğini, kalan 2 milyon lirayla yaklaşık 30 kırsal mahalleye hizmet götürüldüğünü belirtmiştir. Belediyenin 5 liralık ekmek, ücretsiz fidan ve tohum dağıtımı, öğrenci desteği ve çok dilli hizmetlerini anlatarak bakanlıkların bu belediyeyi örnek alması gerektiğini söylemiştir.
Barış Süreci ve Çerçeve Yasa
Hatimoğulları Oruç, Barış Annelerinin engellerin kaldırılması, tecridin sona ermesi, Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanması ve siyasi tutsakların serbest bırakılması taleplerini aktarmış, bütün siyasi partileri sürecin hızlanması için sorumluluk almaya çağırmıştır. 27 Şubat'taki çağrının ardından PKK'nin kendini feshettiğini, silah bıraktığını ve Türkiye'den çekildiğini, şimdi sözünü tutma sırasının devlette olduğunu söylemiştir. Çerçeve yasanın uygulanması için Milli Güvenlik Kurulu kararının hızla alınmasını, Meclis'te izleme kurulunun kurulmasını ve Öcalan'ın yeni yerinde görüşme ve çalışma koşullarının sağlanmasını istemiştir. DEM Parti'nin barışı savunan tutumunu sürdüreceğini ve barışın mücadeleyle kazanılacağını ifade etmiştir.
Meclisi Sen de Oyla
Paylaş
Bu grup toplantısının özetini arkadaşlarına gönder.