Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.
10 Eki 2024
10 Ekim 2024
✓Kabul Edildi, tamamlandı
Mecliste Nasıl Oylandı?
Meclis SonucuResmi Kayıt
348milletvekili oy kullandı
243 kabul, 105 ret, 0 çekimser
245 milletvekili oylamaya katılmadı.
✓✕–
✓Kabul
✕Ret
○Çekimser
–Katılmadı
Parti ve gruplara göre Genel Kurul oyları
Parti ya da Grup
✓Kabul
✕Ret
○Çekimser
–Katılmadı
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
217
0
0
49
CHPCumhuriyet Halk Partisi
0
46
0
82
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
✓ Kabul
217
✕ Ret
0
○ Çekimser
0
– Katılmadı
49
CHPCumhuriyet Halk Partisi
✓ Kabul
Veriler 10 Ekim 2024 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
Bu Teklif Ne Yapıyor?
Referandom Özeti
Öğretmenlik Mesleği Kanun Teklifi kabul edildi. Teklifte yer alan düzenlemeleri, teklifin gerekçesini, muhalefetin teklife ilişkin şerhlerini incelediğimiz bu yazının sonunda teklifte yer alan maddeleri oylayabilir ve görüşlerinizi bildirebilirsiniz.
Teklifin Hazırlanma Nedenleri
Genel gerekçeye baktığımızda bu teklifin hazırlanmasında aşağıdaki başlıkların rol oynadığını görüyoruz.
Bilimsel ve Teknolojik Gelişmelerin Etkisi: Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmelerin, bireylerin ve toplumların eğitimli ve donanımlı olmalarını zorunlu kıldığı gerekçede belirtilmiştir. Bu gelişmelere ayak uydurabilmek ve gelişmiş ülkeler arasında öne çıkabilmek için ise eğitimin çok önemli olduğu ifade edilmiştir.
Eğitim ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi: Ekonomik kalkınmanın, eğitim sistemine yapılan yatırımlarla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekilmiştir. Ekonomik stratejilerin başarılı olmasında yetişmiş insan kaynağına sahip olmanın belirleyiciliği dolayısıyla eğitimde reform ve eğitime yatırım yapılmasından geri durulmaması gerektiği belirtilmiştir.
Öğretmenlerin Rolü: Eğitim sisteminin en önemli aktörlerinin öğretmenler olduğu vurgulanmış ve öğretmenlerin, günümüz koşullarına uygun bilgi, beceri ve tutumlarla donatılması gerektiğinin altı çizilmiştir. Ayrıca eğitim sistemine yapılan yatırımların sınıflara taşınması, öğretmenlerin bu yenilikleri uygulayabilme yeteneğine bağlı olduğu belirtilmiş ve öğretmenlerin değişen eğitim teknolojisi konusunda desteklenmesi gerektiği belirtilmiştir.
Milli Eğitim Akademisi: Akademinin öğretmenlerin mesleki gelişimlerini desteklemek amacıyla kurulması planlanmaktadır. Bu akademinin, öğretmen adaylarının mesleğe hazırlık eğitimlerini tamamlamalarına yardımcı olma misyonu yüklendiği genel gerekçede yer almaktadır.
Uygulamalı Eğitim: Öğretmenlik uygulamaları/staj, öğretmen adaylarının meslek öncesi deneyim kazanmalarında kritik öneme sahip olduğuna vurgu yapılmış ve bu konuda diğer ülkelerle Türkiye kıyaslanmıştır. Türkiye’de uygulama/staj süresi 96 saat iken bu sürenin Fransa’da 216, Belçika’da 160, Hollanda’da 370, İspanya ve İtalya’da 550 saat olduğu ifade edilmiştir.
Milli Eğitim Şurası Kararları: Milli Eğitim Şuralarında öğretmen yetiştirme programlarının yetersizliği sıkça eleştirilmesi de bu teklifin hazırlanmasında önemli bir rol oynamıştır. Bu şuralarda, öğretmen yetiştirme programlarında uygulama derslerinin oranının artırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi: Görevdeki öğretmenlerin mesleki gelişiminin sürekli desteklenmesi gerekliliğine de genel gerekçe kısmında sık sık dikkat çekilmiştir.
Maddeler
Teklifin ilk üç maddesi amaç, kapsam ve tanım maddesidir.
Oy Kullanmayan Gruplar: Bağımsız, DBP, DSP, HÜDA PAR, YRP
Bağımsız–8 milletvekili katılmadı
DBP–2 milletvekili katılmadı
DSP–1 milletvekili katılmadı
HÜDA PAR–4 milletvekili katılmadı
YRP–4 milletvekili katılmadı
Toplam
243
105
0
245
0
✕ Ret
46
○ Çekimser
0
– Katılmadı
82
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
✓ Kabul
0
✕ Ret
15
○ Çekimser
0
– Katılmadı
42
DEVADemokrasi ve Atılım Partisi
✓ Kabul
0
✕ Ret
9
○ Çekimser
0
– Katılmadı
6
DPDemokrat Parti
✓ Kabul
0
✕ Ret
3
○ Çekimser
0
– Katılmadı
0
EMEPEmek Partisi
✓ Kabul
0
✕ Ret
1
○ Çekimser
0
– Katılmadı
1
İYİ Parti
✓ Kabul
0
✕ Ret
17
○ Çekimser
0
– Katılmadı
13
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
✓ Kabul
26
✕ Ret
0
○ Çekimser
0
– Katılmadı
24
SAADETSaadet Partisi
✓ Kabul
0
✕ Ret
12
○ Çekimser
0
– Katılmadı
8
TİPTürkiye İşçi Partisi
✓ Kabul
0
✕ Ret
2
○ Çekimser
0
– Katılmadı
1
Oy Kullanmayan Gruplar: Bağımsız, DBP, DSP, HÜDA PAR, YRP
Bağımsız–8 milletvekili katılmadı
DBP–2 milletvekili katılmadı
DSP–1 milletvekili katılmadı
HÜDA PAR–4 milletvekili katılmadı
YRP–4 milletvekili katılmadı
Teklifin amacı ilk maddede, eğitim öğretim hizmetlerini yürüten öğretmenlerin seçilmelerini, yetiştirilmelerini, atanmalarını, haklarını, ödev ve sorumluluklarını, ödül ve cezalarını, kariyer basamaklarında ilerlemelerini ve öğretmenlik mesleğine ilişkin diğer hususlar ile Milli Eğitim Akademisinin kurulması, görevleri, teşkilat yapısı ve personeline ilişkin konuları düzenlemek şeklinde ifade edilmiştir.
Teklifin kapsamında bulunan kişiler:
MEB’e bağlı eğitim kurumlarında görev yapan bütün öğretmen ve yöneticiler,
Özel öğretim kurumlarında görev yapan öğretmenler ile bu kurumlarda öğretmenliğe atanma şartını taşıyan yöneticiler,
MEB dışında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan öğretmenler,
olarak sayılmıştır.
Öğretmenlerin hak, ödev ve sorumlulukları başlıklı maddede; öğretmen öğrenci ilişkileri, eğitim faaliyetlerinin yürütülmesi ve öğretmenlerin görevleri sayılmıştır.
Öğretmen - Öğrenci İlişkileri
Öğretmenler,
Öğrencilerini; Anayasada ifadesini bulan temel ilkelere bağlı, Türk Milletinin milli, manevi, ahlaki ve kültürel değerlerini benimsemiş, ülkesine, içinde yaşadığı topluma ve insanlığa karşı sorumluluk hisseden erdemli insanlar olarak yetiştirir.
Öğrencilerin bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki bakımdan gelişimi için çaba gösterir, bu doğrultuda meslektaşları, aile ve veli ile iş birliği yapar.
Öğrencilerin öğrenme biçimleri ile ilgi ve yeteneklerini dikkate alır ve kişilik haklarına saygı gösterir.
Öğrencilerin, eğitim öğretim ortamında her türlü olumsuz söz, tavır ve davranışlardan korunmaları için çaba gösterir.
Öğrencilerin gelişim özelliklerine ve öğrenme ihtiyaçlarına uygun eğitim araç ve gereçlerini seçer, bu özellik ve ihtiyaçlara uygun öğretim yöntem ve tekniklerini uygular.
CHP’li komisyon üyeleri yukarıda yer alan ilk madde ile ilgili “Atatürk ilke ve inkılapları”nın bilinçli bir şekilde kullanılmadığını muhalefet şerhlerinde vurguladı. Atatürk ilkeleri ve inkılapları ifadesinin fıkraya eklenmesi için CHP’li üyeler tarafından verilen önerge ise AK Parti üyeleri tarafından reddedilmiştir.
İYİ Partili üyeler maddenin bu kısmı ile ilgili görüş bildirmemişlerdir.
SAADET’in ise bu madde üzerine şerhi bulunmamaktadır.
Eğitim Faaliyetlerinin Yürütülmesi
Öğretmenler;
Eğitim öğretim faaliyetlerini, Türk milli eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri ile Bakanlıkça belirlenen öğretim programlarına uygun olarak planlar ve yürütür,
Eğitim öğretim faaliyetlerinin etkili bir şekilde yürütülebilmesi için okul içi ve okul dışı imkanları kullanır.
Eğitim öğretim faaliyetlerinin niteliğinin artırılması için meslektaşlarıyla iş birliği yapar ve eğitim kurumu yönetimine destek verir.
Görev yaptığı eğitim kurumundaki eğitim öğretim faaliyetlerini ve sorumluluklarını aksatmadan mesleki açıdan kendini geliştirir.
CHP’li komisyon üyeleri, maddenin bu kısmında yer alan düzenlemelerle ilgili öğretmenlerin eğitim faaliyetlerini yürütürken okul dışı imkanları kullanma yetkisine anlam verememişlerdir. Ayrıca bu yetki için bir sınırlama getirilmesi gerektiğini de vurgulamış ve şu anki haliyle okul dışı imkandan ne anlaşılması gerektiğinin belirsizliğine dikkat çekmişlerdir.
Öğretmenlerin Görevleri
Öğretmenlerin görevleri ise şu şekilde sıralanmıştır:
Derse girmek
Nöbet tutmak,
Merkezi veya mahalli sınavlarda görev almak
Kurul ve komisyonlara, tören ve toplantılara, öğrencilere yönelik düzenlenecek etkinlikler ile kulüp faaliyetlerine katılmak,
Öğrenci rehberlik hizmetlerini yürütmek,
Uygulama gerektiren eğitimleri koordine etmek ve eğitim öğretim süreçlerine ilişkin diğer iş ve işlemleri yürütmek.
Ayrıca öğretmenlerin mevzuatta açıkça belirlenen hususlar ile olağanüstü hal, genel afet ve salgın hastalık durumları haricinde meslekleriyle ilgili olmayan iş ve faaliyetlerde rızaları dışında görevlendirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
CHP’li üyeler, öğretmenlerin merkezi sınavlarda görev alacağına dair yapılan düzenlemeyi hatalı bulduklarını ve bu görevin gönüllülük esaslı yapılması gerektiğini ifade ettiler.
İYİ Parti’li üyeler de aynı yorumda bulunarak bu hükmün Anayasa’nın 18. maddesinde yer alan zorla çalıştırma yasağına aykırı olduğunu ifade etmişlerdir.
Yöneticiler
Yöneticilerin ödev ve sorumlulukları başlıklı maddede yer alan yöneticilerin sorumlulukları şu şekilde özetlenebilir:
Yöneticiler, Türk milli eğitiminin genel amaç ve temel ilkelerine uygun olarak yönetim ve denetim görevlerini yürütür.
Eğitim öğretim programlarının amaçlarına uygun şekilde yürütülmesini sağlar ve öğrencilerin bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimine yönelik çalışmalara liderlik eder.
Eğitim öğretim faaliyetlerinin sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir ortamda yürütülmesi için gerekli tedbirleri alır.
Eğitim kurumunun sürekli gelişim göstermesi ve eğitim öğretimin kalitesinin yükselmesi için çaba gösterir ve bu amaçlar doğrultusunda tüm kaynakların etkin, etkili ve verimli kullanılmasını sağlar.
Öğretmen ve diğer çalışanların ilgi ve yeteneklerini, görev ve sorumluluklarını esas alarak iş bölümü yapar ve tüm çalışanlara görevlerinin ifasında rehberlik eder.
CHP’li komisyon üyeleri ilk olarak madde başlığında değişiklik yapılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Başlığın “yöneticiler” değil “okul yöneticileri” olması gerektiğini vurgulamışlardır.
CHP’li üyeler muhalefet şerhinde, Yöneticilere “tüm kaynakları” kullanma yetkisinin verilmesine dair de görüş belirtmişlerdir. Bu düzenleme hakkında “Buradaki “”tüm kaynaklar”” ifadesi belirsizlik içermektedir. İfadedeki belirsizliğin aşılması için “”okula ait tüm kaynakların”” ibaresi kullanılmalıdır. Aksi takdirde okul yöneticileri okula kaynak yaratıyoruz, okul dışı elimizdeki kaynak diyerek, okullar üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan tüm kurumlarla doğrudan iş birliği yapma imkanına sahıp olacaktır. Kanun teklifi bu şekilde kabul edildiğinde il ve ilçe örgütlerinin çeşitli kuruluşlarla yaptığı protokollerin bu kez okul yöneticileriyle yapıldığını göreceğiz.” şeklindeki görüşleriyle okulların vakıf ve derneklerle protokoller yapacağını öngörmüşlerdir.
SAADET’li komisyon üyesi yöneticilik mesleğinin ikinci bir görev olarak tanımlanmasının problem olduğunu ifade etmiştir. Okul yöneticiliğinin bir uzmanlık mesleği olarak tanımlanması gerektiğinin altını çizmiştir.
Öğretmenlerin Nitelikleri
Teklifin yedinci maddesi “öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi” başlığına sahiptir. Maddeye göre öğretmenlik; genel kültür, özel alan eğitimi ve öğretmenlik meslek bilgisi bakımından hazırlığı gerektiren özel bir ihtisas mesleği olarak tanımlanmıştır.
Öğretmen olarak istihdam edileceklerin Bakanlıkça belirlenen programlardan mezun olması ve en az lisans mezunu olması gerektiği de maddede yer almıştır. Ayrıca hazırlık eğitiminde başarılı olmak da şartlar arasında sayılmıştır.
Hazırlık Eğitimi
8-9-10. maddeler ile öğretmen olma koşullarından hazırlık eğitimi düzenlenmektedir.
Hazırlık eğitiminin süresi dört dönem olarak belirlenmiştir ancak öğretmen adayının mezun olduğu programa göre bu süre üç dönem olarak uygulanabilecektir.
Hazırlık eğitimi bu kanunla kurulacak olan Milli Eğitim Akademisi aracılığıyla verilecektir.
Hazırlık eğitimine alınacak kişilerde aranacak şartlar şu şekilde sayılmıştır:
Türk vatandaşı olmak,
Kamu haklarından mahrum bulunmamak,
Kasten işlenen suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına çarptırılmamış olmak,
Affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak, hayasızca hareketler, müstehcenlik ve fuhuş suçları ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkum olmamak
Devlet memurluğundan çıkarılmamış olmak,
Askerlikle ilişiği bulunmamak, muvazzaf askerlik hizmetini yapmış veya ertelemiş ya da yedek sınıfa geçmiş olmak,
ÖSYM tarafından yapılan sınavlardan alanlara göre yeterli sınav puanını almak.
Ayrıca hazırlık eğitiminden önce adaylara güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacağı da hükme bağlandı.
Hazırlık eğitiminde her teorik dersten en az iki sınav yapılacağı ve bu derslerin not ortalamasının en az 60 olması gerektiği kanunda yer almaktadır. Bu iki sınav sonucu 60 yapmayan adaylara tek sınav hakkı tanınacak ve o sınavdan en az 60 puan alması beklenecektir. Ek sınavda da bu puana ulaşamayan aday o derste başarısız olacak ve Akademiyle ilişiği kesilecek.
Öğretmen adaylarının hazırlık eğitiminde edindikleri bilgi, beceri, tutum ve davranışların eğitim öğretim ortamına yansıtılmasındaki başarı düzeyini belirlemek amacıyla üç kez değerlendirilirler. Bu değerlendirme, uygulamadan sorumlu eğitim personeli, eğitim kurumu müdürü ve uygulama öğretmeni tarafından, Bakanlıkça belirlenen öğretmenlik mesleği yeterliklerine göre yapılır. Her biri ayrı ayrı değerlendirme formu doldurur ve verilen puanların aritmetik ortalaması alınarak değerlendirme puanı belirlenir. Birinci değerlendirme puanının %20’si, ikinci değerlendirme puanının %30’u ve üçüncü değerlendirme puanının %50’si alınarak uygulamalı ders başarı puanı belirlenir. Uygulamalı ders başarı puanı 70 ve üzeri olanlar başarılı sayılır. Başarısız olanların Akademi ile ilişiği kesilir.
Hazırlık eğitiminin sonunda, teorik derslerin başarı notlarının aritmetik ortalamasının yüzde kırkı, uygulamalı derslerin başarı notlarının aritmetik ortalamasının yüzde altmışı toplanarak atamaya esas başarı puanı belirlenecektir.
Belgeye dayalı sağlık mazeretleri sebebiyle hazırlık eğitimi süresince toplam yirmi gün ve üzeri hazırlık eğitimine katılamayan veya katılamayacak olanların, mazeretlerinin ortadan kalkmasını takip eden ilk hazırlık eğitimi programına tekrar alınmak üzere kayıtları dondurulacaktır.
Belgeye dayalı sağlık mazeretleri dışında öğretmen adaylarına mazeretlerine bağlı olarak on güne kadar izin verilebilecektir.
CHP’li Üyelerin Hazırlık Eğitimine Yönelik İtirazları
Hazırlık eğitimi ve ilgili maddeler, Anayasanın 130. maddesinin birinci fıkrasına, 128. maddesinin ikinci fıkrasına ve 55. maddesinin birinci fıkrasına aykırıdır.
Meslek, kişinin belirlenmiş asgari yeterlilikleri kazanmasıyla edinilir ve meslekte ilerleme, bu yeterlilikleri çeşitlendirmek ve ustalaşmak yoluyla olur. Hazırlık eğitimi, bu doğal mesleki ilerleme sürecine uygun değildir.
Yasa teklifi, yükseköğretim kurumlarının görevi olan öğretmen yeterliliği kazandırma görevini Milli Eğitim Bakanlığına devretmektedir. Bu, yükseköğretimin sorumluluğunu Bakanlık'a yüklemek anlamına gelir.
Genç öğretmenlerin deneyimsiz olması anlaşılır bir durumdur ve bu sorunun çözümü, öğretmenlik programlarında deneyim kazandırıcı derslerin arttırılması, öğretmenlik eğitiminin altı yıla çıkarılması, merkezi sınavların kaldırılması ve genç öğretmenlerin zorluk derecesi yüksek bölgelerde çalıştırılmaması gibi uygulamalarla bulunabilir.
Hazırlık eğitimi, öğretmenlik mesleği yeterlikleri çerçevesinde belirlenen teorik ve uygulamalı derslerden oluşan bir eğitimdir. Bu, lisans eğitiminin kazandırdığı öğretmen yeterliklerini yeniden kazandırmayı içeren bir tür yeniden yetiştirme eğitimi olup, mesleki gelişim eğitimi, hizmetiçi eğitim veya iş başında eğitim değildir.
Önerilen hazırlık eğitimi, öğretmenlerin yetiştirilmesindeki bütünlüğü bozmakta ve mevcut yüksek öğretim yapısının dışında bir çözüm sunmaktadır.
Hazırlık eğitimine alınan “öğretmen adayı” ne bir çalışan, ne bir kursiyer, ne de bir öğrencidir. Aday, devletin (Milli Eğitim Bakanlığı) düzenlediği bir faaliyete katılmasına rağmen sosyal güvenlik kaydı olan bir çalışan değildir ve aldığı ücret burs mahiyetinde de değildir.
Anayasanın 58. maddesine göre "ücret emeğin karşılığıdır". Ancak burada verilen emek, iş mahiyetinde bir emek değil, adayın kendisini mesleğe hazırlama biçimindedir. Dolayısıyla ödenen ücretin karşılığı, ücret ödeyenin bunu neyin karşılığında ödediğini belirlemesi gerekmektedir. Hazırlık eğitimine alınan aday sigorta kaydı olan bir çalışan olsaydı, verilen ücret devletin kendi personelini geliştirme teşviki olarak görülebilirdi. Ancak kanun teklifi bunu öngörmemektedir.
Kanun teklifi çerçevesinde "öğretmen adayı çalışan mıdır, kamu görevlisi midir?" veya "öğretmen adayı öğrenci midir, kursiyer midir?" sorularına verilen cevap hayırdır. Bu belirsizlik, adayın statüsünü netleştirmemekte ve mağduriyet yaratmaktadır.
En az 10 ay, en fazla bir yıl süren hazırlık eğitimi sürecinde aday başarısız olduğunda, bu süre içinde kendisi için iş arama hakkını kullanamamış olacağından mağdur olacaktır. Bu durum, kişilerin iş aramalarını engelleyici ve sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmayan bir yöntemdir.
Adayın başarısızlığı veya adaylığının sonlandırılması durumunda, adaya verilen ücret devlet tarafından boşa harcanmış bir ücret olacaktır. Bu, devletin kaynaklarının verimsiz kullanılması anlamına gelir.
Hazırlık eğitimine alınan aday öğretmenler, SGK kaydı olmadığı için resmi olarak çalışan sayılmamaktadır. Ancak kanun teklifi, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik unvanlarının çalışma süresine bağlı olarak verileceğini belirtiyor.
Kanun teklifinin 20. maddesine göre, "on yıl hizmeti olan" öğretmenlere uzman öğretmen unvanı verileceği belirtiliyor. Ancak hazırlık eğitimi süresi çalışma süresine dahil edilmemektedir.
Geçici 2. maddenin üçüncü fıkrasında, hazırlık eğitiminden geçen aday öğretmenlerin çalışma süresine dahil edilmektedir. Bu çelişki, hazırlık eğitimindeki süreyi hizmetten sayılmasını zorunlu kılar. Aksi takdirde, aday öğretmenler fiili olarak çalışmayan ancak çalışan gibi unvan kazanan kişiler olacaktır.
Hazırlık eğitimi sürecinde, aday öğretmenlere "cep harçlığı" ödenmekte ve GSS primi yatırılmaktadır, ancak SGK kaydı yapılmamaktadır.
Aday öğretmenler, sigorta kaydı olmadığı için resmi olarak çalışan sayılmamaktadır. Ancak kanun teklifi, bu adayların belirli koşullarda çalışan gibi haklar kazandığını belirtmektedir.
Hazırlık eğitimi süresince, aday öğretmenler resmi olarak iş arama hakkını kullanamamaktadır. Bu durum, kişilerin işsizlik süresini uzatmakta ve sosyal güvenlik açısından mağduriyet yaratmaktadır.
Hazırlık eğitiminde başarısız olan adaylar, bu süre zarfında iş arama hakkını kullanamadıkları için mağdur olacaklardır.
Kanun teklifi, hazırlık eğitimine katılan adayların statüsünü net bir şekilde belirlememektedir. Bu belirsizlik, öğretmen adaylarının Milli Eğitim Bakanlığı aleyhine idare mahkemelerine dava açmalarına yol açabilir.
Hazırlık eğitimi, hizmet öncesi eğitim kategorisine girmemektedir. Hizmet öncesi eğitim, kişinin öğretmen olarak göreve başlamadan önce aldığı genel ve mesleki öğretimi ifade eder.
Hazırlık eğitimi, mezuniyet sonrası bir süreç olduğu için hizmet öncesi eğitim olarak kabul edilemez.
Kanun teklifi, hazırlık eğitiminin süresini dört dönem olarak belirlemektedir. Ancak bu sürenin yeterli olup olmadığı konusunda bir araştırma veya uygulama yapılmamıştır.
Öğretmen yetiştirme programları 4 yılda öğretmen yeterliklerini kazandıramıyorsa, 10 ay veya 14 aylık hazırlık eğitiminin yeterli olacağına nasıl karar verilmiştir?
Hazırlık eğitiminin içeriği ve süresi daha sonra yönetmelikle belirlenecektir, ancak bu belirsizlik sürecin etkinliğini azaltmaktadır.
Akademi eğitiminde verilecek derslerin gerekliliği ve içeriği nasıl belirlendiği ve bu derslerin öğretmen yetiştirme programlarında neden verilmediği konusunda belirsizlikler vardır.
Kanun teklifinin dokuzuncu maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kamu personeli alımında uygulanan KPSS özel olarak belirtilmemiştir. "Ayrıca Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılan sınavlardan" ifadesi kullanılmıştır.
Bu ifadeden, öğretmen adayı seçiminde KPSS dışında sınavların yapılmasının düşünüldüğü anlaşılmaktadır. Eğer KPSS, öğretmen adayının belirlenmesinde geçmişte olduğu gibi kullanılacak merkezi sınav olsaydı, teklifte açıkça belirtilirdi.
Alıntılanan fıkrada "sınav" sözcüğü "sınavlar" biçiminde çoğul olarak kullanılmaktadır. Bu sınavların ne türden sınavlar olacağı belirsiz bırakılmıştır.
Merkezi sınavların neleri kapsayacağı, hangi alanları içeren sınavlar olacağı konusunda net bir bilgi verilmemiştir.
Şu anda öğretmen adayları KPSS'de iki aşamalı bir sınavdan geçmektedir. İkinci sınav, öğretmen adaylarının akademik yeterliliklerini ölçme özelliğine sahiptir.
Akademik yeterlilik bakımından KPSS'de başarılı olmuş bir öğretmenin, hazırlık eğitiminde başarısız ilan edilmesi, daima açıklanmaya muhtaç bir durum olacaktır.
Başarısızlık Durumunda İtiraz Yolları Teklifte Belirtilmemiştir.
KPSS'nin yerine kullanılacak sınavların içeriği, kapsamı ve nasıl uygulanacağı belirsizdir. Bu belirsizlik, öğretmen adaylarının seçim sürecinin şeffaflığı ve adil olması konusunda endişeler yaratmaktadır.
KPSS dışında yeni sınavlar getirilmesi, mevcut sistemi bozabilir ve geçiş sürecinde öğretmen adaylarının seçiminde karmaşıklık yaratabilir.
Yeni sınavların öğretmen adaylarının akademik ve mesleki yeterliliklerini ne derece doğru ve adil bir şekilde ölçeceği konusunda endişeler bulunmaktadır.
Kanuna göre, "arşiv araştırması" ilk defa ya da yeniden memuriyete atanacak kişilere yapılır.
Güvenlik soruşturması ise gizlilik derecesi olan kurumlar için öngörülmüştür.
Hazırlık eğitimi, devlet memurluğuna atanma işlemi değildir; bu ancak üç yıllık sözleşmeli öğretmenliğin bitiminde söz konusu olabilir.
Dokuzuncu madde kapsamında hazırlık eğitimine alınacaklarda sadece iki koşul aranmalıdır: “Öğretmenliğe atanacak bir yüksek öğretim programından mezun olmak. ÖSYM tarafından yapılan sınavlardan Bakanlığın belirlediği puanı almış olmak.” Bu iki koşul dışında kalan tüm koşullar, ancak memurluğa geçiş öncesinde aranabilir.
Hazırlık eğitimi, doğrudan memurluğa alım sonucu doğuran bir idari uygulama değildir.
Hazırlık eğitimine katılacak olanlarda aranan koşullar, devlet memurlarında aranan koşullar olamaz.
Eğer bu koşullar aranacaksa, hazırlık eğitimindeki öğretmen adayı, devletin bir çalışanı sayılmak zorundadır.
Teorik dersler için 60 puanın yeterli olması, pratiğe göre teorinin daha az önemli olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Teori ve uygulama için neden farklı başarı puanları belirlendiğine dair bir gerekçe bulunmamaktadır.
Aynı fıkrada, tek bir uygulamalı ders olacak ve adaylar bu ders kapsamında 3 kez değerlendirilecek denirken, birden fazla uygulamalı ders olacağı ve bunların notlarının ortalamasının kullanılacağı belirtilmektedir.
Uygulamaların nasıl olacağı, kaç tane olacağı ve atamaya esas puanın %60'ının nasıl belirleneceği konusunda çelişki bulunmaktadır.
Atamaya esas puanın hesaplanma yöntemi net olmadığından, bu madde bu haliyle kabul edilemez.
Bu maddeye göre hazırlanacak yönetmeliğin ne getireceği belli değildir.
Kınama Cezası Gerektirecek Durumlar
Ders, seminer, sınav, uygulama ve diğer eğitim öğretim ortamlarında yürütülen çalışmaların düzenini bozmak; bu çalışmalara geç gelmeyi veya erken ayrılmayı alışkanlık haline getirmek.
Sınavlarda kopya çekmeye teşebbüs etmek.
Hazırlık eğitimine mazeretsiz olarak toplam iki gün katılmamak.
Akademinin sunduğu imkanlardan hakkı olmaksızın yararlanmak veya bu imkanlardan başkasını yararlandırmak.
Akademi personelini ya da öğretmen adaylarını kaba veya yaralayıcı sözle rencide etmek.
Akademinin düzen ve işleyişini olumsuz etkileyen davranışlarda bulunmak.
Akademide yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin ses veya görüntüleri ilgili mevzuatında belirlenmiş usuller dışında paylaşmak.
Ödeme Kesintisi Gerektiren Durumlar
Akademi yetkililerince istenilen bilgileri kasıtlı olarak eksik veya gerçeğe aykırı bildirmek.
Akademiye ait alanlarda alkollü içki içmek veya Akademiye sarhoş gelmek.
Hazırlık eğitimine mazeretsiz olarak toplam dört gün katılmamak.
Kasıtlı olarak Akademi bünyesinde mevcut bina, demirbaş eşya ve benzeri malzemeyi tahrip etmek veya bilişim sistemine zarar vermek.
Kişilerin şeref ve haysiyetini zedeleyen söz, davranış veya yazılı eylemlerde bulunmak.
Akademi personelini veya öğretmen adaylarını tehdit etmek.
Sınavlarda kopya çekmek veya çektirmek.
Milli Eğitim Akademisinden Çıkarma Cezası Verilecek Durumlar
Terör örgütleri veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunmak.
Bölücü, yıkıcı, ahlak dışı veya şiddeti özendiren içerikler oluşturmak veya çoğaltmak.
Akademinin faaliyetlerini engelleyici eylemlerde veya saldırıda bulunmak.
Akademi görevlilerine veya öğretmen adaylarına karşı cebir ve şiddet kullanmak.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri temin etmek, kullanmak, taşımak, bulundurmak, başkalarına vermek, imal veya ticaretini yapmak.
Ateşli silahlar, bıçaklar ve patlayıcı maddeleri taşımak veya bulundurmak.
Akademinin bilişim sistemine yasal olmayan yollarla girerek haksız çıkar sağlamak veya kişilerin mağduriyetine neden olmak.
Cinsel davranışlarla kişilerin vücut dokunulmazlıklarını ihlal etmek.
Hazırlık eğitimi başvurusunda veya sürecinde sahte veya tahrif edilmiş belgeler sunmak.
Hazırlık eğitimine mazeretsiz olarak toplamda altı gün katılmamak.
Kendi yerine başkasını sınava sokmak veya başkasının yerine sınava girmek.
Soruşturma görevlilerini tehdit etmek veya onlara saldırmak.
Yüz kızartıcı ve utanç verici fiil ve davranışlarda bulunmak.
Disiplin Cezalarına İlişkin Esaslar
Disiplin soruşturması açma yetkisi eğitim ve uygulama merkezi müdüründedir.
Soruşturma, eğitim ve uygulama merkezi müdürü veya Akademi Başkanının belirlediği muhakkikler tarafından yürütülür.
Müdür, gerekçeli talep ile dışarıdan muhakkik görevlendirilmesini isteyebilir ve Akademi Başkanı onaylarsa muhakkik görevlendirir.
Kınama ve ödeme kesintisi cezalarını eğitim ve uygulama merkezi müdürü, Akademiden çıkarma cezasını ise Disiplin Kurulu verir.
Müdür, önerilen cezayı aynen verebilir, hafifletebilir veya reddedebilir.
Disiplin Kurulu cezayı kabul eder veya reddeder; ret durumunda müdür, cezayı hafifletebilir veya kaldırabilir.
Disiplin soruşturmasına başlanmasından itibaren otuz gün içinde bitirilmesi hedeflenmektedir.
Disiplin soruşturmasında uyulması gereken hususlar şu şekildedir:
Gizlilik esastır.
Muhakkik, soruşturma konusu ile ilgili her türlü evrakı incelemeye ve ilgili kişilerden bilgi almaya yetkilidir; savunma isteme ve ceza verme yetkisi hariç.
Akademi personeli, muhakkiklerin istediği bilgileri ve belgeleri gecikmeden vermek zorundadır.
Muhakkikler, soruşturma esnasında başka disiplin suçları veya ek soruşturma gerektiren durumlar tespit ederse, müdürden ek soruşturma onayı talep eder.
Öğretmen adayı Akademiden ayrılmış olsa bile soruşturma açılabilir, devam edebilir ve cezalar uygulanabilir.
Soruşturma sonuçlandığında, rapor düzenlenir ve raporda soruşturmanın safhaları, deliller, ifadeler özetlenir; isnat edilen suçun sabit olup olmadığı tartışılır ve uygun ceza teklif edilir.
Ceza kovuşturması, disiplin soruşturmasını geciktirmez veya engellemez; ceza kovuşturması sonucundan bağımsız olarak disiplin cezası verilebilir.
Disiplin Cezalarını Verme Süresi:
Eğitim ve uygulama merkezi müdürü, soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren kınama ve ödeme kesintisi cezalarını on gün içinde vermelidir.
Akademiden çıkarma cezası, dosyanın Disiplin Kuruluna tevdi edilmesinden itibaren en fazla bir ay içinde karara bağlanmalıdır.
Disiplin Cezası Verme Zamanaşımı:
Hazırlık eğitimi süresinde işlenen disiplin fiil ve davranışlarının öğrenildiği tarihten itibaren,
Kınama ve ödeme kesintisi gerektiren fiil ve davranışlarda altı ay,
Akademiden çıkarma cezası gerektiren fiil ve davranışlarda bir yıl, içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin fiil ve davranışlarının işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.
Disiplin cezası yargı kararıyla iptal edilirse, kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde kararın gerekçelerine göre yeni bir disiplin cezası verilebilir veya dosya işlemden kaldırılabilir.
Disiplin cezaları öğretmen adayının savunması alındıktan sonra verilir. Savunma için verilen süre on günden az olamaz.
Öğretmen Adaylarının Mali ve Sosyal Hakları
(18.650) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar öğretmen adaylarına ödenecek.Öğretmen adaylarından askerlik yükümlülüğü bulunanların askerlik hizmetleri, Akademideki eğitimleri süresince ertelenecek.
Öğretmen adayları genel sağlık sigortalısı sayılacaklar.
Hazırlık eğitimini başarıyla tamamlayan adaylar üç yıl boyunca sözleşmeli öğretmen olarak çalışacak.
Üç yıllık çalışma süresini tamamlayan sözleşmeli öğretmenler talepleri halinde görev yaptıkları yerde öğretmen kadrolarına atanacak.
CHP’li üyelerin mali ve sosyal haklara getirdiği eleştiriler şu şekildedir:
Mali Haklar:
Öğretmen adaylarına hazırlık eğitimi süresince her ay 18.650 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda ödeme yapılması öngörülmektedir. Mevcut durumda bu rakam 14.190 TL’dir. (Komisyon görüşmeleri sonrası yapılan hesaplamalara göre bu tutar yaklaşık 16.900 TL olarak hesaplanmıştır.) Bu tutarın yetersiz olduğu ve bir kişinin bu parayla geçinmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. Hazırlık eğitimi için mevcut yaşamını terk eden öğretmen adayları için bu eğitim maddi olarak külfet olacaktır.
Sosyal Haklar:
Hazırlık eğitimine alınan adayların genel sağlık sigortası kapsamına alınması olumlu bir adım olarak görülse de, SGK'ya kayıtlı bir işe alınmamış olmaları eleştirilmiştir.
Hazırlık eğitimi sürecinin öğretmen adaylarını güvencesiz ve tamamen otoriteye bağımlı hale getirdiği vurgulanmaktadır.
Kanun teklifi, öğretmen adaylarını "aday memurluk" sürecinin dışında bırakarak, istihdam sistemini değiştirmektedir. Bu durum, öğretmen adaylarının istihdam edilme haklarını güvencesiz hale getirmektedir.
Hazırlık eğitimi yöntemiyle eleme yapılmakta, ancak bu yeterli görülmemektedir. Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının devam etmesi, öğretmenlerin güvencesiz çalıştırılmasına ve gerek görüldüğünde iş akitlerinin sonlandırılmasına olanak tanımaktadır.
İYİ Partili üyeler tarafından da ödenecek ücretin düşüklüğüne dikkat çekilmiştir. İYİ Partili üyeler, üç yıl sözleşmeli çalışma şartının da aile bütünlüğünün sağlanması adına teklif metninden çıkarılması gerektiğini savunmuştur.
Öğretmenlerin Yer Değişikliğine İlişkin Düzenlemeler
Öğretmenlerin yer değiştirme atamaları, her yıl yapılan plan ve programlara göre, eğitim öğretim faaliyetlerini etkilemeyecek şekilde yapılır.
Sağlık ve can güvenliği mazeretlerine bağlı yer değiştirmeler yıl içinde, diğer mazeretlere bağlı yer değiştirmeler ise yarıyıl ve/veya yaz tatilinde yapılır.
Mazeret ve isteğe bağlı yer değiştirmeler, öğretmen ihtiyacı ve öğretmenin tercihi dikkate alınarak, hizmet puanı üstünlüğüne göre yapılır.
Hizmet puanı yetersizliği nedeniyle mazeret durumlarına bağlı yer değiştirme istekleri yerine getirilemeyenlere, talep etmeleri halinde aylıksız izin verilebilir. Bu öğretmenler, aylıksız izinli olmak şartıyla belirlenmiş kadrolara atanır ve üçüncü yılın sonuna kadar atamaları yapılamazsa uygun boş kadrolara öncelikle atanır.
Öğretmenlerin atamaları Bakanlıkça il/ilçe emrine veya doğrudan eğitim kurumuna yapılır. İl/ilçe emrine atama yapılırsa, görev yerleri hizmet puanına göre valilerce belirlenir.
Kadrolarının bulunduğu eğitim kurumlarında norm kadro fazlası olan öğretmenler, il içindeki boş norm kadrosu bulunan eğitim kurumlarına yer değiştirme talebinde bulunabilir. Hizmet puanı yetersiz olanlar veya talepte bulunmayanlar, ilgili valilerce il içinde resen atanabilir.
Öğretmenlik Mesleğinde Kariyer
Kariyer Basamakları: Öğretmenlik mesleği, üç kariyer basamağından oluşur: öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen.
Akademi tarafından düzenlenen başöğretmenlik eğitimini tamamlayan uzman öğretmenler, başöğretmen unvanı alır.
Cezalar ve Başvurular: Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almış olanlar, cezaları özlük dosyasından silindikten sonra uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı için başvuruda bulunabilirler.
Unvanların Geçerlilik Tarihi: Öğretmen unvanı, atanma onaylandığı tarihten itibaren, uzman öğretmen ve başöğretmen unvanları ise sertifikanın düzenlendiği tarihten itibaren geçerli olur.
Derece: Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanı alanlara her unvan için ayrı bir derece verilir.
CHP’li üyeler bu kısımda öğretmenlerin iş ve görevlerinin daha homojen olduğunu, bu nedenle farklı ünvanlara ve bu ünvanlara dayalı ücretlendirme sistemine ihtiyaç olmadığı fikrini savunuyor. Öğretmenlerin deneyimlerine göre daha eşit bir ücretlendirme sisteminin daha adil olacağı ve öğretmenlerin motivasyonunu artıracağını da düşünüyor. CHP’li üyelerin eleştirileri ve önerileri şu şekildedir:
Eleştiriler
Hiyerarşik Statü: Öğretmenlerin öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olarak hiyerarşik şekilde sınıflandırılmasının doğru olmadığı ifade ediliyor. Çünkü tüm öğretmenlerden aynı sonuçları elde etmeleri bekleniyor ve benzer öğretim programlarını ve tekniklerini uyguluyorlar.
Özerklik Eksikliği: Mevcut yasalar ve bu kanun teklifi, öğretmenlere özerklik tanımıyor ve öğretmenlerin potansiyellerini kullanmalarını sınırlıyor.
Farklılıkların Kaynağı: Öğretmenler arasındaki farklılıkların, öğretmenliğin iletişim sanatı içeren yönünden kaynaklandığı belirtiliyor. Bu farklılıklar, öğretmenin kişilik ve karakteriyle ilgilidir ve ölçülmesi zordur.
Ücretlendirme ve Unvanlar: Uzman ve başöğretmenlik unvanlarına gerek olmadığı, bu unvanlara bağlı ücretlerin tüm öğretmenlere verilmesi gerektiği savunuluyor.
Öneriler
Unvanların Kaldırılması: Öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen ayrımının sonlandırılması gerektiği öneriliyor.
Bu ücretlerin öğretmenlerin emekliliklerine yansıtılması gerektiği belirtiliyor.
Beşer yıllık zaman dilimlerine göre öğretmenlere deneyim kazanımı gerekçesiyle bu ücretlerin verilmesi gerektiği savunuluyor.
Deneyime Dayalı Ücretlendirme: Devlet memurlarındaki kademe ve dereceye dayalı ilerleme sistemindeki deneyimi ücretlendirme yönteminin öğretmenler için daha fark edilir hale getirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Okul Yöneticilerinin Belirlenmesi
Görevlendirme Programı:
Eğitim kurumu müdürü veya müdür yardımcısı olarak ilk defa görevlendirilecek adaylar, Akademi tarafından düzenlenen yönetici yetiştirme programına alınır.
Programa katılacak adaylar, yazılı ve/veya sözlü sınavlardan 60 ve üzerinde puan alanlar arasından puan üstünlüğüne göre belirlenir. Yazılı ve sözlü sınav birlikte yapılırsa, başarı puanı her iki sınavın aritmetik ortalaması alınarak hesaplanır.
Başarı ve Görevlendirme:
Yönetici yetiştirme programına alınanlardan, program sonunda yapılan yazılı sınavda 60 ve üzerinde puan alanlar başarılı sayılır.
Başarılı olanlar, tercihleri de dikkate alınarak, sınav puan üstünlüğüne göre vali onayı ile yönetici olarak görevlendirilir.
Görev Süresi:
Yöneticiler dört ders yılı için görevlendirilir.
Aynı eğitim kurumunda aynı unvanla en fazla sekiz ders yılı görev yapabilirler.
Yeniden Görevlendirme:
Yöneticilerin aynı eğitim kurumunda veya başka bir eğitim kurumuna yeniden yönetici olarak görevlendirilmelerinde Bakanlıkça belirlenecek başarı ölçütleri dikkate alınır.
Bu görevlendirmeler, özlük hakları, atama ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz.
Şartlar ve Diğer Hususlar: Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak şartlar, yeniden görevlendirme esasları, başarı ölçütleri, Akademi tarafından verilecek eğitimler ve uygulanacak sınavlar ile diğer hususlar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
CHP’li komisyon üyelerinin bu kısımdaki görüşleri aşağıdaki şekilde özetlenebilir:
Personelin Devamlılığı ve Kurumsal Kimlik:
Devamlılık: Bir okula kimlik kazandırma, yöneticilerin ve öğretmenlerin devamlılığı ile ilgilidir. Yöneticilerin bir okulda dört yıl, en fazla sekiz yıl çalışmaları, o yöneticileri yeni yerlerinde otomatik olarak başarılı kılmaz.
Değerlendirme Eksikliği: Denetim ve bağımsız değerlendirmenin neredeyse hiç yapılmadığı okullarda, yönetici ve öğretmenlerin yerlerinin değiştirilmesi sorunu çözmez.
Kısa Süreli Görevler: Personelin kısa zaman aralıklarıyla değiştirilmesi, kurumsal başarı veya başarısızlığın personel boyutunun görülmesini engeller.
Uzun Süreli Çalışma: Bir kurumda uzun süreli çalışmak, kendi başına görev yerinin değişikliği için bir neden olmamalıdır.
Proje Okullarına Atama ve Hukuk Devleti İlkesi:
Yetkilerin Belirsizliği: 22. madde birinci fıkrası, proje okullarına yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri için Bakan'a yetki veriyor. Ancak bu yetkinin hangi ölçütlere göre kullanılacağı belirtilmemiştir.
Keyfi Yetkilendirme: Personel seçme yetkisinin tam anlamıyla Bakan'ın keyfine bırakıldığı ifade ediliyor. Bu, açık bir kanuni yetkilendirme değildir.
Hukuk Devleti İlkesi: Hukuk devletinin kanunilik ilkesi gereği, idarecinin şahsında yetki olmaz. Yetki, açıkça kanunda yer almalıdır. Uygulayıcı, kullandığı yetkilerin kanundan kaynaklandığını ve sınırlı olduğunu bilmelidir.
Keyfilik Riski: Bakan'ın bu belirsizlik üzerinden kendi hukukunu oluşturabileceği ve bunun keyfilik olacağı belirtiliyor. Bu durumun, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı ifade ediliyor.
Cumhuriyet İlkeleri: Türkiye'nin cumhuriyet olduğu ve cumhuriyetin, kamu yönetiminde keyfiliğe kapı aralayan yöntemlere karşı bir yönetim anlayışı olduğunun unutulmaması gerektiği vurgulanıyor.
Eğitim Çalışanlarının Şiddetten Korunması
Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarında yönetici, öğretmen, usta öğretici, yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimine yönelik Bakanlık tarafından yürütülen projelerde öğretici/ öğretmen veya rehber danışman; özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yapanlar ile Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumları ve özel öğretim kurumlarında ders ücreti karşılığı ders okutanlara ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan öğretmenlere karşı görevleri sebebiyle işlenen;
Kasten yaralama,
Tehdit,
Hakaret,
Görevi yaptırmamak için direnme, suçlarında ilgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılacak ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükümler uygulanmayacak.
SAADET’li komisyon üyesi iftira suçunun da bu madde kapsamına alınması gerektiğini ifade etmiştir.
CHP’li komisyon üyeleri “Bu düzenlemenin öğretmenlere yönelik saldırılarda çaydırıcı özelliği olacağı kesindir. Ancak kişilerin kişilerin öğretmenlere saldırma nedenleri yerli yerinde durduğundan öğretmenlere saldırının cezasını yükseltmek kesin bir çözüm değildir.” şeklindeki ifadeleriyle bu teklifin faydalı olacağı ancak kesin çözüm olmayacağını belirtmişlerdir.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.