TBMM Genel Kurulu, altı ayrı kanunda değişiklik öngören "Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ni 30 Temmuz 2026'da kabul etti. Üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere dönüş hakkından son sınıf öğrencilerine iki ek sınava, parayla tez yazdıranlara verilecek adli para cezasından sahte diploma suçlarına, emekli öğretim üyelerinin 75 yaşına kadar çalışmasından vakıf üniversitelerine uygulanacak yaptırımlara kadar geniş bir alana dokunuyor. Genel Kurul görüşmeleri sırasında en çok tartışılan iki madde ise metinden çıkarıldı.
Kanun Neyi Amaçlıyor?
Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt ve Kocaeli Milletvekili Sadettin Hülagü öncülüğünde 2 Temmuz 2026'da Meclis'e sunulan teklif, tek bir konuyu değil yükseköğretim sisteminin işleyişini bütün olarak ilgilendiriyor. Ağırlık merkezi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu; bunun yanında Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu, Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi Kanunu ile Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu da değişiyor. Teklif Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da da değişiklik öngörüyordu; ilgili madde Genel Kurulda tekliften çıkarıldı.
Düzenlemenin itici gücü büyük ölçüde yargısal. Anayasa Mahkemesi'nin iki iptal kararı, biri öğretim elemanlarının disiplin soruşturmasında savunma hakkına, diğeri vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak yaptırımlara ilişkin, metnin en teknik maddelerinin doğrudan gerekçesini oluşturuyor. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar da komisyon görüşmelerinde, düzenlemenin "yükseköğretim sistemine ilişkin kapsamlı bir reform niteliği taşımadığını", uygulamada karşılaşılan ihtiyaçların giderilmesine ve mahkeme kararları doğrultusunda yasal boşlukların doldurulmasına yöneldiğini ifade etti.
Teklif, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda 14-15 Temmuz'da yaklaşık 14 saat süren tek bir oturumda değişikliklerle kabul edildi; 30 Temmuz'da Genel Kurul'dan geçti. Kanun 9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi; öğrenci affının dört aylık başvuru süresi bu tarihten itibaren işliyor.
Genel Kurulda İki Tartışmalı Madde Metinden Çıkarıldı
Komisyondan geçen metnin en çok eleştirilen iki hükmü Genel Kurulda önergelerle tekliften çıkarıldı.
Birincisi, öğretim elemanlarının atanmadan önce güvenlik soruşturmasına tabi tutulmasıydı. Bugün öğretim elemanı adaylarına, kamu görevine girecek herkes gibi, yalnızca arşiv araştırması yapılıyor. Komisyon metni, öğretim elemanlarını Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun ikinci fıkrasına ekleyerek arşiv araştırmasının yanına bir de güvenlik soruşturması koyuyordu; yani öğretmenler, kolluk ve istihbarat personeli gibi daha kapsamlı bir incelemeye tabi hale getiriyordu. Dört muhalefet şerhi bloğunun tamamı bu maddeye itiraz etmiş, akademik özerklik ve fişleme gerekçesiyle çıkarılmasını istemişti. Madde Genel Kurulda metinden çıkarıldı; öğretim elemanlarının atanma rejiminde bu yönden bir değişiklik olmuyor.
İkincisi, yükseköğretim kurumları ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi yapanlara döner sermaye gelirinden pay verilmemesini açıkça yasaklayan hükümdü. Anayasa Mahkemesi 2022'de verdiği bir bireysel başvuru kararında, bu ödemeyi yasaklayan açık bir kanun hükmü bulunmadığını belirtmiş ve derece mahkemelerinin mevzuatı anayasal ilkeler ışığında yorumlaması gerektiğini söylemişti. Muhalefet, teklifin bu kararın etkisini ortadan kaldırdığını savunuyordu. Bu madde de Genel Kurulda metinden çıkarıldı.
Öğrenci Affı: Kimler Yararlanabilecek?
Kanunun kamuoyunda en çok ilgi gören düzenlemesi bu. Hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenim görürken kendi isteğiyle ayrılanlar dahil, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazandığı halde kayıt yaptırmayanlar, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren dört ay içinde ilişiğinin kesildiği ya da kayıt hakkı kazandığı üniversiteye başvurarak 2026-2027 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.
Kapsam dışında kalanlar var. Terör suçu, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu imal ve ticareti suçlarından mahkum olanlar; sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler veya kayıt sırasında sahte belge verenler; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndaki telif suçlarından mahkum olanlar; terör örgütlerine ya da Milli Güvenlik Kurulu'nca milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapılara üyeliği, mensubiyeti, iltisakı yahut irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler yararlanamayacak. Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Milli Savunma Üniversitesi'ne bağlı harp okulları ve astsubay meslek yüksekokulları ile bu kurumların nam ve hesabına başka üniversitelerde okurken ilişiği kesilenler de kapsam dışı.
Teklifte yer alan "daha önce bu kapsamda tanınan haklardan yararlanmamış olmak" şartı komisyon aşamasında metinden çıkarıldı ve kanunlaşan metinde yer almıyor; önceki öğrenci aflarından yararlanmış olanlar da başvurabiliyor.
Kanun iki kolaylık getiriyor. Ayrıldığı üniversiteye kayıt yaptıranlardan, giriş yılı itibarıyla aynı türden taban puana sahip olanlar başka bir diploma programına yatay geçiş isteyebilecek; kontenjan, programdaki öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşullarına göre senatolarca belirlenecek. Öğrenci statüsü kazananlar ayrıca başvurmaları halinde Anadolu, Ankara, Atatürk ve İstanbul üniversitelerinin açık öğretim programlarına yatay geçiş yapabilecek. Askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu'na göre yürüyecek; kanunun yürürlüğe girdiği tarihte askerde olanlar terhislerini izleyen iki ay içinde başvurabilecek.
Son Sınıfta Kalanlara İki Ek Sınav, İntörnlere Tamamlama Hakkı
Azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya hiç alamadıkları teorik ve uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav ya da tekrar hakkı veriliyor. Buradaki genişleme, hakkın yalnızca başarısız olunan derslerle sınırlı olmaktan çıkıp alınmamış derslere de yayılması.
İkinci ve tıp, diş hekimliği, eczacılık gibi bölümler için kritik olan yenilik ise uygulamalı eğitimle ilgili. Teorik derslerini bitirmiş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlüğe hiç başlamamış, başlayıp tamamlamamış ya da başarısız olmuş öğrencilere bu eğitimlerini tamamlama imkanı tanınıyor. İntörnlük dönemi ek sınav hesabının dışında tutuluyor. Esasları belirleme yetkisi Yükseköğretim Kurulu'nda.
Kanun bir sınırı da açıkça çiziyor: azami süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek. Muhalefet şerhlerinde bu ayrımın nesnel bir gerekçeye dayanmadığı, ayrıca gecikmenin öğrenciden mi kurumdan mı kaynaklandığının ayrıştırılmadığı savunuldu.
Parayla Tez Yazdırmak: Meslekten Çıkarma, Diploma İptali ve Ağır Para Cezası
Anket uygulaması ve veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında, ücretli ya da ücretsiz olarak kısmen veya tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı projeyle ön lisans, lisans, lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak ve bu yolla kazanılan derece ve unvanlar geri alınacak.
Yaptırım bununla kalmıyor. Bu tür çalışmaları başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek; fiil bunu meslek edinmiş kişilerce işlenirse ceza 10 bin günden 20 bin güne çıkacak. Bu çalışmaları kullanarak derece veya unvan alanlara da 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası uygulanacak. Bu maddeler hapis cezası öngörmüyor, yalnızca adli para cezası getiriyor.
Muhalefet şerhlerinde bu düzenlemenin iki eksiğine dikkat çekildi: "kısmen yapmak" ve "aracılık etmek" ifadelerinin danışmanlık, editörlük veya istatistiksel analiz gibi meşru akademik desteklerle sınırının çizilmemesi ve yapay zeka kullanımına ilişkin hiçbir beyan veya sorumluluk düzeninin getirilmemesi.
Sahte Diploma ve İzinsiz Program Açmak Suç Oluyor
Yurt dışında bulunan bir eğitim kurumu adına hareket ederek Türkiye'de mevzuata aykırı biçimde ön lisans, lisans ya da lisansüstü program açanlar veya yürütenler, aynı şekilde mevzuata aykırı olarak Türkiye'de yükseköğretim kurumu açanlar veya işletenler iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Bu kurum ve fiillerin tanıtımını yapanlara ise bir yıldan üç yıla kadar hapis ve 50 günden 500 güne kadar adli para cezası verilecek.
Ayrıca Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifikayı sahte olarak düzenleyen ve düzenletenlerin Türk Ceza Kanunu'nun "resmi belgede sahtecilik" hükmüne göre cezalandırılacağı açıkça yazıldı.
Emekli Hocalar 75 Yaşına Kadar Çalışabilecek, Karar YÖK'te
Öğretim üyeleri için emeklilik yaş haddi 67 olmaya devam ediyor. Ancak yaş haddini dolduranların sözleşmeli olarak çalıştırılmasında iki şey değişiyor. Sözleşme süresi birer yıldan ikişer yıla çıkıyor; daha önemlisi karar mercii kayıyor: eskiden "yükseköğretim kurumunun teklifi ve YÖK'ün onayı" ile yapılan işlem, artık "yükseköğretim kurumunun görüşü ve YÖK'ün kararı" ile yapılacak. Üstüne, bu kapsamda çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya üniversite bazında sınırlandırma yetkisi YÖK'e veriliyor. Muhalefetin merkeziyetçilik eleştirisi ağırlıklı olarak bu maddeye yönelikti.
Buna bağlı bir geçici madde de var: 67 yaşını doldurmuş, tıpta ve diş hekimliğinde uzman olup devlet üniversitelerinde çalışmış öğretim üyeleri, kanunun yürürlüğünden itibaren üç yıl içinde ihtiyacı olan bir üniversiteye başvurmaları halinde sözleşmeli çalıştırılabilecek. Bu, normalde yaş haddinden önce başvurmuş olma şartını sağlamadığı için sistemin dışında kalanlara bir dönüş kapısı açıyor. Üst sınır 75 yaş. Şerhlerde bu imkanın yalnızca tıp ve diş hekimliğine tanınmasının, diğer disiplinlerdeki öğretim üyeleri açısından eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.
Yurt dışı görevlendirmede de bir genişleme var: Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Toplulukları'ndaki kurumlardan resmi davet alan öğretim elemanlarına üç yılı aşmamak üzere aylıklı izin verilebiliyordu; uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerin yanına artık YÖK'ün taraf olduğu protokoller gereği yurt dışında açılan programlar da eklenerek bu sürenin beş yıla kadar uzatılabileceği kurumlar çoğaltılıyor.
Disiplin Soruşturmasında Savunma Hakkı Yeniden Yazıldı
Anayasa Mahkemesi, öğretim elemanlarının disiplin soruşturmasında savunma usulünü düzenleyen hükmü 2022'de iptal etmişti. Kanun bu boşluğu doldururken somut güvenceler getiriyor: soruşturmacının göndereceği ifadeye davet yazısında iddiaların neler olduğu açıkça belirtilecek ve yedi günden az olmamak üzere süre verilecek. Disiplin cezası vermeye yetkili makamın savunmaya davet yazısında ise hangi eylemin teklife esas alındığı ve buna karşılık gelen cezanın ne olduğu bildirilecek, yine en az yedi gün süre tanınacak. Yazıda ayrıca soruşturulana savunmasını yapmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.
Muhalefet şerhlerinde bu düzenlemenin yeterli olmadığı; belgelenebilir mazeret halinde sürenin durması, tanık dinletme, örnek alma ve gerekçeli karar gibi güvencelerin metne girmediği savunuldu.
Vakıf Üniversitesi Kapanırsa Öğrenciler Ne Olacak?
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrasında, vakıf yükseköğretim kurumlarına uygulanacak yaptırımlar kademelendiriliyor. Fiil ve işlemlerin ağırlığına göre sırayla uyarma veya uyarma ve düzeltme isteme, yeni akademik birim kurma ve program açma taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve nihayet faaliyet izninin kaldırılması uygulanabilecek.
Faaliyet izninin geçici durdurulmasına yol açan gerekçeleri kurucu vakıf üç yıl içinde ortadan kaldıramazsa ve durumun süreklilik arz ettiği anlaşılırsa faaliyet izni kaldırılacak. Kurumun veya kurucu vakfın mali yapısı eğitimi sürdüremeyecek kadar bozulur ve bu durum kalıcı hale gelirse, üniversite faaliyet izni kaldırılarak garantör üniversiteye ya da YÖK'ün uygun bulacağı aynı ildeki bir devlet üniversitesine devredilecek. Devralan üniversite, öğrencilerin eğitim maliyetini devraldığı öğrenci ücretleri ve teminat hesabından karşılayacak; kamu kaynağı kullanmayacak.
Bir diğer düzenleme, tıp fakültesi olup kendisine ait hastanesi bulunmayan vakıf üniversitelerine ilişkin. İmar iptali veya yargı süreci gibi zorunlu sebeplerle hastane inşaatına başlayamayan ya da başlayıp bitirememiş olanlar ile hastane mülkiyeti, irtifak hakkı veya işletme hakkını devralma sürecini tamamlayamayanlara 30 ay ek süre veriliyor. Bu sürenin sonunda şartları sağlamayan tıp fakültelerinin öğrencileri YÖK tarafından garantör üniversiteye veya belirlenecek bir devlet üniversitesine aktarılacak. Dört muhalefet şerhinin tamamı bu maddeye itiraz etti; kurala uyan üniversiteler aleyhine haksız rekabet yarattığı ve "gibi zorunlu sebepler" ifadesinin idareye ölçütsüz bir takdir alanı bıraktığı savunuldu.
Vakıf üniversitelerine ilişkin bir teşvik de genişliyor: personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesi için aranan, "toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması" şartı kaldırılıyor.
Diğer Düzenlemeler
Kanun bunların yanında pek çok kurumsal değişiklik içeriyor. Vakıf yükseköğretim kurumlarının mevzuata aykırı fiil ve işlemlerine, ağırlık derecesine göre uyarma, yeni birim ve program taleplerinin askıya alınması, öğrenci kontenjanının kısıtlanması veya öğrenci alımının durdurulması, faaliyet izninin geçici olarak durdurulması ve faaliyet izninin kaldırılması gibi kademeli önlem ve yaptırımlar uygulanacak.
Üniversite hastaneleri cephesinde, Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullanılan sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak, ilgili üniversitede yürütülen bilimsel araştırma projeleri için merkezi yönetim bütçesinden üniversite bütçesine ödenek tahsis edilecek. Bir tesisin birden fazla üniversiteyle protokolü varsa oran, görevlendirilen öğretim elemanı sayısıyla orantılı bölünecek. Ayrıca tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlilerinin ek ödeme tavan oranları, Sağlık Bakanlığı'ndaki emsalleriyle aynı seviyeye getiriliyor.
Teknoloji Transfer Ofisleri güçlendiriliyor. Üniversite yönetim kurulları, hizmet buluşlarının hak sahipliğini ofise devredebilecek; ofis, elde ettiği gelirin üçte birini üniversitenin döner sermayesine, üçte birinden az olmayan tutarı buluşu yapana ödeyecek, kalanı kendisinde kalacak. Düzenleme, yürürlükten önce hak sahipliği üniversitede olan buluş ve başvurulara da uygulanacak. Birden fazla üniversite ortak ofis kurabilecek; ofis faaliyetlerine katkı sağlayacağı değerlendirilen tüzel kişiler sermaye koyarak ortak olabilecek, ofis kamu ve özel sektör şirketleriyle ortaklık kurabilecek. Muhalefet burada ortak seçim ölçütlerinin ve denetim usulünün kanunda gösterilmediğini eleştirdi.
Devlet üniversiteleri Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve tesis kurabilecek. Bu birimlerin personeli kendi üniversitesinden görevlendirmeyle ya da mahallinden sözleşmeli veya saat başı ücretle çalıştırılabilecek; nitelikleri, ücretleri ve görev süreleri Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenecek.
Kahramanmaraş'taki iki üniversite yeniden yapılandırılıyor. Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi'nin adı İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi oluyor; bünyesinde Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri, Fen, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Bilimleri ve Elbistan İşletme fakülteleri kuruluyor. Mükerrerliğin giderilmesi amacıyla İslami İlimler, Sağlık Bilimleri ile İnsan ve Toplum Bilimleri fakülteleri Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi'ndeki karşılıklarıyla birleştiriliyor; İletişim ve Turizm fakülteleri ile Elbistan ve Türkoğlu meslek yüksekokulları Sütçü İmam Üniversitesi'ne bağlanıyor; Sütçü İmam'ın Sağlık Hizmetleri, Sosyal Bilimler ve Teknik Bilimler meslek yüksekokulları ise Onikişubat Meslek Yüksekokulu adıyla birleştiriliyor. Öğrencilerin eğitim hakları ve muafiyetleri korunarak aktarılacağı, diplomaların verilme usullerinin düzenlendiği geçici bir madde de kanuna eklendi. Son olarak, tıpta uzmanlık kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanmasıyla doğan ihtiyaç için 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi ve araştırma görevlisi kadroları ihdas ediliyor.
Muhalefet Ne Dedi?
Komisyon aşamasında dört ayrı muhalefet şerhi yazıldı; toplam 11 milletvekili imzaladı. Şerhlerin ortak ekseni, farklı kanunlara dağılan düzenlemelerin tek metinde toplanmasının müzakere kalitesini düşürdüğü ve tali komisyonların hiçbirinde görüşme yapılmadığı yönündeydi. Dört bloğun tamamının Anayasa'ya aykırı bulduğu üç madde vardı: yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine ödeme yasağı, vakıf tıp fakültelerine 30 ay ek süre ve öğretim elemanlarına güvenlik soruşturması. Bunlardan ikisi Genel Kurul'da metinden çıkarıldı; 30 aylık ek süre kanunda kaldı.
Şerhlerde ayrıca akademik özgürlük, üniversite özerkliği, iş güvencesi, barınma ve burs gibi başlıklarda tek bir düzenleme bulunmadığı; YÖK'e verilen yeni yetkilerin merkeziyetçiliği güçlendirdiği; yapay zeka kaynaklı akademik etik sorunlarının hiç ele alınmadığı ileri sürüldü.
Özetle
Kanun, öğrenciyi doğrudan ilgilendiren üç şey getiriyor: ilişiği kesilenlere 2026-2027 için dönüş hakkı, azami süresini dolduran son sınıf öğrencilerine iki ek sınav ve uygulamalı eğitimi tamamlama imkanı, vakıf üniversitesi kapanırsa devir güvencesi. Akademisyeni ilgilendiren tarafta ise emeklilik sonrası sözleşmeli çalışmada karar yetkisinin YÖK'e kayması, disiplin soruşturmasında savunma usulünün kanunlaşması ve parayla tez yazdırmanın hem meslekten çıkarma hem ağır adli para cezasına bağlanması öne çıkıyor. Genel Kurul aşamasında en çok tartışılan iki madde: güvenlik soruşturması ve yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerine ödeme yasağı, kanuna girmedi.
Kanun 9 Ağustos 2026'da Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi; madde bazında geçiş süresi ya da erteleme öngörülmüyor. Öğrenci affı için dört aylık başvuru süresi, 30 aylık hastane süresi ve emekli uzman öğretim üyeleri için üç yıllık başvuru süresi bu tarihten itibaren işliyor.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.