En Çok Tartışılan: Milli parklarda özel işletme ve mahkeme kararı olmadan yıkım yetkisi
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7576 sayılı kanun olarak yasalaştı.
306milletvekili oy kullandı
238 kabul, 68 ret, 0 çekimser
286 milletvekili oylamaya katılmadı.
| Parti ya da Grup | Kabul | Ret | Çekimser | Katılmadı |
|---|---|---|---|---|
| AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi | 215 | 0 | 0 | 60 |
| Bağımsız | 3 | 1 | 0 | 5 |
| CHPCumhuriyet Halk Partisi |
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
Bağımsız
Veriler 11 Mart 2026 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu, 50'si milli park olmak üzere Türkiye'nin korunan alanlarının yönetimini kökten değiştirecek bir kanun teklifini kabul etti. 30 maddelik teklif, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne (DKMP) geniş yetkiler verirken, muhalefet "doğanın talana açıldığı" gerekçesiyle sert tepki gösterdi.
Teklif 17 Şubat tarihli TBMM Birleşiminde görüşülmeye başlandı.
Ankara - Sivas Milletvekili Rukiye Toy ve Konya Milletvekili Mehmet Baykan ile 54 milletvekilinin imzasını taşıyan "Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", 15 Ekim 2025'te Tarım Komisyonu'nda görüşüldü. Yaklaşık 8 saat süren maraton görüşmelerin ardından teklif, iki maddede yapılan küçük değişikliklerle kabul edildi.
Teklifin temel amacı, 175 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden yapılandırılan DKMP'nin yeni statüsüne uyum sağlanması. Ancak düzenleme, bunun çok ötesine geçerek milli parklar, tabiat parkları, sulak alanlar ve yaban hayatı sahalarının yönetim, denetim ve işletilmesinde köklü değişiklikler öngörüyor.
Teklifin en dikkat çekici maddeleri, korunan alanlarda özel sektörün rolünü artırıyor. 5. madde ile milli park ve tabiat parklarında "kamu yararı ve zaruret" halinde ulaşım, enerji nakil hatları, petrol ve doğalgaz boru hatları, trafo, haberleşme, termal su gibi altyapı tesislerinin özel şirketlerce yapılmasına izin verilebilecek. Üstelik içme suyu temininde "aciliyet" durumunda, uzun devreli gelişme planı şartı aranmayacak; tesis yapıldıktan sonra plana işlenecek.
Altıncı madde ile DKMP, korunan alanlardaki tesisleri doğrudan işletebileceği gibi "işlettirme" yoluyla özel sektöre de devredebilecek. Yapılaşma koşulları ise Genel Müdürlükçe çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Belki de en sert tartışmalara yol açan 7. madde, kaçak yapılarla mücadeleyi düzenliyor. Mevcut durumda mahkeme kararı gerektiren yıkım işlemi, teklifle birlikte "hiçbir karar alınmasına lüzum kalmaksızın" DKMP tarafından derhal yapılabilecek. Üstelik yıkım yerine "ihtiyaç görüldüğü takdirde değerlendirilme" seçeneği de bulunuyor.
Dokuzuncu madde ile DKMP'ye döner sermayeli işletme kurma yetkisi veriliyor. Sermaye miktarını beş katına kadar artırma yetkisi ise Cumhurbaşkanı'na ait olacak. 10. madde ile kurumun gelir kalemleri yeniden tanımlanırken, idari para cezalarının yüzde 25'i doğrudan DKMP bütçesine aktarılacak.
Avcılıkla ilgili düzenlemeler de teklifin önemli ayaklarından. 20. madde ile av malzemesi satışlarından alınan yüzde 2'lik katılım payının yüzde 50'si DKMP döner sermayesine aktarılacak. Ancak asıl tartışma 24 ve 25. maddelerde yaşanıyor. Mevcut kanunda kaçak avcılıkta süresiz belge iptali öngörülürken, yeni düzenleme ile bu ceza "iki yıl süreyle belge verilmeme"ye dönüşüyor. Üstelik geçmişte belgesi iptal edilenlere, cezalarını ödemeleri ve beş yıl içinde başvurmaları halinde yeniden belge alma imkanı tanınıyor.
Teklifin başlıca düzenlemelerini tek tek oylayabilirsin.
Biyolojik çeşitlilik, sulak alanlar ve nesli tükenen türlerin korunması kapsamındaki denetim yetkileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alınıp Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne devredilmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Biyolojik çeşitlilik, sulak alanlar ve nesli tehlikedeki türlerle ilgili ihlallerde yaptırım uygulama yetkisi ve dava muhatabı DKMP olmalıdır.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Turizm bölgelerinde hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hem de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın görüşü yerine sadece DKMP'nin olumlu görüşü aranmalıdır.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Milli park ve tabiat parklarında "kamu yararı ve zaruret" halinde ulaşım, enerji nakil hatları, petrol ve doğalgaz boru hatları, trafo, haberleşme, termal su gibi altyapı tesislerinin özel şirketlerce yapılmasına izin verilebilmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Koruma alanlarındaki tesislerin özel sektöre işlettirilmesine müsaade edilmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
| 0 |
| 35 |
| 0 |
| 103 |
| DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi | 0 | 11 | 0 | 45 |
|---|
| İYİ Parti | 0 | 9 | 0 | 21 |
|---|
| MHPMilliyetçi Hareket Partisi | 20 | 0 | 0 | 26 |
|---|
| Yeni YolYeni Yol Partisi | 0 | 12 | 0 | 8 |
|---|
Oy Kullanmayan Gruplar: DBP, DP, DSP, EMEP, HÜDA PAR, SAADET, TİP, YRP
|
| Toplam | 238 | 68 | 0 | 286 |
|---|
CHPCumhuriyet Halk Partisi
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
İYİ Parti
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
Yeni YolYeni Yol Partisi
Komisyon görüşmelerinde söz alan CHP, DEM Parti ve diğer muhalefet milletvekilleri, teklifi tüm yönleriyle eleştirdi. Muhalefet partileri, şerh metinlerinde, düzenlemenin "milli parkları koruma alanı olmaktan çıkarıp işletme alanına dönüştürdüğü" vurguladılar.
Muhalefetin yaptığı itirazların başında usul tartışmaları geldi. Teklif, dört ayrı komisyona havale edilmesine rağmen tali komisyonlarda görüşülmedi. Sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve üniversitelerden görüş alınmadı. Bu durum, "yasa yapım sürecinin aceleye getirildiği" eleştirilerine yol açtı.
Anayasa'ya aykırılık iddiaları da şerhlerde geniş yer buldu. Özellikle 7. maddedeki mahkeme kararı olmaksızın yıkım yetkisi, Anayasa'nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi, 35. maddedeki mülkiyet hakkı ve 125. maddedeki yargı denetimi hükümlerine aykırı bulundu. Muhalefet, Anayasa Mahkemesi'nin 2024 tarihli bir kararına atıfla, yıkım gibi ağır sonuçlu idari işlemlerde etkili başvuru yolunun mutlaka tanınması gerektiğini hatırlattı.
Beşinci maddedeki "kamu yararı ve zaruret" ifadeleri ise muhalefet partileri tarafından "muğlak ve suiistimale açık" olarak nitelendirildi. Muhalefet şerhinde, Atatürk Orman Çiftliği, Kazdağları ve Munzur Vadisi örnekleri verilerek, benzer kavramların geçmişte rant projelerini meşrulaştırmak için kullanıldığı belirtildi.
Anayasa'nın 169. maddesinin ormanların devletçe yönetilmesini öngördüğü hatırlatılarak, 6. maddedeki "işlettirilir" ifadesiyle özel şirketlere devrin önünün açıldığı kaydedildi.
Personel düzenlemeleri de eleştirilerden nasibini aldı. 3. madde ile ihdas edilen "alan kılavuzu" ve "av ve doğa koruma memuru" tanımlarında, bu personelde aranacak niteliklerin kanunla değil yönetmelikle belirlenmesi, Anayasa Mahkemesi'nin daha önce iptal ettiği bir düzenlemeyi yeniden getirmekle eleştirildi. (AYM, E.2021/47, K.2023/151)
DEM Partili Nejla Demir'in imzasını taşıyan ayrı bir şerhte, teklifin "milli parklardan sermaye parklarına" dönüşümün hukuki altyapısını hazırladığı ifade edildi. Şerhte, Marmaris Kızılbük'teki Sinpaş oteli, Kazdağları'ndaki maden arama faaliyetleri ve Munzur Vadisi'ndeki ruhsatlar örnek gösterilerek, fiili durumun yasallaştırılmaya çalışıldığı savunuldu.
Teklifin ilk imza sahibi Rukiye Toy, komisyondaki sunumunda düzenlemenin çağın gereklerine uygun olduğunu savundu. Teklif sahipleri genel gerekçede "Ziyaretçi sayısı yılda 70 milyona ulaştı. Bu alanların etkin yönetimi, alt ve üstyapı tesislerinin hızla tamamlanması gerekiyor. Teklif, koruma-kullanma dengesini gözetiyor" şeklinde açıklamalarda bulundu.
AK Partili milletvekilleri, özellikle avcılıkla ilgili düzenlemelerin caydırıcılığı artırdığını, süresiz iptal yerine getirilen iki yıllık men cezasının eğitim ve rehabilitasyonla birleştiğini belirtti. Ayrıca, elde edilecek gelirlerin doğrudan koruma faaliyetlerine harcanacağı vurgulandı.
Teklif, Tarım Komisyonu'ndan geçti. Sırada Genel Kurul görüşmeleri var. Muhalefet partileri, Anayasa'ya aykırılık iddialarını Genel Kurul'da da dile getireceklerini ve gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini açıkladı.
Türkiye Ormancılar Derneği, TEMA Vakfı gibi sivil toplum kuruluşları da teklife karşı çıkarak, "korunan alanların gelecek nesillere aktarılması görevinin ticarileştirilemeyeceği" uyarısında bulundu.
17 Şubat'ta Genel Kurul'da görüşülmeye başlanan teklifin yasalaşması halinde, Türkiye'nin 50 milli parkı, 274 tabiat parkı, 136 sulak alanı ve 85 yaban hayatı geliştirme sahasında yeni bir dönem başlayacak.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.