En Çok Tartışılan: Suça sürüklenen çocuklarda cezaların artırılması ve kapalı infaz
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7593 sayılı kanun olarak yasalaştı.
El Kaldırarak Kabul Edildi
Genel Kurul bu teklifin tümünü el kaldırarak (resmi adıyla işaretle oylama) kabul etti. Bu yöntemde kimin ne oy verdiği kayda geçmez, bu yüzden parti bazında sonuç yok.
18 maddelik metin yedi kanunu değiştiriyor. Ağır suçlar bakımından ceza ve infaz rejimi sıkılaştırılırken ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için yeni tedbirler getiriliyor; sosyal inceleme, dijital riskler, bağımlılık, silahların saklanması ve bıçak satışı da düzenleniyor.
Teklifin en önemli değişikliklerinden biri Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğüne ilişkin 31’inci maddesinde yapılacak. Mevcut sistemde çocuklar; 12 yaş altı, 12-15 yaş ve 15-18 yaş olmak üzere farklı hukuki rejimlere tabi. On iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu bulunmuyor. On iki-on beş yaş grubunda ise çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği ayrıca değerlendiriliyor.
Teklif, ceza sorumluluğu bulunduğu belirlenen 12-15 yaş grubundaki çocuklar ile 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanacak ceza aralıklarını yükseltiyor. Buna göre:
Daha dikkat çekici değişiklik, kasten öldürme, nitelikli kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları için getiriliyor. Hakim; kusurun ağırlığını, suçun işleniş biçimini, amaç ve saiki veya çocuğun daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezası alıp almadığını değerlendirerek 15-18 yaş grubundaki çocuğa yaş indirimi uygulamayabilecek. Ceza sorumluluğu bulunan 12-15 yaş grubundaki çocuk hakkında ise 15-18 yaş grubuna ait daha ağır ceza rejimi uygulanabilecek.
Bu düzenleme otomatik bir ağırlaştırma anlamına gelmiyor. Karar, maddede sayılan ölçütler üzerinden hakimin somut olaya ilişkin değerlendirmesine dayanacak. On iki yaşından küçük çocuklar ile 12-15 yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunmadığı tespit edilen çocuklara ilişkin temel kural değişmeyecek.
Türk Ceza Kanunu’nda bugün, kişi suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamışsa bu suç daha sonra işlenen başka bir suç bakımından tekerrüre esas alınmıyor. Teklifle bu yaş sınırı 18’den 15’e indirilecek. Böylece 15-18 yaş arasında işlenen ve kesinleşen bir suç, kanundaki diğer şartların da bulunması halinde sonraki suç bakımından tekerrür hükümlerini devreye sokabilecek.
Tekerrür, yeni suç için temel cezanın doğrudan artırılması anlamına gelmiyor. Ancak seçimlik olarak hapis veya adli para cezası öngörülen bir suçta hapis cezasının seçilmesine, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın ardından denetimli serbestlik tedbirine yol açabilecek. On beş yaşından önce işlenen suçlar ise tekerrür hesabının dışında kalmaya devam edecek.
Mevcut sistemde çocuk hükümlüler cezalarını esas olarak eğitimevinde çekiyor yani çocukların kapalı infaz kurumuna gönderilmesi istisnai.
Teklifle infaz kural olarak kapalı çocuk ceza infaz kurumunda başlayacak. Eğitimevine geçişe, en az bir çocuk alanı uzmanının katıldığı idare ve gözlem kurulunun değerlendirmesiyle karar verilecek. Komisyon metninde kurulun en geç üç ayda bir değerlendirme yapması öngörülüyor; olumsuz karar sonrası yeniden değerlendirme süresi altı ayı aşamayacak.
Terör ve örgüt suçları hariç, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az; taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az hapis alan çocuklar doğrudan eğitimevine gönderilecek. Firar, yeni tutuklama, disiplin cezası veya kurum güvenliğini tehlikeye düşüren davranış kapalı kuruma dönüş nedeni olabilecek.
Koşullu salıverilmede, çocuğun 15 yaşına kadar kurumda geçirdiği bir gün bugün iki gün sayılıyor. Kasten öldürme, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç örgütü kurma suçlarında bu avantaj kaldırılacak; diğer suçlarda korunacak.
Teklif, aile hukukundan doğan bakım, eğitim, destek ve gözetim yükümlülüklerinin ihlaline ilişkin cezaları da yükseltiyor. Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi hakkında bugün bir yıla kadar uygulanan hapis cezası 3 aydan 2 yıla kadar olacak. Hamile eşini veya birlikte yaşadığı gebe kadını çaresiz durumda terk eden kişi için öngörülen 3 ay-1 yıllık ceza 6 ay-2 yıla; çocuğun ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır biçimde tehlikeye atan anne veya baba için öngörülen 3 ay-1 yıllık ceza ise 1-3 yıla çıkacak.
Ayrıca bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünün ihlali ya da anne-babanın çocuğun güvenliğini ağır biçimde tehlikeye atan davranışı nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarından birini işlemesi halinde ceza yarısından iki katına kadar artırılacak ve şikayet şartı aranmayacak.
Buradaki hukuki sorumluluk, çocuğun işlediği suçun doğrudan anneye, babaya veya bakım sorumlusuna yüklenmesi şeklinde kurulmayacak. Artırım için yükümlü kişinin kendi bakım veya gözetim ihlalinin bulunması ve bu ihlal ile çocuğun ağır suçu arasında neden-sonuç bağının ortaya konulması gerekecek.
Silahını gerekli özenle saklamayıp bir çocuğun ele geçirmesine neden olan kişiye 1-3 yıl hapis verilecek. Çocuğun silahı kullanması veya başka suç işlemesi gerekmeyecek; özensiz muhafaza sonucu ele geçirmesi yeterli olacak. Fiil daha ağır bir suç oluşturuyorsa o hüküm uygulanacak.
6136 sayılı Kanun dışındaki bıçak ve kesici, delici veya bereleyici aletlerin ruhsatlı işyerleri dışında sergilenmesi ya da satılması; 18 yaşından küçüklere satılması ve çocuklarca satın alınması veya taşınması yasaklanacak. Yasak internet ve mesafeli satışları da kapsayacak.
İhlale 5 bin lira, aletlerin sayı veya niteliğinin vahim olması halinde 10 bin lira ceza uygulanacak; bildirim yapmayan işleticiye ayrıca 5 bin lira verilecek ve aletler kamuya geçirilecek. On beş yaş altındaki çocuğa para cezası verilmeyecek; mülki amir çocuk hakiminden koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirleri isteyecek. Komisyon, sanat ve mesleğin yanı sıra eğitim için gerekli aletlerin ilgili yerde ve kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınmasını yasak dışında bıraktı.
Çocuk hakkında hazırlanan sosyal inceleme; ailesini, eğitim durumunu, sosyal çevresini, gelişimini ve ihtiyaçlarını değerlendiren, adli makamların kararına yardımcı olan temel araçlardan biri. Mevcut düzenlemede inceleme “gerektiğinde” yaptırılıyor. Teklifle 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yapılması zorunlu olacak.
Bu zorunluluk soruşturma aşamasında da sonuç doğuracak. On beş yaş altındaki çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmadan düzenlenen iddianame mahkeme tarafından savcılığa iade edilebilecek. Savcılığın incelemeyi tamamlayarak yeniden iddianame hazırlaması gerekecek. On beş yaşını doldurmuş çocuklarda takdir yetkisi devam edecek; ancak savcı, mahkeme veya çocuk hakimi inceleme yaptırmıyorsa bunun gerekçesini iddianamede veya kararda açıklayacak.
Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için mevcut danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerine beş yeni yönlendirme tedbiri eklenecek:
Bu tedbirler bütün çocuklar için yeni bir ceza türü olmayacak. Çocuk Koruma Kanunu uyarınca ceza sorumluluğu bulunmadığı belirlenen çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak kullanılacak. Uygulamanın ayrıntıları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Akıl hastalığı, zihinsel zayıflık, bağımlılık veya ağır tehlike yaratan bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi ya da başkaları için ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar için acil koruma süreci kurulacak.
Uzman hekim ilk 24 saatte rapor hazırlayacak; sağlık kurumu sonraki 24 saatte çocuk hakimine başvuracak. Başvurudan itibaren 48 saatte üç kişilik sağlık kurulu raporu sunulacak, hakim de en geç 48 saatte karar verecek. Bu sırada gerekli tedavi uygulanabilecek, kolluk yardımı istenebilecek; hakim çocuğun yerini gizleyebilecek veya kişisel ilişkiyi sınırlayabilecek.
Çocuk hakkında kamu davası açılması Aile ve Sosyal Hizmetler ile Milli Eğitim bakanlıklarının il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek; eğitim ve sosyal hizmet tedbirlerinin yargılamayla eş zamanlı planlanması amaçlanıyor.
HAGB kararı verilirse mahkemenin uygun gördüğü en az bir yönlendirme tedbiri denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanacak. Komisyon ayrıca zarar şartını değiştirdi: malın değerinin azlığı yerine, suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı gerçek zararın azlığı esas alınacak; bu durumda zararı giderme şartı aranmayabilecek.
Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin merkezi koordinasyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına geçecek; il ve ilçelerde vali ve kaymakam takip edecek. Tedbir kararını ihlal eden veya uygulanmasını engelleyen sorumlulara çocuk hakimi 3-10 gün tazyik hapsi verebilecek.
Kanunlardaki “suça sürüklenen çocuk” ifadeleri “adli süreçteki çocuk” veya cümleye göre “hakkında adli süreç yürütülen çocuk” olarak değişecek.
Tanımın içeriği ve çocuğa uygulanan yargılama şartları değişmeyecek; değişiklik mevzuat dilini yenileyecek.
Teklif komisyonda oy çokluğuyla kabul edildi; 2, 3, 6, 7, 8 ve 10’uncu maddeler için verilen üç Anayasa’ya aykırılık önergesi reddedildi. CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol milletvekilleri dört ayrı şerh sundu.
CHP; etki analizi yapılmadığını, araştırma komisyonu sonucu beklenmediğini ve metnin çocuk adaletini rehabilitasyondan ceza ve güvenlik eksenine kaydırdığını savundu. Özellikle 4’üncü maddede aile bireyine uygulanacak artırım için kişinin kendi kusuru ile çocuğun fiili arasındaki nedensellik bağının açıkça kurulmasını istedi; kapalı infazı, dijital takibi ve sosyal incelemenin 15-18 yaşta zorunlu olmamasını da eleştirdi.
DEM Parti; yoksulluk, okuldan kopuş, çocuk işçiliği, bağımlılık, istismar ve sosyal hizmet eksiklerinin karşılıksız kaldığını, çözümün ağır ceza ve uzun infaza indirgenemeyeceğini belirtti. Onarıcı, toplum temelli ve yeniden topluma kazandırmayı önceleyen bir model istedi.
İYİ Parti teklife bütünüyle karşı çıkmadı; katalog suçların genişletilmesini ve bıçaklara ilişkin 5 bin/10 bin liralık cezaların 50 bin/100 bin liraya yükseltilmesini istedi. Sosyal inceleme ölçütlerinin güçlendirilmesini ve bildirim sürecine Sağlık ile Gençlik ve Spor bakanlıklarının eklenmesini de önerdi.
Yeni Yol; hükümlerin yapısal nedenlerden çok cezalandırmaya yöneldiğini, ayrıca kapasite analizi bulunmadığını savundu. Aile sorumluluğunda kusur ve nedensellik, kapalı infaz, dijital mahremiyet, zorunlu sağlık müdahalesi ve tazyik hapsi için daha açık güvenceler istedi. Üç aylık değerlendirme değişikliğini olumlu buldu; ölçüt ve yargı denetiminin netleştirilmesini talep etti.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.