Bakırhan Sel Felaketini, Fon Soruşturmasını ve Erbil Forumunu Ele Aldı
20 Ekim 2026 SalıDEM Parti Grup Toplantıları
Tuncer BakırhanDEM Parti Eş Genel Başkanı
Bu toplantının yazılı tam metni yayımlanmamıştır. Özet, konuşmanın video kaydından yazıya dökülen metinden hazırlanmıştır; yazıya dökmede hata olabileceği için alıntı verilmemiştir.
Kısaca
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'daki sel felaketini dere yataklarının yapılaşmaya açılmasına bağlamış ve Erbil'deki bir forumda Kürt liderlerle yaptıkları görüşmeleri anlatmıştır. PKK'nın çekilme açıklamasından sonra iktidarın somut adım atmasını ve Öcalan'ın koordinatörlüğündeki kurulun hemen kurulmasını istemiştir. Fon meselesine ilişkin yasayı ve 2027 bütçesini eleştirmiş, Digor Belediyesinin çalışmalarını anlatmıştır.
Yapay zeka özetiÖne Çıkan Konular
Çubuk, konuya ayrılan bölümün konuşmanın tamamındaki yaklaşık payını gösterir.
- Yerel Yönetimler
DEM Partili Belediyelerin Çalışmaları
%17Bakırhan, Digor Belediyesinin kütüphane, ücretsiz öğrenci servisi, temiz su, elbise bankası ve katılımcı bütçe gibi çalışmalarını şeffaf belediyecilik örneği olarak anlatmıştır.
- Ekonomi
Fon Soruşturması
%15Bakırhan, fon meselesini kul hakkı ihlali olarak nitelendirmiş, Genel Kurulda görüşülecek yasanın sorumluları cezalandırmak yerine helalleşmeyi öngördüğünü ileri sürmüş ve araştırma komisyonunun kurulmamasını eleştirmiştir.
- Güvenlik ve Terör
Silah Bırakma Süreci
%14Bakırhan, PKK'nın Türkiye'den çekilme ve kampları boşaltma açıklamasından sonra iktidarın somut adım atmasını, Öcalan'ın koordinatörlüğündeki kurulun hemen kurulmasını ve kayyum uygulamasının sona ermesini istemiştir.
- Doğal Afet
Sel Felaketi
%12Bakırhan, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'daki sel felaketini dere yataklarının yapılaşmaya açılmasına bağlamış ve Kanal İstanbul projesinin yeniden gündeme getirilmesini eleştirmiştir.
- Dış Politika
Erbil Forumu ve Kürtler Arası Diyalog
%11Bakırhan, Erbil'deki MERI forumuna katıldıklarını ve bölgedeki Kürt liderlerle görüştüklerini anlatmış, Kürtlerin ortak stratejik çıkarlar etrafında birleşmesi çağrısında bulunmuştur.
- Ekonomi
2027 Bütçesi
%8Bakırhan, 2027 bütçesinin faize ve sermayeye kaynak ayırırken yükü emekçi ve emekliye bindirdiğini ileri sürmüş, savunma harcamalarındaki artışı eleştirerek 24 Ekim'de bir kampanya başlatacaklarını duyurmuştur.
- Dış Politika
İran'daki Kürt Meselesi
%6Bakırhan, İran'daki Kürtlerle yeni bir diyalog sürecinin başladığı yönündeki açıklamayı önemsediklerini belirtmiş, Tahran'ı Kürt partileriyle takvimi ve güvenceleri olan bir müzakere masası kurmaya çağırmıştır.
Konuşmanın Özeti
Sel Felaketi ve Kanal İstanbul
Bakırhan, konukları selamladıktan sonra İstanbul, Kocaeli ve Sakarya'da selde hayatını kaybedenler için başsağlığı dilemiş, iktidardan zararların tazmin edilmesini istemiştir. Can kayıplarının ve kentlerin felç olmasının yalnızca yağmura bağlanamayacağını, dere yataklarının daraltılmasının ve su havzalarının yapılaşmaya açılmasının sonucu olduğunu savunmuştur. İstanbul'da dere havzalarının önemli bir kısmına fiziksel müdahale edildiğini, Kuzey Ormanlarının yollar ve havalimanlarıyla parçalandığını ileri sürmüştür. Kanal İstanbul projesinin yeniden gündeme getirilmesini eleştirerek İstanbul'un mega projelere değil mega risklerden korunmaya ihtiyacı olduğunu söylemiştir. İktidarın belediyelerle uğraşmak yerine kentin sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Ortadoğu, Erbil Forumu ve Kürtler Arası Diyalog
Bakırhan, Ortadoğu'da savaşların ve krizlerin sürdüğünü, Yemen'den atılan bir füzenin Riyad'da uçuşları durdurabildiğini ve Kızıldeniz'deki gerilimin fiyatları etkilediğini söylemiştir. Erbil'de düzenlenen MERI forumuna katıldıklarını, Ortadoğu'nun geleceğini, Kürtlerin durumunu, Türkiye'deki süreci ve Suriye'deki gelişmeleri tartıştıklarını anlatmıştır. Forum vesilesiyle Neçirvan Barzani, Bafel Talabani, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed'in de aralarında bulunduğu isimlerle görüştüklerini belirtmiştir. Forumda dile getirilen Türkiye'deki barışın bölge barışının dinamosu olabileceği değerlendirmesine katıldığını ifade etmiştir. Kürt aktörlerin bir araya geldiği fotoğrafın yeterli olmadığını, Kürtlerin ortak stratejik çıkarlar etrafında birleşmesi ve sorunlarını konuşarak çözmesi gerektiğini savunmuştur.
İran'daki Kürtlerle Diyalog Çağrısı
Bakırhan, Bafel Talabani'nin forumda İran'daki Kürtlerle yeni bir diyalog sürecinin başlangıç aşamasında olduğunu ve İran devletinin buna olumlu baktığını söylemesini önemsediklerini belirtmiştir. İran'da Kürtlerin ve muhaliflerin tutuklanıp idam edildiğini hatırlatmakla birlikte İran'daki Kürt siyasi aktörlerin sorunlarını diyalog ve müzakereyle çözmek istediğini ifade etmiştir. Tahran'ı idam ve cezaevi yerine Kürt partileriyle aracısız, takvimi ve güvenceleri olan kalıcı bir müzakere masası kurmaya çağırmıştır. Kürtlerin dilinin, kimliğinin ve siyasi iradesinin tanınmasının İran'ı zayıflatmayacağını, güçlendireceğini savunmuş ve böyle bir diyaloğu destekleyeceklerini söylemiştir.
Çekilme Kararı Sonrasında Beklenen Adımlar
Bakırhan, hareket yönetiminin 8 Ekim'de Türkiye'deki bütün güçlerini sınır dışına çektiğini ve bazı kampları boşalttığını açıklamasını önemli bir adım olarak nitelendirmiştir. Feshin yapıldığını, silahların yakıldığını ve kampların boşaltıldığını hatırlatarak iktidarın artık bir gerekçesinin kalmadığını ve somut adım atma aşamasına geçmesi gerektiğini söylemiştir. Öcalan'ın iletişim ve yaşam koşullarına, hasta mahpusların tahliyesine, kayyumların görevden alınmasına ve Ahmet Türk ile Siirt belediye eş başkanlarının görevlerine dönmesine ilişkin toplumun sorularını aktarmıştır. Meclis'in gerekli yasaları çıkarmasını, kayyum sistemini bitirmesini ve ifade ile örgütlenme özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmasını istemiştir. Öcalan'ın koordinatörlüğünde Barış ve Siyasallaşma Kurulunun gecikmeden kurulmasını ve kuruldaki isimlerin Öcalan'la sürekli görüşebilmesini talep etmiştir.
Basın Özgürlüğü ve Demokratik Hukuk
Bakırhan, barışın siyasetin konuşması olduğunu belirterek konuşanların cezalandırılmasını eleştirmiştir. Halk TV'ye kayyum atanmasını, fon meselesini haberleştiren gazetecilerin gözaltına alınmasını ve Dipnot Yayınlarının Mahir Çayan kitabının toplatılmasını örnek göstermiştir. Mezopotamya Ajansı, JinNews ve Yeni Yaşam'a yönelik erişim engellerinin sürdüğünü söylemiş, bu uygulamaları korku siyaseti olarak nitelendirmiştir. Türkiye'nin demokratik ve kapsayıcı bir hukuka ihtiyacı olduğunu belirterek iktidarı süreçte cesur ve somut adımlar atmaya çağırmıştır.
Fon Meselesi, Emekliler ve İş Cinayetleri
Bakırhan, fon meselesini Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunlarından biri olarak nitelendirmiş, inançlı yurttaşlara bu büyüklükte bir soygunun ahlaki çürüme olmadan yapılıp yapılamayacağını sorarak kul hakkına vurgu yapmıştır. Yoksulluk sınırının altıda biri kadar maaş alan emeklilerle siyasi güce dayanarak zenginleşenleri karşılaştırmıştır. Halkın Emekliler Sendikasının örgütlenme ve temsil hakkı taleplerini desteklediklerini, emekli maaşlarının gerçek enflasyona göre belirlenmesi gerektiğini söylemiştir. İş cinayetlerinde binlerce işçinin hayatını kaybettiğini belirterek bunu iktidar partisine yakınlığı nedeniyle ayrıcalık gördüğünü ileri sürdüğü kişilerin yaşamıyla karşılaştırmıştır. Genel Kurulda görüşülecek fon yasasının sorumluları cezalandırmak yerine helalleşmeyi öngördüğünü ileri sürmüş, partilerin istediği araştırma komisyonunun kabul edilmemesini eleştirmiştir. Kriz için iç ve dış mihrakları sorumlu tutan açıklamalara karşı sorumluluğun iktidarda olduğunu savunmuştur.
2027 Bütçesi ve Kampanya Çağrısı
Bakırhan, 2027 bütçesinin kaynakları faize, sermayeye ve güvenlikçi politikalara aktarırken yükü emekli, emekçi ve asgari ücretliye bindirdiğini ileri sürmüştür. Faize yaklaşık 4 trilyon lira, sosyal harcamalara ise 1 trilyon 300 milyar lira ayrıldığını, çalışanlardan yaklaşık 5 trilyon lira gelir vergisi, sermayeden ise 2 trilyon lira alınmasının öngörüldüğünü söyleyerek bütçenin refah bütçesi olarak sunulmasını eleştirmiştir. İki yıldır silah kullanılmadığını ve PKK'nın çekildiğini belirterek savunma harcamalarının yüzde 60 artırılmasını sorgulamıştır. Ekmek, barış ve adalet için bütçe talebiyle 24 Ekim'de bir kampanya başlatacaklarını, kendisinin Siirt Kurtalan'da, Tülay Hatimoğulları Oruç'un İstanbul'da olacağını duyurmuştur.
Digor Belediyesinin Çalışmaları
Bakırhan, her grup toplantısında bir belediyenin çalışmalarını anlattıklarını belirterek Digor Belediyesini örnek göstermiştir. Belediyenin borç yüküyle devralındığını, kütüphane kurulduğunu, öğrencilere ücretsiz kırtasiye, kitap ve okul servisi sağlandığını ve içme suyu hatlarının onarıldığını anlatmıştır. Hayvancılık için sürülerin bulunduğu bölgelere su götürüldüğünü, elbise bankası kurulduğunu, yürüyüş yolları yapıldığını ve ağaçlandırma çalışması yürütüldüğünü söylemiştir. Belediyenin katılımcı bütçe uyguladığını ve gelir giderini her ay kamuoyuna açıkladığını belirterek bunu şeffaf belediyecilik anlayışlarının örneği olarak sunmuştur. Konuşmasını ülkenin ve bölgenin barışa, adalete, doğaya ve halkın iradesine saygıya ihtiyacı olduğunu söyleyerek tamamlamıştır.
Bu Sayfa Nasıl Hazırlandı?
Konuşmalar partilerin yayımladığı tam metinden, tam metni yayımlanmayan toplantılarda konuşmanın video kaydından yazıya dökülen metinden okunmuştur. Alıntılar yalnız yazılı tam metinden birebir alınmıştır. Kısa özet, öne çıkan konular ve konuşmanın özeti yapay zekayla hazırlanmıştır; konuların payı konuşmadaki kelime sayısına göre yaklaşıktır. Analiz, CDR tarafından geliştirilen Policyful'un yapay zeka destekli teknolojisiyle yapılmıştır. Metodoloji →
Meclisi Sen de Oyla
Paylaş
Bu grup toplantısının özetini arkadaşlarına gönder.