En Çok Tartışılan: Emekli bayram ikramiyesinin 3 bin TL'den 4 bin TL'ye çıkarılması
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7546 sayılı kanun olarak yasalaştı.
337milletvekili oy kullandı
252 kabul, 73 ret, 12 çekimser
256 milletvekili oylamaya katılmadı.
| Parti ya da Grup | Kabul | Ret | Çekimser | Katılmadı |
|---|---|---|---|---|
| AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi | 232 | 0 | 0 | 40 |
| Bağımsız | 2 | 1 | 0 | 6 |
| CHPCumhuriyet Halk Partisi |
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
Bağımsız
Veriler 27 Mart 2025 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde, kamu zararının önlenmesi, haksız kazanç ve rekabetin engellenmesi, Türkiye Varlık Fonunun denetim süreçlerinin güçlendirilmesi, aileye yönelik sosyal desteklerin artırılması ve kaynak israfının önüne geçilmesi gibi bir dizi hedef ortaya konuyor. Teklif sahipleri, bu düzenlemelerle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarıyla oluşan hukuki boşlukların doldurulmasını, cezai yaptırımlarda caydırıcılığın artırılmasını ve toplumsal refahın yükseltilmesini amaçlıyor.
Teklif sahipleri, kanun teklifinin hazırlanma gerekçesini geniş bir yelpazede ele alıyor. Kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması ve israfın önlenmesi, ekonomik dengesizliklerin giderilmesi, sosyal desteklerin güçlendirilmesi ve hukuki boşlukların kapatılması temel motivasyonlar arasında yer alıyor. Teklifin öne çıkan hedefleri şu şekilde özetlenebilir:
Kamu Zararının ve Haksız Kazancın Önlenmesi: Vakıf üniversitelerinin faaliyet izni kaldırıldığında, Hazineye ait taşınır ve taşınmaz malların tasfiye süreci olmadan Hazineye geri dönmesi sağlanarak kamu zararının önüne geçilmesi hedefleniyor. Ayrıca, özel şirketler tarafından işletilen otoyollardan geçiş ücretini ödemeden geçen yabancı plakalı araçlara yönelik yaptırımlar getirilerek haksız kazanç ve rekabetin engellenmesi amaçlanıyor.
Türkiye Varlık Fonu’nun Denetim Süreçlerinin Güçlendirilmesi: Fonun denetim raporlarının TBMM’ye sunulma ve Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülme süreleri yeniden düzenlenerek daha etkin bir denetim mekanizması oluşturulması planlanıyor.
Aileye Yönelik Sosyal Desteklerin Artırılması: Emeklilere bayram ikramiyelerinin 3 bin TL’den 4 bin TL’ye yükseltilmesi, doğum yardımı tutarlarının artırılması ve çocuk sayısına bağlı teşvik edici destekler sağlanmasıyla ailelerin mali yükünün hafifletilmesi ve doğurganlık oranlarının artırılması öngörülüyor.
Kaynak İsrafının Önlenmesi ve Dijital Dönüşüm: Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin odalarının genel kurul toplantıları için taahhütlü posta yerine internet sitesi üzerinden duyuru yapılmasıyla hem kaynak israfı önleniyor hem de dijital dönüşüm destekleniyor.
Cezalarda Caydırıcılığın Artırılması: Yetki belgesiz taşımacılık yapanlara ve meslek ruhsatını başkasına kullandıran mali müşavirlere yönelik cezalar ağırlaştırılıyor. Ayrıca, yabancı plakalı araçların uluslararası taşımacılıkta yaptığı ihlallere kademeli idari para cezaları getiriliyor.
Anayasa Mahkemesi İptal Kararlarının Doldurulması: Olimpik, paralimpik ve deaflimpik sporculara yönelik desteklerin düzenlendiği maddenin iptali sonrası oluşan boşluk, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununda yapılan düzenlemeyle gideriliyor. Benzer şekilde, Petrol Piyasası Kanununda vergi incelemesi sürecindeki lisans devri engeline bir yıllık süre sınırı getirilerek Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dikkate alınıyor.
| 0 |
| 43 |
| 0 |
| 91 |
| DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi | 0 | 0 | 12 | 45 |
|---|
| DEVADemokrasi ve Atılım Partisi | 0 | 1 | 0 | 0 |
|---|
| GelecekGelecek Partisi | 0 | 2 | 0 | 0 |
|---|
| İYİ Parti | 0 | 12 | 0 | 17 |
|---|
| MHPMilliyetçi Hareket Partisi | 18 | 0 | 0 | 29 |
|---|
| Yeni YolYeni Yol Partisi | 0 | 14 | 0 | 10 |
|---|
Oy Kullanmayan Gruplar: DBP, DP, DSP, EMEP, HÜDA PAR, SAADET, TİP, YRP
|
| Toplam | 252 | 73 | 12 | 256 |
|---|
CHPCumhuriyet Halk Partisi
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
DEVADemokrasi ve Atılım Partisi
GelecekGelecek Partisi
İYİ Parti
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
Yeni YolYeni Yol Partisi
Ekonomik Katkı ve Personel Motivasyonu: Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) personeline prim ödemesi getirilerek EUROCONTROL’den daha fazla ödeme alınması, döviz girişi sağlanması ve personel maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor.
Madde 1: Anayasa Mahkemesinin 1 Şubat 2024 tarihli kararıyla iptal edilen olimpik, paralimpik ve deaflimpik sporculara yönelik destek maddesi, 3289 sayılı Kanunda yeniden düzenlenerek yasal boşluk gideriliyor. Sporcuların beslenme, barınma ve harçlık gibi ihtiyaçlarının karşılanması için sağlam bir hukuki zemin oluşturuluyor.
Madde 2 ve 3: Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlerin odalarının genel kurul toplantıları için taahhütlü posta zorunluluğu kaldırılarak duyuruların resmi internet siteleri üzerinden yapılması sağlanıyor. Bu, hem kaynak israfını önlüyor hem de dijital dönüşümü teşvik ediyor.
Madde 4: Meslek ruhsatını başkasına kullandıran veya başka meslek mensuplarının adına işlem yapanlara meslekten çıkarma cezası getiriliyor. Ayrıca, disiplin cezalarının kesinleşme süreci düzenlenerek mükellef mağduriyetlerinin önüne geçiliyor.
Madde 5: Yetki belgesiz taşımacılığa verilen cezalar orantılı ve caydırıcı hale getiriliyor. Yabancı plakalı araçların uluslararası taşımadaki ihlallerine kademeli idari para cezaları uygulanarak suistimaller engelleniyor.
Madde 6: Petrol Piyasası Kanunu’nda vergi incelemesi sürecindeki lisans devri engeline bir yıllık süre sınırı getirilerek Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda kamu zararı ile teşebbüs özgürlüğü arasında denge kuruluyor.
Madde 7: Eski cumhurbaşkanlarının yaşlılık aylığı, TBMM Başkanına yapılan ödemeler esas alınarak artırımlı şekilde düzenleniyor.
Madde 8: Emeklilere bayram ikramiyesi 3 bin TL’den 4 bin TL’ye yükseltilerek ekonomik destek sağlanıyor.
Madde 9: Özel şirketler tarafından işletilen otoyollardan geçiş ücretini ödemeden geçen yabancı plakalı araçların, gümrük kapılarında ödeme yapması zorunlu hale getirilerek haksız rekabet önleniyor.
Madde 10: Türkiye Varlık Fonu’nun denetim raporlarının hazırlanma ve TBMM’ye sunulma süreleri uzatılarak daha etkin bir denetim süreci hedefleniyor.
Madde 11: Faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerine bedelsiz devredilen Hazine mallarının tasfiye olmadan Hazineye dönmesi sağlanarak kamu zararı engelleniyor.
Madde 12: Cumhurbaşkanının aylık ödeneği, TBMM Başkanına yapılan ödemelerin %5 fazlası olarak düzenleniyor.
Madde 13: Tazminat ödemelerine yönelik tereddütler giderilerek uygulama Kanun Hükmünde Kararnamenin sistematiğine uyumlu hale getiriliyor.
Madde 14: DHMİ personeline prim ödemesi getirilerek personel motivasyonu artırılıyor ve ekonomik katkı sağlanıyor.
Madde 15: Doğum yardımı tutarları artırılarak ailelerin mali yükü hafifletiliyor ve doğurganlık oranları teşvik ediliyor.
Madde 16: Geçiş hükümleriyle uygulamadaki tereddütler gideriliyor.
Madde 17 ve 18: Yürürlük ve yürütme maddeleriyle teklifin hayata geçirilmesi planlanıyor.
TBMM’ye sunulan bu kanun teklifi; ekonomik, sosyal ve hukuki alanlarda köklü değişiklikler öngörüyor. Teklif sahipleri, kamu kaynaklarının korunması, toplumsal refahın artırılması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gibi hedeflerle hareket ettiklerini belirtirken, dijital dönüşüm ve caydırıcı cezalar gibi modern yaklaşımları da ön planda tutuyor. Teklifin yasalaşması halinde, emeklilerden sporculara, mali müşavirlerden ailelere kadar geniş bir kesimi etkileyecek düzenlemeler hayata geçecek.
Madde 1: 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun ek 15. maddesini değiştiriyor. Olimpik, paralimpik ve deaflimpik sporcular için 8000 sporcunun yetiştirilmesini, beslenme, barınma ve yol giderlerinin karşılanmasını, ayrıca aylık harçlık ödenmesini düzenliyor. Harçlık, asgari ücretin net tutarını geçmemekle birlikte, önceki oyunlarda derece alanlara iki katına kadar artırılabilir. Bu, sporculara mali destek sağlayarak uluslararası başarı şansını artırmayı hedefliyor.
Madde 2 ve 3: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 20. ve 34. maddelerini değiştiriyor. Oda ve Birlik genel kurul toplantı duyurularını taahhütlü posta yerine resmi internet siteleri üzerinden yapmayı zorunlu kılıyor. Bu, dijital dönüşümü teşvik ederek kaynak israfını önlemeyi ve maliyetleri düşürmeyi amaçlıyor.
Madde 4: Aynı kanunun 48. maddesine ekleme yaparak, meslek ruhsatnamesini başkasına kullandıran veya başka meslek mensubunun adını kullanarak beyanname düzenleyenlere meslekten çıkarma cezası getiriyor. Ayrıca, disiplin cezalarının kesinleşmeden uygulanamayacağını düzenliyor. Bu, meslek etiğini koruma ve mükellef mağduriyetlerini önleme hedefini taşıyor.
Madde 5: 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 26. maddesini değiştirerek, yetki belgesiz taşımacılık ve diğer ihlaller için idari para cezalarını alt-üst sınırlarla düzenliyor (örneğin, 17.000-170.000 TL). Tekrarlanan ihlallerde cezalar artırılıyor ve yönetmelikle detaylandırılıyor. Bu, taşımacılık sektöründe caydırıcılığı artırmayı ve düzenlemeyi amaçlıyor.
Madde 6: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesini değiştirerek, vergi incelemesi süren tesislere lisans verilmemesini bir yıl ile sınırlandırıyor ve üç ayda bir değerlendirme getiriyor. Bu, teşebbüs özgürlüğü ile kamu yararı arasında denge kurmayı hedefliyor.
Madde 7: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 43. maddesini değiştirerek, eski cumhurbaşkanlarına yaşlılık aylığı bağlanmasını 140.690 gösterge rakamı üzerinden düzenliyor ve bazı kesintilerden muaf tutuyor. Bu, eski cumhurbaşkanlarının mali haklarını düzenliyor.
Madde 8: Aynı kanunun ek 18. maddesini değiştirerek, emeklilere ödenen bayram ikramiyesini 3000 TL'den 4000 TL'ye çıkarıyor. Bu, emeklilerin ekonomik durumunu iyileştirmeyi amaçlıyor.
Madde 9: 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanununun 30. maddesine ekleyerek, yabancı plakalı araçların otoyol geçiş ücretlerini gümrük kapılarında tahsil etmeyi düzenliyor. Tahsilatın %60'ı bütçeye, %40'ı işleticiye aktarılıyor. Bu, haksız rekabeti önlemeyi ve gelir kaybını azaltmayı hedefliyor.
Madde 10: 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması Kanununun 6. maddesini değiştirerek, denetim raporlarının sunum ve görüşülme takvimini uzatıyor (ağustos yerine kasım, ekim yerine aralık). Bu, denetim süreçlerini daha etkin hale getirmeyi amaçlıyor.
Madde 11: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ek 11. maddesine ekleyerek, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerine bedelsiz devredilen Hazine mallarının tasfiye olmadan Hazineye iade edilmesini sağlıyor. Bu, kamu zararını önlemeyi hedefliyor.
Madde 12: 3055 sayılı Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanların Ödenek ve Yollukları Kanunu'nun adını değiştirerek Cumhurbaşkanını da kapsayacak şekilde düzenliyor ve maaşını TBMM Başkanı maaşının %5 fazlası olarak belirliyor. Bu, üst düzey yöneticilerin mali haklarını düzenliyor.
Madde 13: 375 sayılı KHK'nin ek 38. maddesine ekleyerek, bazı ödemelerin aylıklara ilişkin hükümlere tabi olmasını sağlıyor. Bu, ödeme süreçlerinde tutarlılık sağlamayı amaçlıyor.
Madde 14: 399 sayılı KHK'ye ek madde ekleyerek, DHMİ personeline uçak trafiğine bağlı performans primi ödenmesini düzenliyor. Prim, memur aylık katsayısının %40'ı ile uçuş sayısının çarpımı üzerinden hesaplanıyor. Bu, personel motivasyonunu artırmayı ve ekonomik katkıyı sağlamayı hedefliyor.
Madde 15: 633 sayılı KHK'nin ek 4. maddesini değiştirerek, 1 Ocak 2025 sonrası doğan çocuklar için doğum yardımını düzenliyor. Miktar ve usuller Cumhurbaşkanınca belirlenecek, beş yaşına kadar aylık veya tek seferlik ödenecek. Bu, ailelere mali destek sağlamayı amaçlıyor.
Madde 16: Aynı KHK'ye geçici madde ekleyerek, 1 Ocak 2025 öncesi doğan çocuklar için eski doğum yardımı hükümlerinin 1 Haziran 2025'e kadar geçerli olmasını sağlıyor. Bu, geçiş sürecinde süreklilik sağlıyor.
Madde 17: Yürürlük maddesi olarak, farklı maddelerin yürürlük tarihlerini belirliyor: Madde 5 altı ay sonra, Madde 6 1 Temmuz 2025'te, Madde 14 1 Nisan 2025'te, diğerleri yayım tarihinde yürürlüğe girer.
Madde 18: Yürütme maddesi olarak, kanunun uygulanmasını Cumhurbaşkanına veriyor.
TBMM’de görüşülen “Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne (Sıra Sayısı: 199) Cumhuriyet Halk Partisi Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri tarafından sert bir muhalefet şerhi konuldu. CHP, 18 maddelik bu torba kanun teklifine, usulden esaslara kadar pek çok açıdan karşı çıkıyor. Parti, teklifin hazırlanma sürecinden yasalaşma yöntemine, Anayasaya uygunluğundan ekonomik etkilerine kadar geniş bir yelpazede eleştiriler sunarak, teklifin geri çekilmesi gerektiğini savunuyor. İşte CHP’nin genel gerekçelerle kanun teklifine karşı çıkışının detayları:
CHP, kanun teklifini “torba kanun” formatında hazırlanmış bir düzenleme olarak nitelendiriyor ve bu yöntemin yasama ilkelerine ve TBMM’nin geleneksel teamüllerine aykırı olduğunu vurguluyor. Teklifin, dokuz ayrı kanun ve üç Kanun Hükmünde Kararname’de (KHK) değişiklik öngördüğünü belirten parti, birbirleriyle bağlantısı olmayan konuların tek bir metinde birleştirilmesinin hem yasama kalitesini düşürdüğünü hem de uygulama aşamasında ciddi sorunlara yol açtığını ifade ediyor. CHP’ye göre, torba kanunlar istisnai durumlarda başvurulması gereken bir yöntemken, AKP iktidarında bu yaklaşımın adeta standart bir norm haline geldiği belirtiliyor.
Parti, bu yöntemin yasaların ulaşılabilirlik, anlaşılabilirlik ve öngörülebilirlik özelliklerini zedelediğini, aynı zamanda TBMM’nin komisyonlardaki ihtisaslaşma kapasitesini baltaladığını savunuyor. CHP, teklifin Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 13 Mart 2025’te 7 saatlik bir görüşme sonunda kabul edildiğini, ancak tali komisyonlar olan Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler; Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor; Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm komisyonlarında görüşülmediğini eleştiriyor. Bu durumun, TBMM İçtüzüğü’nün 23, 34 ve 37. maddelerine aykırı olduğunu ve yasama sürecinde uzmanlık ilkesini hiçe saydığını öne sürüyor.
CHP, teklifin Anayasaya uygunluk açısından yeterince incelenmediğini ve bu eksikliğin yasama sürecini sakatladığını iddia ediyor. TBMM İçtüzüğü’nün 38. maddesine göre, komisyonların kanun tekliflerini Anayasaya uygunluk yönünden incelemekle yükümlü olduğunu hatırlatan parti, Plan ve Bütçe Komisyonu’nun bu yükümlülüğü yerine getirmediğini belirtiyor. Özellikle torba kanun uygulamasının, Anayasanın 7. maddesinde yer alan “Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki devredilemez” hükmüne aykırı olduğu savunuluyor.
Ayrıca, CHP, 2017 Anayasa değişikliğiyle kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, yasama yetkisini TBMM’den alarak yürütmeye kaydırdığını ve bu teklifin de bu çarpık yapının bir ürünü olduğunu ifade ediyor. Parti, teklifin bazı maddelerinin daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri’nin yerine getirildiğini, ancak bu düzenlemelerin yine Anayasa’ya aykırı şekilde hazırlandığını öne sürüyor. Örneğin, olimpik, paralimpik ve deaflimpik sporculara harçlık ödenmesine dair düzenlemenin, daha önce CHP’nin başvurusu üzerine iptal edildiği belirtiliyor.
CHP, teklifin hazırlanma ve yasalaşma sürecindeki sorunların, 2018’de uygulamaya giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin bir sonucu olduğunu vurguluyor. Parti, bu sistemin TBMM’nin nitelikli yasa yapma hakkını ve yükümlülüğünü elinden aldığını, yasama sürecinin yürütme tarafından domine edildiğini savunuyor. Kanun tekliflerinin çoğunlukla AKP milletvekilleri adına sunulsa da, aslında Saray ve bakanlık bürokratları tarafından hazırlandığını iddia eden CHP, bu durumun yasama inisiyatifini “muvazaalı” bir hale getirdiğini belirtiyor. Ayrıca, komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde müzakere süreçlerinin işletilmediğini, iktidar partilerinin oy çoğunluğuyla kararların dayatıldığını ifade ediyor.
CHP, Türkiye’nin işsizlik, enflasyon ve yoksulluk gibi acil ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu, ancak bu kanun teklifinin bu sorunlara yönelik köklü bir çözüm sunmadığını eleştiriyor. Parti, ekonomik göstergelerin bozulduğunu, büyüme hızının yavaşladığını, istihdam kapasitesinin azaldığını ve yoksulluğun derinleştiğini belirterek, teklifin bu krizlere yanıt vermekten uzak olduğunu söylüyor. Özellikle emeklilere bayram ikramiyesinin 3 bin TL’den 4 bin TL’ye çıkarılmasının, ekonomik yükün dar gelirlilere yüklendiği bir dönemde yetersiz bir adım olduğu görüşünde.
Teklifin etki analiz raporunun yetersiz ve özensiz hazırlandığını savunan CHP, mali yük hesaplamalarının eksik olduğunu belirtiyor. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 14. maddesine göre, kanun tekliflerinin mali etkilerinin en az üç yıllık bir projeksiyonla hesaplanması gerektiğini hatırlatan parti, bu teklifin bazı maddelerinde bu hesaplamaların yapılmadığını ifade ediyor. Örneğin, 8. maddede emekli ikramiyelerinin artırılmasının 28,4 milyar TL’lik bir yük getireceği belirtilse de, bu yükün SGK’nın aktüeryal dengesine etkisi ve finansman kaynağı açıklanmamış. Benzer şekilde, 15. maddede doğum yardımlarına dair öngörülen 22,8 milyar TL’lik maliyetin, yardım miktarları ve kapsamı netleşmeden hesaplanması eleştiriliyor.
CHP, kanun teklifinin aceleyle hazırlanması, ilgili paydaşların görüşlerinin alınmaması, tali komisyonların devre dışı bırakılması ve Anayasaya aykırılıkların göz ardı edilmesi nedeniyle bütününe karşı çıkıyor. Parti, bu teklifin yasama tekniği, demokratik ilkeler ve TBMM’nin geleneksel işleyişine zarar verdiğini belirterek, torba kanun mantığının terk edilmesini ve düzenlemelerin ihtisas komisyonlarında detaylıca ele alınmasını talep ediyor. CHP’ye göre, bu teklif, iktidarın “aceleci ve dayatmacı” yasama anlayışının bir örneği olarak, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine ve kamu vicdanına zarar veriyor.
CHP, TBMM’de görüşülen 18 maddelik torba kanun teklifine yönelik muhalefet şerhinde, teklifin maddelerine dair kapsamlı eleştiriler sundu. 9 ayrı kanun ve 3 Kanun Hükmünde Kararnamede değişiklik öngören düzenlemeye karşı çıkan CHP, bazı maddelerin Anayasaya aykırılığından usul eksikliklerine, ekonomik etkilerden uygulama sorunlarına kadar geniş bir yelpazede görüşlerini açıkladı. İşte CHP’nin madde madde değerlendirmeleri:
Teklifin birinci maddesi, Gençlik ve Spor Bakanlığına olimpik, paralimpik ve deaflimpik oyunlara hazırlanmak üzere 8 bin sporcu yetiştirme görevi verirken, bu sporcuların beslenme, barınma, yol giderleri ile harçlıklarını düzenliyor. CHP, bu maddenin daha önce Anayasa Mahkemesince iptal edilen bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin (1 Sayılı CBK 216/A) aynen kanuna eklendiğini vurguluyor. AYM’nin 1 Şubat 2024 tarihli kararında, harçlıkların 6245 sayılı Harcırah Kanunu ile düzenlendiği bir alanda CBK ile düzenleme yapılamayacağı gerekçesiyle iptal edildiği hatırlatılıyor. CHP’ye göre, bu madde Anayasanın 104. maddesine aykırı bir şekilde, iptal edilen hükmü yasalaştırmaya çalışıyor. Ayrıca, 8 bin sporcu sayısının kesin bir hedef olarak belirlenmesi ve bütçe sınırlılıklarının dikkate alınıp alınmadığı konusundaki belirsizlik eleştiriliyor. Parti, maddenin Genel Kurulda tekrar değerlendirileceği sözüne rağmen, usul ve esas açısından sorunlu olduğunu savunuyor.
Teklifin ikinci ve üçüncü maddeleri, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununda değişiklik yaparak, oda ve TÜRMOB genel kurul toplantılarına yönelik taahhütlü posta ve gazete ilan zorunluluğunu kaldırıyor. Bunun yerine duyuruların resmi internet siteleri üzerinden yapılmasını öngörüyor. CHP, bu değişikliği dijital dönüşüme uyum ve kaynak israfını önleme açısından olumlu bulsa da, maddeler üzerinde özel bir eleştiri sunmuyor. Ancak, genel olarak torba kanun mantığına karşı çıktığını ve bu tür düzenlemelerin ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Teklifin dördüncü maddesi, meslek ruhsatnamesini bedelli veya bedelsiz kullandıran ya da başka meslek mensuplarının adını kullanarak beyanname düzenleyen mali müşavirlere meslekten çıkarma cezası getiriyor. CHP, bu düzenlemenin kanunilik unsurunu sağlamak için gerekli olduğunu kabul etse de, mevcut disiplin cezalarının kesinleşmeden uygulanmasının mükellef mağduriyetine yol açtığını vurguluyor. Teklifin, cezaların kesinleşme sonrasına ertelenmesini öngörmesini olumlu bulan parti, TÜRMOB’un da bu değişikliği desteklediğini not ediyor.
Teklifin beşinci maddesi, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda idari para cezalarını sabit tutarlardan alt-üst sınırlara (10 kat, yabancı plakalı araçlarda 100 kat) çeviriyor. CHP, bu değişikliğin cezaların caydırıcılığını artırma hedefini desteklese de, ceza aralıklarının belirlenmesinin Bakanlık yönetmeliklerine bırakılmasını eleştiriyor. Parti, yasama yetkisinin devredilmezliği, kanuni belirlilik ve hukuk devleti ilkeleri açısından ihlal-yaptırım ölçütlerinin kanunda açıkça tanımlanması gerektiğini savunuyor. Komisyonda bu belirsizliklere tatmin edici yanıt alınamadığını ve maddenin Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonunda görüşülmeden aceleyle yasalaştırılmaya çalışıldığını ifade ediyor.
Altıncı madde ile vergi kaçakçılığı incelemesi süren tesislere başka bir kişiye lisans verilmesini engelleyen hükmü, AYM’nin iptal kararı sonrası yeniden düzenliyor. CHP, AYM’nin teşebbüs özgürlüğü ile kamu yararı arasındaki dengeyi bozduğu gerekçesiyle iptal ettiği düzenlemenin, 3 ayda bir gözden geçirme ve 1 yıl süre sınırı ile revize edilmesini yeterli buluyor. Ancak, 1385 lisans devir yasağı olan tesisten 498’inin hala aktif olduğu bilgisi ışığında, uygulamanın etkinliğini sorguluyor.
Yedinci madde, emekli cumhurbaşkanı aylığını 95 bin 200 TL’den 142 bin 456 TL’ye, 12. madde ise mevcut cumhurbaşkanı maaşını TBMM Başkanı maaşının %5 fazlasına yükseltiyor. CHP, bu artışları ekonomik kriz ortamında “israf” olarak nitelendiriyor ve emekli maaşlarıyla karşılaştırıldığında adaletsiz buluyor.
Sekizinci madde, emekli bayram ikramiyesini 3 bin TL’den 4 bin TL’ye çıkarıyor. CHP, bu artışı “zam değil, geçiştirme” olarak tanımlıyor ve ikramiyenin asgari ücretin %18’ine düştüğünü, 2018’deki %62,4 oranına göre 13 bin 788 TL olması gerektiğini savunuyor. Parti, ikramiyenin enflasyon veya asgari ücrete endekslenmesi gerektiğini belirterek, 28,4 milyar TL’lik maliyetin bütçeye yük olmadığını, faiz ve KÖİ ödemelerine kıyasla küçük kaldığını vurguluyor. Komisyonda emekli derneklerinin de artışı yetersiz bulduğu aktarılıyor.
Dokuzuncu madde, özel otoyolları kaçak kullanan yabancı plakalı araçlara tebligat aranmadan gümrükte tahsilat getiriyor. CHP, kamu-özel ayrımını kaldıran bu düzenlemeyi gerekli bulsa da, geçmişte Sayıştay raporlarında tespit edilen ödeme sorunlarının açıklanmadığını ve son 5 yıldaki kaçak geçiş verilerinin paylaşılmadığını eleştiriyor. Maddenin ihtisas komisyonunda görüşülmeden aceleyle yasalaştırılmasını uygun görmüyor.
Madde, Türkiye Varlık Fonunun (TVF) denetim raporlarının sunulma ve görüşülme takvimini erteliyor. CHP, 9,3 trilyon TL’lik bilanço büyüklüğüne sahip TVF’nin Sayıştay denetiminden muaf olmasını ve denetim takviminin sürekli ötelenmesini “denetimsizlik” olarak eleştiriyor. Parti, TVF’nin Sayıştay denetimine tabi tutulmasını ve şeffaflık sağlanmasını talep ediyor.
Madde, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinin Hazineden bedelsiz aldığı malların tasfiye öncesi iadesini öngörüyor. CHP, kamu zararını önleme hedefini desteklese de, hangi üniversitelerin etkileneceği ve oluşan kamu zararının miktarının açıklanmadığını belirtiyor. Maddenin Anayasa ve Adalet Komisyonları’nda görüşülmeden aceleyle yasalaştırılmasını eleştiriyor.
Madde, çeşitli kamu kurumlarındaki personele ek tazminat ödemesini düzenliyor. CHP, ödeme usulündeki farklılıkları giderme hedefini olumlu bulsa da, etki analizinde mali yük hesaplanmamasını eleştiriyor. Komisyonda ek açıklama verilmediğini not ediyor.
Madde, DHMİ personelinin uçak trafiğine bağlı prim almasını düzenliyor. CHP, Eurocontrol finansmanıyla Hazine’ye yük olmadan maaş iyileştirmesi yapılmasını desteklese de, işçilerin kapsam dışı bırakılmasını ve personel grupları arasındaki ücret farklarını eleştiriyor. Parti, iş barışını bozan düzenlemenin sendikalarla görüşülmeden hazırlandığını ve ICAO denetimlerinde Türkiye’nin düşük puanlarının personel politikalarından kaynaklandığını savunuyor.
Madde, doğum yardımını 1 Ocak 2025’ten itibaren düzenliyor ve miktar ile usulleri Cumhurbaşkanına bırakıyor. CHP, bu yetki devrinin Anayasa’nın 7. ve 104. maddelerine aykırı olduğunu, sosyal yardımların kanunla düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor. Yardımın kime, nasıl verileceğinin belirsizliğini ve ihtisas komisyonunda görüşülmemesini eleştiriyor.
Madde, 1 Ocak 2025 öncesi doğan çocuklar için eski yardımın devamını düzenliyor. CHP, 5 yaş altı çocuklar için yeni düzenlemenin neden uygulanmadığının açıklanmadığını ve Genel Kurul’a kadar değerlendirileceği sözünün yetersiz olduğunu belirtiyor.
CHP, teklifin usulden esasa kadar sorunlu olduğunu, Anayasaya aykırılıklar içerdiğini ve aceleyle yasalaştırıldığını savunarak, bütününe karşı çıkıyor. Parti, maddelerin ilgili ihtisas komisyonlarında görüşülmesi ve şeffaf bir süreç işletilmesi gerektiğini vurguluyor.
DEM Parti, TBMM’de görüşülen 18 maddelik torba kanun teklifine yönelik muhalefet şerhinde, hem genel politik çerçeveyi hem de maddeleri ayrı ayrı ele alarak sert bir eleştiri sundu. Parti, ekonomik kriz, yoksulluk, gelir adaletsizliği ve kadın hakları gibi acil çözüm bekleyen sorunlar varken, iktidarın bu torba yasayla halkın ihtiyaçlarından uzak bir gündem dayattığını savundu. İşte DEM Parti’nin genel değerlendirmesi ve madde bazındaki görüşleri:
DEM Parti, muhalefet şerhinde AKP-MHP iktidarını, emekçilerin, asgari ücretlilerin, emeklilerin, esnafın ve çiftçilerin devasa sorunlarını görmezden gelmekle suçladı. Ülkede yoksulluk artarken, zengin sayısının rekor kırdığını vurgulayan parti, gelir dağılımındaki adaletsizliğin uluslararası raporlarla da tescillendiğini belirtti. Örneğin, Knight Frank’in 2025 Servet Raporu’na göre, Türkiye’de 10 milyon doların üzerinde servete sahip 6138 kişi bulunurken, bu kesim nüfusun sadece %0,3’ünü oluşturuyor. TÜİK’in 2024 verilerine göre ise en yüksek gelirli %20’lik kesim toplam gelirin %48,1’ini alırken, en düşük gelirli %20’lik kesim sadece %6,3’lük paya sahip. Gini katsayısının sosyal yardımlar hariç 0,476’a yükseldiği belirtilerek, adaletsizliğin derinleştiği ifade edildi.
Parti, yurttaşların borç batağına sürüklendiğini de vurguladı. BDDK verilerine göre, 2024 Şubat’tan 2025 Şubat’a kadar tüketici kredilerinde 530,8 milyar TL’lik artış yaşanırken, batık kredi miktarı 333,7 milyar TL’ye ulaştı. DEM Parti, Mehmet Şimşek’in ekonomi politikalarının halka ağır bedeller ödettiğini savundu. Faiz oranlarının %8,5’ten %50’ye çıkarılmasıyla enflasyonun kontrol altına alınamadığını, GSYH artışının 2024’ün ikinci çeyreğinde %2,5 ile pandemi döneminden beri en düşük seviyeye gerilediğini belirtti. Yüksek faiz politikalarının sermayeyi koruduğunu, ancak bütçeden 2025’te 1 trilyon 950 milyar TL faiz ödemesi ayrıldığını ve bu yükün halka yüklendiğini eleştirdi.
Emeklilerin durumu da şerhin önemli bir başlığı oldu. Parti, bayram ikramiyesinin 3 bin TL’den 4 bin TL’ye çıkarılmasını “bayram harçlığı” olarak nitelendirerek, en düşük emekli maaşının 14 bin 469 TL ile açlık sınırının (23 bin 324 TL) altında kaldığını vurguladı. Küresel Emeklilik Endeksi’nde Türkiye’nin 48 ülke arasında sondan dördüncü sırada yer aldığını hatırlatan DEM Parti, iktidarın emeklileri “yük” ya da “muhtaç” olarak gördüğünü savundu.
Kadın hakları konusunda ise 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesini eleştiren parti, bu politikanın kadınları eve hapsetmeyi ve doğurganlık üzerinden tanımlamayı hedeflediğini belirtti. “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Yılı” öneren DEM Parti, kadınların özgür iradesiyle yaşaması gerektiğini savunarak, doğum yardımının miktar ve usullerinin Cumhurbaşkanı’na bırakılmasını Anayasa’ya aykırı buldu.
Teklifin 1. maddesi, Gençlik ve Spor Bakanlığınca olimpik, paralimpik ve deaflimpik oyunlara hazırlanmak üzere 8 bin sporcu yetiştirilmesini öngörüyor. DEM Parti, bu maddenin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen bir CBK hükmünü kanunlaştırdığını not ederken, asıl eleştirisini 8 bin sporcu sınırına yoğunlaştırdı. Parti, bu sayının mevcut durumu yansıttığını, ancak kanunda sabit bir rakamla sınırlama getirilmesinin desteklerin esnekliğini ortadan kaldırdığını savundu. Spor Hizmetleri Genel Müdür Vekilinin komisyondaki açıklamalarına atıfta bulunarak, sayının branşlar ve kontenjanlar baz alınarak belirlendiğini ancak gelecekte değişebileceğini belirtti. DEM Parti, sınırlamanın kaldırılarak desteğin sayıdan bağımsız yürütülmesini talep etti.
Beşinci madde, Karayolu Taşıma Kanununda idari para cezalarını 10 kat artırarak alt-üst sınırlar getiriyor. DEM Parti, cezaların caydırıcılığı için bu düzenlemeyi kısmen olumlu bulsa da, tek araçla geçim sağlayan yurttaşlarla büyük şirketler arasında adaletin gözetilmediğini eleştirdi. 8 bin 500-85 bin TL aralığındaki cezaların küçük ölçekli taşımacıları zorlayacağını, suiistimale açık olduğunu savundu. Yabancı plakalı araçların otoyol kaçak geçişlerine yönelik düzenlemeyi ise geç kalmış bir adım olarak gördü. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2024’te 157 bin araçtan 500 milyon TL, son 5 yılda 800 bin araçtan 1,4 milyar TL gelir kaybı yaşandığını açıklamasına rağmen, KÖİ projelerine milyarlarca lira garanti ödemesi yapıldığını hatırlatarak, düzenlemenin özel şirket taleplerine hizmet ettiğini öne sürdü.
Altıncı madde, vergi kaçakçılığı incelemesi süren tesislere lisans verilmesini engelliyor ve AYM’nin iptal kararına uyum için 3 ayda bir değerlendirme ile 1 yıl süre sınırı getiriyor. DEM Parti, akaryakıt sektöründeki kaçakçılık sorununu kabul etse de, AYM’nin teşebbüs hürriyeti ve mülkiyet hakkı vurgusuna atıfta bulundu. Düzenlemenin şirketler lehine sınırlama getirdiğini ancak etkilenecek tesis sayısı ve mali kayıplara dair verilerin açıklanmadığını eleştirdi. Etki Analizi’nde bu bilgilerin yer almamasını şeffaflık eksikliği olarak nitelendirdi.
Yedinci madde, emekli cumhurbaşkanı maaşını 95 bin 200 TL’den 142 bin 456 TL’ye yükseltiyor. DEM Parti, bu artışı yüksek enflasyon ve emekli sefalet ücretleri bağlamında eleştirdi. En düşük emekli maaşının 14 bin 469 TL, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan zammın %15,75 olduğu bir dönemde, bu düzenlemenin gelir adaletsizliğini derinleştirdiğini savundu. Emekçilerin temel ücret artışı beklerken, üst düzey maaşlara öncelik verilmesini iktidarın sınıfsal tercihinin göstergesi olarak gördü.
Sekizinci madde, emekli bayram ikramiyesini 4 bin TL’ye çıkarıyor. DEM Parti, bu artışı “lütuf” olarak sunulan yetersiz bir adım olarak nitelendirdi. 2018’de 1 bin TL olan ikramiyenin asgari ücretin %62’sine denk geldiğini, 2025’te ise %18’e düştüğünü belirtti. Açlık sınırının 23 bin 324 TL, yoksulluk sınırının 75 bin 973 TL olduğu koşullarda, 4 bin TL’nin emeklilerin beklentilerini karşılamadığını vurguladı. Komisyonda emekli derneklerinin “4 bin TL ile bayram nasıl geçer?” tepkisine hak vererek, ikramiyenin yoksulluk sınırının %25’ine (19 bin TL) çıkarılması için önerge verdiklerini, ancak AKP-MHP oylarıyla reddedildiğini aktardı.
Dokuzuncu madde, yabancı plakalı araçların otoyol kaçak geçiş ücretlerinin gümrükte tahsilini düzenliyor. DEM Parti, bu adımın gelir kaybını önleme hedefini olumlu görse de, zamanlamasını ve amacını sorguladı. KÖİ projelerine milyarlarca lira garanti ödemesi yapılırken, tahsilatın özel şirketler için gündeme geldiğini savundu. Yıllık 5 milyon dolar gelir öngörüsüne karşın, yurttaşların vergilerinin şirketlere aktarılmaya devam ettiğini eleştirdi.
Onuncu madde, Türkiye Varlık Fonu’nun denetim raporlarının takvimini erteliyor. DEM Parti, sürenin uzatılmasını olumlu bulsa da, asıl sorunun fonun Sayıştay denetiminden muafiyeti olduğunu vurguladı. 245 milyar dolarlık bilançosuyla GSYH’nin %35’ine denk gelen fonun, Cumhurbaşkanı’nın atadığı denetçilerle şeffaf olmayan bir şekilde yönetildiğini savundu. Gerçek kamusal denetim için Sayıştay ve TBMM’nin devreye girmesi gerektiğini belirtti.
On birinci madde, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerinin Hazine’den aldığı malların iadesini düzenliyor. DEM Parti, kamu zararını önleme hedefini desteklese de, geçmişte iktidar yanlısı gruplara kaynak aktarıldığını hatırlatarak, düzenlemenin “adrese teslim” olabileceği şüphesini dile getirdi. Şehir Üniversitesi örneğini anımsatarak, hangi kesimlerin faydalanacağının açıklanmasını istedi.
On ikinci madde, Cumhurbaşkanı maaşını TBMM Başkanı maaşının %5 fazlasına bağlıyor ve emekli maaşını 142 bin 456 TL’ye yükseltiyor. DEM Parti, bu düzenlemenin yıllık 670 bin TL’lik maliyetine karşın, asgari ücretin 22 bin 104 TL, en düşük emekli maaşının 14 bin 469 TL olduğunu vurguladı. Milyonlarca yurttaşın açlık sınırı altında yaşadığı bir dönemde bu artışı adaletsiz buldu.
On dördüncü madde, DHMİ personelinin uçuş trafiğine bağlı prim almasını düzenliyor. DEM Parti, iyileştirme hedefini desteklese de, 12.500 personelden 9 bininin kapsam dışı bırakıldığını eleştirdi. Uçuş trafiğiyle ilgisi olmayan bazı personelin prim alırken, ilgili personelin dışlanmasının iş barışını bozacağını savundu. “Sağlık raporu” ve “ücretli izin” durumlarında prim kesintisini de eleştirerek, personelin hak kaybına uğrayacağını belirtti. Komisyonda verdikleri önergenin AKP-MHP oylarıyla reddedildiğini aktardı.
On beş ve on altıncı maddeler, doğum yardımını düzenliyor ve miktar ile usulleri Cumhurbaşkanı’na bırakıyor. DEM Parti, “Aile Yılı” çerçevesinde getirilen bu düzenlemeyi, kadınları doğurganlık üzerinden tanımlayan bir baskı aracı olarak gördü. TÜİK’in iş gücü ve cinsiyet eşitsizliği verilerine atıfta bulunarak, kadın istihdamının %36,6, 3 yaş altı çocuğu olan kadınlarda ise %28 olduğunu belirtti. Doğum yardımının içeriğinin belirsizliğini ve 2015’ten beri 300 TL’de kalan yardımın yetersizliğini eleştirdi. Parti, bu düzenlemenin kadınları iş gücünden uzaklaştırarak eve hapsetmeyi ve ucuz iş gücünü artırmayı hedeflediğini savundu. Kadınların özgür iradesine saygı duyulması, ücretsiz kreş ve eşitlikçi politikalar getirilmesi gerektiğini vurguladı.
DEM Parti, torba kanun teklifini, emekçilerin, emeklilerin ve kadınların acil sorunlarına çözüm üretmekten uzak bir düzenleme olarak nitelendirdi. İktidarın sermaye ve özel şirket lehine politikalar izlediğini, halkı yoksulluğa mahkum ettiğini savunan parti, teklifin geri çekilerek halkın önceliklerine odaklanılmasını talep etti. Şerh, Gülcan Kaçmaz Sayyiğit (Van) ve Hakkı Saruhan Oluç (Antalya) imzasıyla sunuldu.
İYİ Parti, TBMM’de 10 Mart 2025’te Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilen ve 18 maddeden oluşan torba kanun teklifine yönelik muhalefet şerhinde, hem usul hem de esas açısından ciddi eleştiriler getirdi. Parti, teklifin hazırlanış sürecindeki usul hatalarını, halkın acil beklentilerine yanıt vermemesini ve bazı maddelerdeki eksiklikleri vurguladı. Ayrıca, kendi “Refah Paketi” önerilerinin iktidar tarafından reddedilmesine tepki göstererek, çalışanların ve emeklilerin ekonomik koşullarını iyileştirecek düzenlemelerin engellendiğini savundu. İşte İYİ Parti’nin genel ve madde bazındaki görüşleri:
İYİ Parti, kanun teklifinin yasama sürecinde ciddi usul sorunları yaşandığını belirtti. Teklifin esas komisyonu Plan ve Bütçe Komisyonu olsa da, tali komisyonlar olan Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ile Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nun devre dışı bırakıldığını vurguladı. TBMM İçtüzüğüne göre, tali komisyonların teknik ve sektörel değerlendirmeler yaparak esas komisyona görüş sunması gerektiğini hatırlatan parti, bu sürecin hiçe sayılarak teklifin 12 Mart 2025’te yalnızca Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülüp kabul edildiğini eleştirdi. Bu durumun, yasama sürecinin yürütme organının dayatmasıyla şekillendiğini ve parlamento iradesini zayıflattığını savunan İYİ Parti, Meclisin temel fonksiyonlarının zedelendiğini ifade etti.
İYİ Parti, teklifin içeriğini genel olarak yetersiz bulduğunu ve bazı maddelerin sakıncalı olduğunu belirtti. Teklifin, çalışanların, emeklilerin ve diğer kesimlerin ekonomik kriz karşısındaki taleplerine yanıt vermediğini savunan parti, AKP’nin seçim öncesi verdiği sözleri unuttuğunu ve toplumun çığlıklarına kulak tıkadığını öne sürdü. Özellikle sporun desteklenmesi gibi olumlu görülen maddeler olsa da, Anadolu’daki gençlerin spor altyapısına erişimdeki eksikliklere dikkat çekildi. Parti, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın bütçesinde bu alana daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini vurgulayarak, spor tesislerinin kırsal alanlarda yaygınlaştırılması ve nitelikli antrenörlerle desteklenmesi gerektiğini savundu.
Teklifin, memur emeklilerine seyyanen zam, 3600 ek gösterge, EYT’de kademeli geçiş, staj ve çıraklık mağduriyetleri, vergi dilimlerinde adalet, taşeron işçilerin kadro talepleri ve Bağ-Kur prim gününün 7200’e düşürülmesi gibi vaatleri içermemesini eleştiren İYİ Parti, iktidarın halkın refahına duyarsız olduğunu belirtti. Parti, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun 12 Mart 2025’teki grup toplantısında sunduğu “Refah Paketi”nin, bu sorunlara çözüm getireceğini ancak AK Parti ve MHP tarafından reddedildiğini ifade etti.
Teklifin ilk maddesi, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bir CBK hükmünü kanunlaştırarak olimpik, paralimpik ve deaflimpik sporculara destek düzenliyor. İYİ Parti, sporun ve sporcunun desteklenmesini olumlu bulsa da, Anadolu’daki gençlerin spor altyapısına erişim eksikliğine dikkat çekti. Büyük şehirlerdeki spor salonları ve kulüplerin aksine, kırsalda tesis ve antrenör yetersizliği olduğunu belirten parti, Bakanlığın bu alanlara yatırım yapması gerektiğini savundu. Komisyonda bu görüşlerini dile getirdiklerini aktaran İYİ Parti, sporun yaygınlaşması için altyapının her yerde eşitlenmesi gerektiğini vurguladı.
İkinci ve üçüncü maddeler, mali müşavir odalarının genel kurul toplantı duyurularını internet sitesi üzerinden yapmasını düzenliyor. İYİ Parti, bu değişikliği genel olarak desteklese de, duyuruların internet sitesinde görünür bir yerde olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, üyelerin bilgilendirilmesi için e-posta ve SMS gibi ek bildirimlerin zorunlu kılınmasının faydalı olacağını savundu.
Dördüncü madde, meslek ruhsatnamesini kullandıran veya başka meslek mensubunun adını kullanarak işlem yapan mali müşavirlere meslekten çıkarma cezası getiriyor. İYİ Parti, sahteciliğin cezalandırılmasını desteklese de, yeni bir hüküm için hemen en ağır cezanın uygulanmasının doğru olmadığını belirtti. Parti, ilk aşamada uyarı, para cezası veya geçici meslekten men gibi kademeli cezalar önererek, cezanın tekrarlanan ihlallerde artırılmasının daha adil olacağını savundu.
Beşinci madde, karayolu taşımacılığında cezaları 10 kata, yabancı plakalı araçlarda 100 kata kadar artırıyor. İYİ Parti, cezaların kademeli olmasını olumlu bulsa da, uygulamanın dengesiz olduğunu belirtti. Özel otoyol işletmecilerinin tahsilat yükümlülüğünün kamuya devredildiğini ve hizmetin %60’ının genel bütçeye, %40’ının işletmeciye aktarılmasını eleştiren parti, kamu payının daha yüksek olması gerektiğini savundu. Komisyonda, KÖİ sisteminin devlete yükü ve kaçak geçiş verileri talep edilmiş, ancak yetkililerin detaylı bilgi vermekten kaçındığı belirtilerek şeffaflık eksikliği vurgulandı.
Yedinci madde, emekli cumhurbaşkanı maaşını 95 bin 200 TL’den 142 bin 456 TL’ye; on ikinci madde ise mevcut cumhurbaşkanı maaşını TBMM Başkanı maaşının %5 fazlasına bağlıyor. İYİ Parti, bu artışları, memur, işçi ve emekli maaşlarının eridiği bir dönemde “toplumsal vicdana aykırı” buldu. Toplumun geniş kesimlerinin zam beklediğini ancak önceliğin üst düzey maaşlara verilmesini eleştirdi.
Sekizinci madde, emekli bayram ikramiyesini 4 bin TL’ye çıkarıyor. İYİ Parti, bu artışı yetersiz bularak, ikramiyenin asgari ücretin yarısına (11 bin 52 TL) endekslenmesini önerdi. Komisyonda “Refah Paketi” paralelinde verdikleri önergenin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini belirten parti, ikramiyenin enflasyona karşı korunması ve hükümetin keyfi artışlarının önüne geçilmesi gerektiğini savundu.
Dokuzuncu madde, yabancı plakalı araçların otoyol geçiş ücretlerinin gümrükte tahsilini düzenliyor. İYİ Parti, tahsilatın kamuya devredilip gelirin %60’ının bütçeye, %40’ının özel işletmeciye aktarılmasını eleştirdi. Özel firmaların yükümlülüğünün kamuya kaydırıldığını ve kamu payının artırılması gerektiğini savunan parti, KÖİ sisteminin devlete yükü konusunda şeffaf bilgi verilmediğini belirtti.
Onuncu madde, Türkiye Varlık Fonunun denetim raporlarının takvimini düzenliyor. İYİ Parti, lafza itiraz etmese de, fonun şeffaf ve bağımsız denetlenmediğini eleştirdi. Fonun Sayıştay denetiminden muaf olduğunu, Cumhurbaşkanı tarafından atanan denetçilerin tarafsızlığını sorgulayan parti, gerçek bir kamusal denetim gerektiğini savundu.
On birinci madde, kapatılan vakıf üniversitelerine bedelsiz tahsis edilen Hazine mallarının iadesini düzenliyor. İYİ Parti, kamu zararını önleme hedefini desteklese de, tahsislerin boyutunun ve hangi üniversitelerin etkileneceğinin açıklanmadığını belirtti. Şeffaflık talep eden parti, bu konuda detaylı inceleme gerektiğini vurguladı.
On dördüncü madde, DHMİ personeline EUROCONTROL gelirlerinden prim getiriyor. İYİ Parti, döviz girişini ve personel maliyetinin azalmasını olumlu bulsa da, primlerin hakkaniyetli dağıtılmadığını savundu. Fransa’nın 1,5 milyar euro, Türkiye’nin 497 milyon euro aldığını belirterek, Türk hava sahasının hakkının alınması gerektiğini vurguladı. Primlerin eşit dağıtımı için ikincil mevzuat öneren parti, çalışma barışının korunması gerektiğini ifade etti.
On beş ve on altıncı maddeler, doğum yardımını düzenleyerek miktar ve usulleri Cumhurbaşkanı’na bırakıyor. İYİ Parti, doğum oranlarını artırma hedefini desteklese de, yardımın belirsizliğini eleştirdi. Hukuki güvenlik ilkesine aykırı bulan parti, sosyal yardımların kanunla düzenlenmesi gerektiğini savundu. 1 Ocak 2025 öncesi doğan çocukları kapsam dışı bırakmanın adaletsiz olduğunu belirterek, kapsamın genişletilmesi için verdikleri önergenin reddedildiğini aktardı.
İYİ Parti, “Çalışanların ve Emeklilerin Geçim Koşullarının İyileştirilmesi Amacıyla” sunduğu “Refah Paketi”nin, torba kanun görüşmelerinde AK Parti ve MHP tarafından reddedilmesine tepki gösterdi. Paket, şu düzenlemeleri içeriyordu:
Parti, bu önerilerin bütçeye etkisinin analiz edildiğini ve finansmanın mümkün olduğunu belirterek, iktidarın kaynak eksikliği değil, adil yönetim eksikliği sorunu yaşadığını savundu.
İYİ Parti, teklifin bazı maddelerini desteklese de, usul hataları, halkın beklentilerine duyarsızlık ve “Refah Paketi”nin reddi nedeniyle karşı oy kullandı. Çalışanların, emeklilerin ve toplumun refahı için mücadele etmeye devam edeceğini vurgulayan şerh, Ayyüce Türkeş Taş (Adana) ve Erhan Usta (Samsun) imzasıyla sunuldu.
Yeni Yol Partisi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna sunulan 18 maddelik torba kanun teklifine yönelik muhalefet şerhinde, yasama sürecindeki antidemokratik uygulamaları, halkın acil ihtiyaçlarına duyarsızlığı ve bazı maddelerdeki hukuki belirsizlikleri sert bir dille eleştirdi. Parti, teklifin geniş kapsamına rağmen şeffaf ve katılımcı bir şekilde tartışılmadığını, iktidarın popülist ve keyfi politikalarla hareket ettiğini savundu. İşte Yeni Yol Partisi’nin genel ve madde bazındaki görüşleri:
Yeni Yol Partisi, torba kanun yöntemini, yasama süreçlerinin demokratik niteliğini zayıflatan bir yaklaşım olarak nitelendirdi. Teklifin, spor politikalarından mali düzenlemelere, sosyal yardımlardan enerji piyasasına kadar 12 farklı kanunda değişiklik içerdiğini belirten parti, bu çeşitliliğin konuların derinlemesine müzakere edilmesini engellediğini ve denetim mekanizmalarını işlevsiz hale getirdiğini vurguladı. Gerekçede hukuki boşlukların doldurulması ve toplumsal refahın artırılması hedeflense de, Yeni Yol Partisi’ne göre teklif, kamu yararından çok belirli çevrelerin çıkarlarını gözetiyor ve halkın temel sorunlarına çözüm sunmuyor.
Parti, iktidarın Anayasa Mahkemesi kararlarını yeniden düzenleme çabasını eleştirerek, bu düzenlemelerin yargı kararlarının özüne uygun olup olmadığının tartışmalı olduğunu belirtti. İktidarın, muhalefetin katkılarını yok saydığını ve TBMM’nin itibarını zedelediğini savunan Yeni Yol Partisi, 2018’deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin yasama süreçlerini yürütmenin kontrolüne verdiğini, bu durumun hukuki ve idari sorunları artırdığını ifade etti. Emeklilerin, çalışanların ve gençlerin ekonomik kriz içindeki taleplerine yanıt verilmediğini vurgulayan parti, sosyal yardımların kısa vadeli ve popülist çözümler sunduğunu, uzun vadeli bir sosyal devlet anlayışından uzak olduğunu belirtti.
Birinci madde, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği bir CBK hükmünü kanunlaştırarak, 8 bin olimpik, paralimpik ve deaflimpik sporcuya beslenme, barınma ve harçlık desteği öngörüyor. Yeni Yol Partisi, sporcuların mali güvencesini olumlu bulsa da, “8 bin sporcu” ibaresinin sabit bir sınır olarak hukuki sorumluluk doğurduğunu eleştirdi. Bu sayının “8 bine kadar” şeklinde esnetilmesini öneren parti, aksi halde idarenin kanunu uygulamaması durumunda suç işleyeceğini ve soruşturma riski doğacağını belirtti. İktidarın, makul eleştirilere kulak tıkadığını ve sistemin hukuki hatalarla dolu olduğunu savundu.
İki ve üçüncü maddeler, mali müşavir odalarının genel kurul duyurularını taahhütlü posta yerine internet sitesinden yapmasını düzenliyor. Yeni Yol Partisi, bu dijital dönüşümü maliyet ve hız açısından desteklese de, şeffaflık ve katılım sorunlarına dikkat çekti. Duyuruların internet sitesinde görünür bir yerde yayınlanması ve e-tebligat, SMS, e-posta gibi ek bildirimlerle desteklenmesi gerektiğini savunan parti, 134 bin 336 meslek mensubunun tam bilgilendirilmesinin demokratik katılım için şart olduğunu belirtti.
Dördüncü madde, meslek ruhsatını kötüye kullanan mali müşavirlere meslekten çıkarma cezası getiriyor. Yeni Yol Partisi, meslek etiğini koruma hedefini olumlu bulsa da, iş yükü artan meslek mensuplarının sorunlarına çözüm getirilmediğini eleştirdi. Kamu kurumları arasında otomasyon sağlanarak beyanname yükünün hafifletilmesi, Avrupa’daki uygulamalar örnek alınarak itibarlarının artırılması gerektiğini önerdi.
Beşinci madde, Karayolu Taşıma Kanununda cezaları 17 ila 170 kat artırarak alt-üst sınırlar getiriyor. Yeni Yol Partisi, caydırıcılığı desteklese de, geniş ceza aralığının keyfi uygulamalara yol açabileceğini belirtti. Yönetmelikle somut kriterler belirlenmezse, uygulamanın adil olmayacağını savunan parti, hataların telafisinin zor olacağı uyarısında bulundu.
Altıncı madde, vergi kaçakçılığı incelemesi süren tesislere lisans verilmesini bir yılla sınırlıyor. Yeni Yol Partisi, Anayasa Mahkemesi’nin teşebbüs özgürlüğü kararına uyumu olumlu görse de, “vergi incelemesi görevi bulunduğu” ibaresinin geniş ve keyfi olduğunu eleştirdi. “İncelemeye başlandığı tarih” şeklinde düzenlenmesini öneren parti, mükellef mağduriyetlerinin önüne geçilmesini istedi.
Yedinci madde, emekli cumhurbaşkanı maaşını sabit bir göstergeyle 142 bin 456 TL’ye yükseltiyor. Yeni Yol Partisi, bu artışı, emeklilerin ve çalışanların geçim sıkıntısı çektiği bir dönemde adaletsiz buldu. Toplumsal refah yerine üst düzey maaşlara öncelik verilmesini eleştirdi.
Sekizinci madde, bayram ikramiyesini 4 bin TL’ye çıkarıyor. Yeni Yol Partisi, 2018’de asgari ücretin %62’si olan ikramiyenin 2025’te %18’e gerilediğini belirterek, 13 bin 792 TL olması gerektiğini savundu. İkramiyenin “Yeniden Değerleme Oranı”na bağlanarak üç ayda bir ödenmesini ve en az asgari ücret düzeyinde olmasını öneren parti, mevcut düzenlemeyi “sadaka” olarak niteledi. Emeklilerin adil ve sürdürülebilir bir gelire kavuşması gerektiğini vurguladı.
Dokuzuncu madde, yabancı plakalı araçların otoyol ücretlerini gümrükte tahsil ediyor. Yeni Yol Partisi, suiistimalleri önleme hedefini desteklese de, gelirin %40’ının özel işletmecilere aktarılmasını eleştirdi. Ayrıca, gurbetçilerin araç muayene sorununa değinen parti, ülkeler arası mutabakatla muayenelerin geçerli kılınmasını önerdi.
Onuncu madde, Türkiye Varlık Fonu’nun denetim raporlarının süresini uzatıyor. Yeni Yol Partisi, bu düzenlemeyi şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkesine aykırı buldu. Fonun, Cumhurbaşkanı tarafından yönetildiğini ve bağımsız denetime kapalı olduğunu belirten parti, raporların doğrudan TBMM’ye sunulması ve denetim yetkisinin güçlendirilmesi gerektiğini savundu. Süre uzatımının, kamuoyunun bilgilendirilmesini geciktirdiğini ve güveni zedelediğini ifade etti.
On birinci madde, kapatılan vakıf üniversitelerinin Hazine mallarını geri devrini düzenliyor. Yeni Yol Partisi, kamu zararını önleme hedefini desteklese de, tasfiye süreci olmadan devrin hukuki güvenliği zedelediğini ve vakıfların mülkiyet hakkını ihlal edebileceğini belirtti. Eğitimde özel sektör yatırımlarını caydırabileceği uyarısında bulundu.
On ikinci madde, cumhurbaşkanı maaşını TBMM Başkanı maaşının %5 fazlasına bağlıyor. Yeni Yol Partisi, bu düzenlemeyi, halkın ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde gereksiz ve adaletsiz buldu.
On üçüncü madde, üst düzey kamu görevlilerinin tazminatlarını düzenliyor. Yeni Yol Partisi, teknik bir düzenleme olduğunu kabul etse de, kamu personel rejiminde kapsamlı bir reforma ihtiyaç olduğunu vurguladı. Mevcut durumun, personelin özel sektöre yönelmesine ve hizmet kalitesinin düşmesine yol açtığını belirtti.
On dördüncü madde, DHMİ personeline uçuş trafiğine bağlı prim getiriyor. Yeni Yol Partisi, döviz girişini desteklese de, primlerin tüm personeli kapsamadığını ve iş barışını bozacağını savundu. Elektronik personelin diğer teknik personelden iki kat fazla prim aldığını, Danıştay kararına rağmen eşitlik sağlanmadığını belirten parti, primlerin adil dağıtılması için öneride bulundu. Teknik personelin performans ödemesinin 56 bin 277 TL’ye yükseltilmesini isteyen parti, aksi halde maddenin geri çekilmesini talep etti.
On beş ve on altıncı maddeler, doğum yardımını Cumhurbaşkanı yetkisine bırakıyor. Yeni Yol Partisi, 2015’te anlamlı olan yardımın enflasyonla eridiğini ve yeni düzenlemenin belirsiz olduğunu eleştirdi. “Aile Yılı” kapsamında popülist bir adım olarak görülen bu değişikliğin, TBMM’nin yetkisini devrettiğini ve şeffaflıktan uzak olduğunu savunan parti, yardımın kanunla düzenlenmesini ve nüfus artışına gerçek katkı sağlamasını istedi. Mevcut haliyle yardımın siyasi bir araç olduğunu belirtti.
Yeni Yol Partisi, teklifin bazı olumlu yönlerini kabul etse de, demokratik katılımı zayıflattığını, halkın sorunlarına çözüm getirmediğini ve hukuki belirsizlikler yarattığını belirterek karşı çıktı. Teklifin, geniş mutabakatla ve şeffaf bir şekilde tartışılması gerektiğini vurgulayan şerh, Sadullah Kısacık (Adana) imzasıyla sunuldu.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.