Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM’de görüşülüp kabul edildi. Kanun, maden rezerv raporlamasında UMREK zorunluluğunu IV. grup madenlerle sınırlıyor; su yüzeylerinde yenilenebilir enerji santrallerine, LNG faaliyetlerine ve enerji verimliliği desteklerine ilişkin düzenlemeler getiriyor.
Teklif Neleri İçeriyor?
- Ulusal Maden Kaynak ve Rezerv Raporlama Komisyonu (UMREK) koduna göre raporlama zorunluluğu yalnızca IV. grup madenler için sürecek ve I., II., III., V. grup madenler için bu zorunluluk ortadan kalkacak.
- MTA’nın, kanuna uygun olarak bulduğu madenlerde UMREK koduna göre rapor hazırlama şartı olmayacak, MTA’nın kendi bünyesinde hazırladığı raporlar yeterli olacak.
Teklifin madde gerekçesinde yukarıda yer alan düzenlemeler için şu ifadeler kullanılmıştır.
“Kanunun 2 nci maddesinde tanımlı I. Grup, II. Grup, III. Grup ve V. Grupta olan madenler, genellikle yüzeyde veya yüzeye çok yakında bulunan, kimyasal özelliklerinin belirlenmesinin haricinde detaylı arama faaliyetlerine ihtiyaç duyulmayan madenlerdir. Bu yönüyle bu madenlerin aranıp işletilmesine ilişkin yatırımları daha çok küçük veya orta ölçekli şirketler yapmaktadır. Bu kapsamda UMREK Koduna göre rapor hazırlanması I. grup, II. grup, III. grup ve V. grup madenler için teknik olarak gerekli olmadığı gibi yüksek raporlama maliyetleri bu gruplara ilişkin madencilik faaliyetleri olumsuz şekilde etkilemektedir.”
“UMREK koduna uygun raporlama zorunluluğu MTA Genel Müdürlüğü çalışmalarında maliyet artışının yanında hammadde kaynaklarının tespiti ve ekonomiye kazandırılmasındaki süreci uzatarak olumsuz etkilemektedir. Bu durum madencilik sektöründeki cari açığın azaltılmasına yönelik ülke hedeflerimizle örtüşmemektedir. Bu nedenle madde ile MTA Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen etüt, jeofizik, sondaj vb. çalışmalar sonucunda varlığı tespit edilen kaynaklar UMREK standartlarına göre ekonomik olarak değerlendirilemediği için MTA Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak teknik raporlar ile ekonomiye hızlıca kazandırılması ve böylece MTA Genel Müdürlüğünün sahalardan buluculuk hakkı elde ederek gelecek yıllarda Milli Ekonominin ihtiyacı olan hammadde talebinin karşılanabilmesi amaçlanmaktadır.”
Muhalefet bu düzenlemelere katılmamıştır.
CHP’li komisyon üyeleri değişikliklerin; UMREK koduna göre rapor hazırlanması uygulamasının IV. grup madenler harici kaldırılmasının ruhsatlandırılan rezervler üzerinden alınan devlet hakkı gelirini azaltacağını ve raporlama süreçlerinde rol alan işgücünü işsiz bırakacağını beyan etmiştir.
DEM Parti’li komisyon üyesi bu değişikliklerin; var olan sorunları daha çözülemez hale getireceğini ifade etmiş, ayrıca UMREK tarzı yapıların idareden bağımsız olarak kurulması gerektiğini belirtmiştir.
İYİ Partili komisyon üyesi ise; düzenlemenin kapsamının genişletilerek IV. grup madenleri de içermesi gerektiğini ifade etmiştir. UMREK standartlarına gönüllü uyumun benimsenmesi gerektiğini de ayrıca belirtmiştir, komisyon üyesi bu sayede küçük ölçekli firmalar açısından avantajlı bir durum oluşturulacağını vurgulamıştır.
- İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere denizler, baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yenilenebilir enerji kaynak alanı olarak ilan edilen alanlarında imar planı yapılmaksızın yenilenebilir enerji üretim santralleri kurulabilecek.
- İçme-kullanma suyu temin edilen rezervuarlar ve sulak alanlar ile kıyı ve sahil şeritleri hariç olmak üzere baraj gölleri, suni göller ve tabii göllerde imar planı yapılmaksızın 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre hidrolik kaynaklara dayalı önlisans veya üretim lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından yenilenebilir enerji kaynağına dayalı birden çok kaynaklı üretim tesisi kurulabilecek.
CHP’li komisyon üyeleri imar planı yapılmaksızın bu işlemlerin yapılabilir hale gelmesine karşı çıktı ve imar planının zorunlu olması gerektiğini ifade etmişlerdir.
- Doğalgaz sıvılaştırma fiili ve sıvılaştırılan doğalgazın (LNG) ticareti ve ihracatı piyasa faaliyetlerine dahil edilecektir.
- 10 yıllık işletme süresini tamamlamış ve bu 10 yıllık süre içerisinde yatırım maliyetinin üzerinde gelir elde etmiş olduğu iddia edilen lisanssız elektrik üretim tesislerinin, lisans alarak serbest piyasaya satış yapmaları durumunda, artan elektrik fiyatları yüzünden Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) fiyatına göre fazladan elde edecekleri gelir YEK Mekanizmasına katkı payı olarak aktarılacaktır.
- Enerji Verimliliği projelerine başvuru konusundaki sektörel kısıtlamalar kaldırılacak ve verilen destek miktarları güncellenecektir. 5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanununda yer alan Başvuru Sahibi tanımı, Enerji verimliliği desteklerinden faydalanmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler olarak yeniden tanımlanmıştır.
- Olağanüstü hal kararı alınan veya genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, elektrik hizmetlerinin kesintisiz karşılanabilmesi için geçici süreli elektrik enerjisi talepleri Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde karşılanabilecek.
- Nükleer tesis işleten kişi, nükleer maddelerin taşınmasına ilişkin sigorta yaptırma yükümlülüğünü Nükleer Düzenleme Kurumunun onaylaması şartıyla taşıyıcıya devredebilecek.
Söz konusu gruplara giren madenler 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 2. maddesinde ↗ (yeni sekmede açılır) sayılıyor.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.