AK Parti'nin TBMM'ye sunduğu "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Kanun Teklifi", 13 ayrı kanunda değişiklik öngörüyor. Hukuk davalarında duruşma arasının üç ayla sınırlanmasından kanuni faizin değişmesine, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından işkence suçlarında cezasızlığın önlenmesine kadar pek çok düzenlemeyi içeren teklif, 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi kapsamında hazırlandı. İşte maddesi maddesine ne değişiyor.
Teklif Neyi Amaçlıyor?
Tokat Milletvekili Mustafa Arslan ve İstanbul Milletvekili Nurettin Alan öncülüğünde 22 Haziran 2026'da Meclis'e sunulan teklif, doğrudan tek bir konuyu değil, yargı sisteminin işleyişini bütün olarak ilgilendiriyor. Teklif, Cumhurbaşkanı tarafından 23 Ocak 2025'te açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin "gecikmeyen ve öngörülebilir adalet" hedefi doğrultusunda hazırlandı.
İki temel amacı var. Birincisi yargılamaları hızlandırmak, ikincisi ise Anayasa Mahkemesi'nin son dönemde iptal ettiği çok sayıda hükmün doğurduğu hukuki boşlukları doldurmak. Nitekim teklifin 29 maddesinden en az dokuzu doğrudan bir Anayasa Mahkemesi iptal kararına dayanıyor.
Teklif 16 Temmuz 2026'da Genel Kurulda kabul edilerek 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026'da Resmi Gazete'de yayımlandı.
Hukuk Davalarında Duruşma Arası En Fazla Üç Ay Olacak
Teklifin en çok kişiyi ilgilendiren maddelerinden biri bu. Şu anda yazılı yargılama usulüne tabi hukuk davalarında iki duruşma arasındaki süre için bir üst sınır yok; uygulamada duruşmalar bazen aylarca, hatta daha uzun aralıklarla yapılabiliyor.
Kanunla duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Yalnızca bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini yazarak daha uzun bir süre belirleyebilecek. Amaç, davaların uzun bekleme süreleri olmadan ilerlemesini sağlamak.
Belirsiz Alacak Davası Kaldırılıyor
Alacağın kesin miktarının baştan bilinemediği durumlarda açılan "belirsiz alacak davası", uygulamada hangi alacaklar için açılabileceği konusunda tartışmalara yol açıyordu. Yanlış açılan bu davaların reddedilmesi, vatandaşı zamanaşımı ve hak kaybı riskiyle karşı karşıya bırakıyordu.
Teklif bu dava türünü tümüyle kaldırıyor. Bunun yerine kısmi dava güçlendiriliyor: alacağın bir kısmını dava eden kişi, dava sürerken tahkikat bitene kadar alacağını artırabilecek ve zamanaşımı tüm alacak için dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak. Böylece belirsiz alacak davasının sağladığı en önemli koruma, daha sade bir yola taşınmış oluyor.
Önemli bir nokta: kanun yürürlüğe girmeden önce belirsiz alacak davası olarak açılmış ve halihazırda görülen davalar, eski kurallarla devam edecek. Yani derdest davalar yeni düzenden etkilenmeyecek.
Kanuni Faiz Oranı Değişiyor
Sözleşmeyle kararlaştırılmamış faizlerde uygulanan kanuni faiz oranı kanundan önce sabit yüzde 24'tü. Anayasa Mahkemesi, bu sabit oranın yüksek enflasyon dönemlerinde paranın değer kaybını telafi etmediğini, dolayısıyla alacaklının mülkiyet hakkını zedelediğini belirterek ilgili hükmü iptal etti.
Teklif, sabit oran yerine değişken bir sistem getiriyor. Faiz artık Merkez Bankası'nın reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacak ve ekonomik koşullara göre değişecek. Bu da geç ödenen bir alacağın faizinin, sabit yüzde 24'e göre büyük olasılıkla daha yüksek olması anlamına geliyor. Geç ödeyen borçlu için maliyet artarken, alacaklı paranın değer kaybına karşı daha iyi korunuyor.
Trafik ve İş Kazası Tazminatlarında Faiz Başlangıcı Değişiyor
Ölüm ya da yaralanmayla sonuçlanan kazalarda ödenen tazminatlarda, kanundan önce gelecekte elde edilecek varsayılan kazançlar dahil tüm tazminata olay tarihinden itibaren faiz işliyordu. Teklif gerekçesine göre bu durum, henüz doğmamış bir kazancın faizini bugünden borçluya yükleyerek ağır bir mali yük oluşturuyordu.
Teklif bu hesabı değiştiriyor. Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata yine olay tarihinden, ancak geleceğe yönelik kazanç kısmına karar tarihinden itibaren faiz işleyecek. Pratikte bu, sigorta şirketleri ve tazminat borçluları için faiz yükünü hafifletiyor; tazminat alacaklısı açısından ise geçmişe dönük faiz miktarını azaltıyor.
İşkence Suçlarında HAGB Uygulanamayacak
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), iki yıl veya daha az hapis cezalarında mahkumiyetin sonuç doğurmamasını sağlayan bir kurum. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği işkence ve kötü muamele suçlarında HAGB uygulanabilmesini Anayasa'ya aykırı buldu.
Teklif, HAGB'nin işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin işlediği kötü muamele suçlarında uygulanamayacağını açıkça hükme bağlıyor. Bu, söz konusu suçlarda cezanın askıya alınıp sonuçsuz bırakılmasını önlemeyi, yani cezasızlığın önüne geçmeyi amaçlayan bir düzenleme.
Devlete Karşı Dava Kazananlar için Yeni Kural
Şu anda devlet kurumuna karşı açtığı davayı kazanan kişi, alacağını doğrudan icra takibine koyabiliyor. Teklif, önce ilgili kuruma yazılı başvuru yapıp banka hesap numarası bildirmeyi ve idare bir ay içinde ödemezse icra yolunun açılmasını öngörüyordu. Komisyonda kabul edilen bu düzenleme Genel Kurulda bütün grupların önergeleriyle tekliften çıkarıldı; kanunda yer almıyor.
Miras Mallarının Satışında Mirasçıya Öncelik
Ortak miras kalan bir taşınmazın satışında kanundan önce açık artırmaya herkes katılabiliyordu. Kanunla, yalnızca mirasçıların malik olduğu taşınmazlarda ilk açık artırma sadece mirasçılar arasında yapılıyor. Bu artırmada teklif, malın tam değeri üzerinden başlayacak. Alıcı çıkmazsa ikinci artırma herkese açık olacak. Böylece aile malının öncelikle mirasçılarda kalması hedefleniyor. Ayrıca ihaleyi kazanıp parayı süresinde yatırmayanlara, teklif ettikleri bedelin yüzde 5'i oranında para cezası getiriliyor.
Kişisel Veriler için Saklama ve İmha Süresi
Teklif, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda ceza yargılamasında elde edilen kişisel verilere açık güvenceler getiriyor. Genetik inceleme sonuçları, beraat gibi hallerde derhal, mahkumiyet gibi hallerde yirmi yıl sonra imha edilecek. El konulan bilgisayar verilerinin en fazla on beş yıl saklanıp imha edilmesini ve silme talebini düzenleyen madde ise Genel Kurulda AK Parti önergesiyle tekliften çıkarıldı; kanunda yer almıyor.
Diğer Düzenlemeler
Teklif bunların yanında pek çok teknik değişiklik içeriyor. İdari yargıda tek hakimle görülecek davalar genişletiliyor, böylece sıradan idari uyuşmazlıklar daha hızlı çözülecek. Vesayet altındaki kişilerin malları artık elektronik satış portalından satılabilecek. Duruşmalara ses ve görüntü yoluyla online katılım kolaylaşıyor. Kaçak sanığa, hakkında güvenlik tedbiri uygulanırsa yeniden yargılanma talep etme hakkı tanınıyor. Hakim ve savcıların hukuki bilgiyle çözebilecekleri konularda gereksiz yere bilirkişiye başvurması disiplin cezasına bağlanıyor. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda istinaf ve temyiz yolları da yeniden düzenleniyor.
Özetle
Teklif, bir yandan yargılamayı hızlandırmayı ve teknolojiden daha fazla yararlanmayı, diğer yandan Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği hükümleri yeniden düzenlemeyi amaçlıyor. Vatandaşı en doğrudan etkileyecek değişiklikler ise faiz hesabı, tazminat davaları, dava süreleri ve belirsiz alacak davasının kaldırılması başlıklarında toplanıyor.
Teklif 16 Temmuz 2026'da Genel Kurulda kabul edildi ve 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Bu metin, teklifin tam metni (Esas No: 2/3737) ve değiştirilen kanunların yürürlükteki hallerine dayanılarak hazırlanmıştır.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.