En Çok Tartışılan: Kamuda mesleğe özel sınavla yapılan alımlarda 35 yaş sınırı
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7548 sayılı kanun olarak yasalaştı.
317milletvekili oy kullandı
247 kabul, 70 ret, 0 çekimser
275 milletvekili oylamaya katılmadı.
| Parti ya da Grup | Kabul | Ret | Çekimser | Katılmadı |
|---|---|---|---|---|
| AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi | 224 | 0 | 0 | 49 |
| Bağımsız | 1 | 0 | 0 | 7 |
| CHPCumhuriyet Halk Partisi |
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
Bağımsız
Veriler 21 Mayıs 2025 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen ve "Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" başlığıyla Meclis gündemine taşınan düzenleme, kamu yönetimi, istihdam süreçleri ve bazı kritik kurumların işleyişinde önemli değişiklikler öngörüyor. Teklif, mevcut mevzuattaki boşlukları gidermek, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına uyum sağlamak ve kamu hizmetlerinin daha etkin bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla hazırlandığı belirtilmektedir.
Bu teklif, muhalefet partilerinin sert eleştirileriyle karşılanmaktadır. CHP, DEM Parti ve İYİ Parti, teklifin hem hazırlanma hem de yasalaşma sürecindeki usul zaaflarına dikkat çekerek, genel kabul görmüş yasama ilkelerine aykırı olduğunu savunmaktadır. Her üç parti de teklifi, birbiriyle ilgisiz pek çok farklı konuyu bir araya getiren bir "torba kanun" olarak nitelendirmekte, bunun Meclisin kanun yapma süreçlerindeki titizliğini ve yasama kalitesini düşürdüğünü, maddelerin ayrı ayrı ve derinlemesine tartışılmasını engellediğini ve böylece Meclisin denetim ve yasama süreçlerinin göz ardı edildiğini iddia etmektedir.
Muhalefet partileri, teklifin "AYM kararı uyarınca yapılan yasal değişiklikler" şeklinde sunulmasını da eleştirmektedir. Özellikle DEM Parti, bu durumu iktidarın yasama faaliyetindeki "kurnazlığın yeni bir versiyonu" olarak nitelendirmekte, önce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) veya Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri (CBK) ile düzenlemelerin yapıldığını, ardından AYM tarafından iptal edildiğini ve daha sonra Meclise "AYM kararı gereği" denilerek getirildiğini iddia etmektedir. Bu yaklaşımın, Anayasa Mahkemesi kararlarının bir "hukuksal kılıf" olarak kullanılması ve Meclisin yasama yetkisinin aşındırılması anlamına geldiği belirtilmektedir. İYİ Parti de, yürütmenin keyfi uygulamaları sonucu ortaya çıkan AYM iptal kararlarının şimdi "aceleci ve alelacele yasal düzenleme yapma" gerekçesi olarak kullanıldığını ifade etmektedir.
Ayrıca, muhalefet partileri, teklifin üst kurulların bağımsızlığını zedelediği konusunda ortak endişelere sahiptir. İYİ Parti, Devlet Denetleme Kurumu, Kamu İhale Kurumu ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi yürütmenin kontrolü dışında hareket etmesi gereken birçok kurumun fiilen siyasi iktidarın etkisi altına girdiğini savunmaktadır. Liyakat ilkesinin göz ardı edildiği, nitelikli ve bağımsız kadrolar yerine siyasi atamaların önünün açıldığı iddia edilmekte, bunun kamu hizmetinin kalitesini ve etkinliğini olumsuz etkilediği belirtilmektedir. Yeni Yol Partisi de, teklifin "kamu yönetiminin temel ilkeleriyle ve anayasal düzlemde tanımlanan hukuk devleti prensipleriyle açık bir çatışma içinde olduğunu" vurgulayarak, yürütmenin yargı, kamu hizmeti ve idare üzerindeki yetkilerini genişleterek, anayasal denge-denetim mekanizmalarını zayıflattığını belirtmektedir.
Teklifin başlıca düzenlemelerini tek tek oylayabilirsin.
Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları tarafından mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle yapılacak alımlarda da 35 yaş üst sınırı uygulanacaktır.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Vergi incelemesine yetkili olanların görevlerinden ayrıldıktan sonra üç yıl süreyle, görevden ayrılış tarihi itibarıyla son üç yıl içinde inceleme yaptıkları mükellefler veya bu mükelleflerle ilişkili kurumlarda herhangi bir görev alması veya mali müşavirlik sözleşmesi düzenlemesi yasaklanacaktır.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Kurul üyelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili şartlarını taşımaları ve herhangi bir siyasi partinin yönetim ve denetim organlarında görev almamış veya bu görevlerinden ayrılmış olmaları şartı getirilecektir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
TRT Genel Müdürüne, en yüksek devlet memurunun almakta olduğu aylık ve sözleşme ücreti (ikramiye dahil) ödenecektir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
TRT Yönetim Kuruluna, kurumun amaçlarına uygun olarak şirket kurma, ortaklık yapma ve mevcut şirketleri satın alma yetkisi verilecektir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
| 0 |
| 45 |
| 0 |
| 90 |
| DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi | 0 | 8 | 0 | 48 |
|---|
| GelecekGelecek Partisi | 0 | 2 | 0 | 0 |
|---|
| İYİ Parti | 0 | 5 | 0 | 24 |
|---|
| MHPMilliyetçi Hareket Partisi | 22 | 0 | 0 | 25 |
|---|
| Yeni YolYeni Yol Partisi | 0 | 10 | 0 | 13 |
|---|
Oy Kullanmayan Gruplar: DBP, DEVA, DP, DSP, EMEP, HÜDA PAR, SAADET, TİP, YRP
|
| Toplam | 247 | 70 | 0 | 275 |
|---|
CHPCumhuriyet Halk Partisi
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
GelecekGelecek Partisi
İYİ Parti
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
Yeni YolYeni Yol Partisi
Düzenleme: Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları tarafından mesleğe özel yarışma sınavına tabi tutulmak suretiyle yapılacak alımlarda da 35 yaş üst sınırının uygulanması öngörülmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Anayasa Mahkemesi'nin ilgili maddeyi iptal etmesi sonucunda ortaya çıkan kanuni boşluğu doldurmak ve kamuya girişteki sınav süreçlerinde ortak bir standardı sağlamaktır.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: AYM'nin "orantılılık" ilkesine aykırılık gerekçesiyle iptal ettiği bir hükmü yeniden ihya etmek anlamına geldiğini, liyakat esasını zedeleyeceği ve kamu hizmetine girişte haksız kısıtlamalar getireceği savunuluyor. DEM Parti: Eşitlik ve liyakat ilkesine aykırı olduğunu, AYM'nin yetki kanununun sınırının aşılması gerekçesiyle iptal ettiği bir düzenlemenin tekrar getirilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtiyor. İYİ Parti: Liyakat yerine yaş kriterini ön plana çıkardığını, mesleğin niteliği gerektirmedikçe yaş sınırının konulmasının genç ve nitelikli kişilerin kamu hizmetine katılımını engelleyeceğini belirtiyor. Yeni Yol Partisi: Anayasa'da güvence altına alınan çalışma ve sözleşme hürriyetini kısıtladığını ve yargı kararlarını dolanmak anlamına geldiğini vurguluyor.
Düzenleme: Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının, Anayasa Mahkemesince kendi üyeleri arasından seçilmesi hükmü yeniden düzenlenmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Anayasa Mahkemesi'nin ilgili maddeyi iptal etmesi üzerine, iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda, Uyuşmazlık Mahkemesi başkanının belirlenme usulünün hukuki kesinliğe kavuşturulması amaçlanmaktadır.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: AYM'nin iptal gerekçesinin "Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanının seçilmesi görevinin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne ait olması gerektiği" yönünde olduğunu hatırlatarak, yeni düzenlemenin bu gerekçeyi karşılamadığını ve bağımsızlığı zedeleyeceğini savunuyor. DEM Parti: AYM'nin yargılamaya konu bir birimin başını belirlemesinin yargı bağımsızlığı açısından sorunlu olduğunu ve iptal gerekçesini karşılamadığını belirtiyor. İYİ Parti: AYM'nin iptal gerekçesinin karşılanmadığını ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin bağımsızlığı ilkesiyle çeliştiğini ifade ediyor. Yeni Yol Partisi: Yargı kararlarını dolanmak anlamına geldiğini ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu vurguluyor.
Düzenleme: Vergi incelemesine yetkili olanların görevlerinden ayrıldıktan sonra üç yıl süreyle, görevden ayrılış tarihi itibarıyla son üç yıl içinde inceleme yaptıkları mükellefler veya bu mükelleflerle ilişkili kurumlarda herhangi bir görev alması veya mali müşavirlik sözleşmesi düzenlemesi yasaklanmaktadır.
Hükümet Gerekçesi: Kamu görevinden ayrılan vergi inceleme yetkililerinin eski görevleriyle bağlantılı olası çıkar çatışmalarının veya etik dışı durumların önüne geçmek, kamu güvenini ve şeffaflığı artırmak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Kısıtlamanın kapsamının genişliğine dikkat çekerek, "ortaklarının idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu kurumlar" ibaresinin belirsizlik yarattığını ve kişilerin iş bulma özgürlüğünü haksız yere kısıtlayabileceğini belirtiyor. DEM Parti: İbarenin "yeterince açık ve belirli olmadığını", bunun keyfi yorumlara yol açabileceğini ifade ediyor. İYİ Parti: Düzenlemenin olumlu olduğunu ancak kapsamının yeterli olmadığını, EPDK gibi diğer düzenleyici ve denetleyici kurumlardan ayrılan personelin de benzer kısıtlamalara tabi tutulması gerektiğini savunuyor. Yeni Yol Partisi: Düzenlemenin "yetersiz ve eksik" olduğunu, kısıtlamanın sadece vergi inceleme yetkilileriyle sınırlı kalmamasını, kamu denetimi ve düzenleyici kurumların tüm ayrılan personeline genişletilmesi gerektiğini belirtiyor.
Düzenleme: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Kurul üyelerinin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili şartlarını taşımaları ve herhangi bir siyasi partinin yönetim ve denetim organlarında görev almamış veya bu görevlerinden ayrılmış olmaları şartı getirilmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Anayasa Mahkemesi'nin ilgili maddeyi iptal etmesi üzerine, Kurul üyelerinin tarafsızlığını ve bağımsızlığını güvence altına alarak, BTK'nın daha objektif kararlar almasını sağlamak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Düzenlemenin olumlu olduğunu ancak asıl sorunun, AYM'nin iptal gerekçesinde vurgulanan "Kurul üyelerinin atanma usulündeki bağımsızlık eksikliği" olduğunu, tek elde atama yetkisinin siyasi bağımsızlığı zedelediğini savunuyor. DEM Parti: Düzenlemenin "görünüşte olumlu" ancak yetersiz olduğunu, atama yetkisinin tek kişide toplanmasının bağımsızlığı fiilen ortadan kaldırdığını belirtiyor. İYİ Parti: Yetersiz olduğunu, asıl sorunun atama yetkisinin tek kişide toplanması olduğunu, üst kurulların bağımsızlığının güvence altına alınması için atama süreçlerinin daha şeffaf ve çok aktörlü olması gerektiğini vurguluyor. Yeni Yol Partisi: Düzenlemenin "göstermelik" olduğunu, asıl sorunu çözmediğini, atama yetkisinin tek elde olmasının kurumun "iktidarın talimatıyla hareket eden bir yapı" haline gelmesine neden olduğunu iddia ediyor.
Düzenleme: TRT Genel Müdürüne, en yüksek devlet memurunun almakta olduğu aylık ve sözleşme ücreti (ikramiye dahil) ödeneceği belirtilmektedir.
Hükümet Gerekçesi: TRT Genel Müdürünün mali haklarının en yüksek devlet memurunun mali haklarıyla paralel hale getirilerek, kurumun üst düzey yöneticisinin mali açıdan adil ve rekabetçi bir pozisyonda olmasını sağlamak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Kamuda ücret dengesini bozduğunu ve gereksiz yük getirdiğini, TRT'nin ticari bir kurum gibi hareket etme eğiliminin bu tür yüksek ücretlerle pekiştirilmesinin sakıncalı olduğunu savunuyor. DEM Parti: "Kamu vicdanını rahatsız ettiğini", TRT'nin zaten "iktidar partisi televizyonu ve propaganda aracına dönüştürülmüş" olduğu bir ortamda bu kadar yüksek maaş bağlanmasının "liyakatten uzak, siyasi atamalara ayrıcalık tanıma" ve "kamu kaynaklarının israfı" anlamına geldiğini belirtiyor. İYİ Parti: Kamu maliyesi açısından gereksiz bir yük olduğunu ve haksız bir ayrıcalık yarattığını, kamusal yayıncılık misyonu göz ardı edilerek yüksek ücretle yönetilmesinin kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını gösterdiğini ifade ediyor. Yeni Yol Partisi: "Kamu vicdanını yaraladığını" ve "kamu kaynaklarının yersiz harcanmasına" yol açtığını, TRT'nin "iktidarın propaganda aygıtına dönüştürüldüğü" bir durumda bu tür yüksek ücretlerin kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Düzenleme: TRT'de genel idare hizmetleri sınıfına dahil kadrolara uygulanacak ek göstergelerin Cumhurbaşkanınca tespit edilmesi, kadro karşılığı sözleşmeli personel ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi özel hukuk personeli istihdam edilebilmesi düzenlenmektedir. Özel hukuk hükümlerine tabi personelin yönetici kadrolarında görevlendirilebileceği ve mali haklarının Yönetim Kurulunca belirleneceği belirtilmekte; ayrıca, Genel Müdürlük personelinin görevleriyle bağlantılı suçlarına ilişkin soruşturma izninin Genel Müdür tarafından verileceği hükme bağlanmaktadır.
Hükümet Gerekçesi: TRT'nin yayıncılık alanındaki özel ve dinamik yapısı gereği, nitelikli iş gücüne daha kolay erişimi ve verimliliği artırmak amacıyla farklı istihdam modellerine ihtiyaç duyulması. Özellikle özel uzmanlık gerektiren alanlarda esnek personel alımına olanak sağlamak ve Kurumun personel yönetiminde daha etkin olmasını sağlamaktır.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Liyakat ve kamuya girişte eşitlik ilkelerini zedeleyeceğini, Yönetim Kurulu'na verilen geniş yetkilerin keyfiyete yol açabileceğini ve sendikal hakları kısıtlayabileceğini belirtiyor. Genel Müdürün soruşturma izni vermesinin yargı bağımsızlığını zedeleyebileceği eleştirisi getiriliyor. DEM Parti: "Liyakat yerine sadakati esas alan keyfi atamaların önünü açacağını", özel hukuk personelinin istihdamının iş güvencesiz ve düşük ücretli personel çalıştırmasına yol açabileceğini, soruşturma izni yetkisinin "cezasızlık kültürünü" pekiştireceğini iddia ediyor. İYİ Parti: Liyakat ilkesini zedeleyeceğini ve kamu personel sisteminde eşitsizlik yaratacağını, Yönetim Kurulu'na verilen yetkilerin "keyfi atamaların önünü açacak" ve sendikal hakları kısıtlayacağını savunuyor. Yeni Yol Partisi: "Liyakat ilkesini ortadan kaldırdığını ve keyfi atamaların önünü açtığını", "iktidarın kadrolaşmasına" imkan tanıyacağını, soruşturma izni yetkisinin "cezasızlık kültürünü pekiştireceği" ve "yargı bağımsızlığını zedeleyeceğini" belirtiyor.
Düzenleme: 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 51'inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "veya özel hukuk hükümlerine tabi" ibaresi değiştirilmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Önceki maddelerde yapılan değişikliklere paralel olarak ilgili ibarede teknik bir uyum sağlamak.
Muhalefet Eleştirisi: Muhalefet partileri, bu maddenin teknik bir düzenleme olduğu için doğrudan bir eleştiri getirmemekle birlikte, ilgili olduğu maddelerdeki genel eleştirilerini burada da geçerli saymaktadır.
Düzenleme:Kamu idarelerine ait taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin, görev ve faaliyetlerinde kullanılmak üzere TRT'ye bedelsiz tahsis edilebileceği hükme bağlanmaktadır.
Hükümet Gerekçesi: TRT'nin kamu hizmeti niteliğindeki yayın faaliyetlerini daha etkin bir şekilde yürütebilmesi için ihtiyaç duyduğu taşınmazlara daha kolay ve maliyetsiz erişimini sağlamak, böylece Kurumun bütçe yükünü azaltarak kaynaklarını yayıncılık faaliyetlerine daha fazla ayırmasına olanak tanımak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: TRT'ye haksız bir avantaj sağladığını ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını, TRT'nin ticari faaliyetlere yönelmesi beklenen bir kurum haline getirilirken, kamu arazilerinin bedelsiz tahsis edilmesinin çelişkili olduğunu savunuyor. DEM Parti: "Kamu varlıklarının yandaş özel şirketler yararına kullandırılmasının önünü açtığını", TRT'nin zaten "iktidar partisi televizyonu ve propaganda aracına dönüştürülmüş" bir kurum olduğunu iddia ederek, kamu varlıklarının "peşkeş çekilebileceği bir zemin" yarattığını belirtiyor. İYİ Parti: "Kamu kaynaklarının israfı" ve TRT'ye haksız bir avantaj sağlanması anlamına geldiğini, TRT'nin ticari bir yapıya büründürülmeye çalışıldığı bir dönemde bu durumun çelişkili olduğunu ifade ediyor. Yeni Yol Partisi: "Kamu varlıklarının israfı" ve "TRT'nin ticari faaliyetleri için haksız bir avantaj sağlanması" anlamına geldiğini, TRT'nin "iktidarın propaganda aygıtına dönüştürülmüş" bir kuruma bu ayrıcalığın tanınmasının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.
Düzenleme: TRT'den diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilen personelin, Kurumda almış oldukları aylık, ek gösterge, ikramiye, her türlü zam ve tazminat haklarının hepsini almaya devam edeceği güvence altına alınmaktadır.
Hükümet Gerekçesi: Daha önce TRT'den başka kurumlara nakledilen personelin kazanılmış haklarının korunması ve mali açıdan mağduriyet yaşamamalarını sağlamak.
Muhalefet Eleştirisi: Bu maddeye ilişkin somut bir itiraz olmamakla birlikte, muhalefet partileri genel olarak kamu personel sistemindeki bu tür "yama" düzenlemelerinin, bütüncül bir personel politikası eksikliğinden kaynaklandığını ve kamuya olan güveni zedelediğini ima etmektedir.
Düzenleme: Milli Savunma Bakanına verilmiş olan bazı yetkilerin, Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen projelerdeki iş ve işlemler için Başkana devredilmekte; ayrıca, Başkanlık personeli için Savunma Sanayii Güvenliği Kanunu uyarınca düzenlenen Kişi Güvenlik Belgesi aranmayacağı belirtilmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Savunma sanayii projelerinin stratejik önemi ve hızla yürütülmesi gerekliliği nedeniyle, Başkanlığın yetki alanının genişletilmesi ve projelerin daha etkin yönetilmesi. Personel süreçlerinin hızlandırılması ve personel akışkanlığının sağlanması için güvenlik belgesi şartının kaldırılması.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından riskler taşıdığını, güvenlik belgesi şartının kaldırılmasının personel güvenliği ve liyakat ilkelerini zedeleyebileceği endişesini dile getiriyor. Yetkilerin tek elde toplanmasının denetim mekanizmalarını zayıflatabileceğini vurguluyor. DEM Parti: "Şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından ciddi riskler taşıdığını", güvenlik belgesi şartının kaldırılmasının "güvenlik zafiyetine yol açabileceği" ve "liyakat yerine sadakatin önünü açabileceği" endişesini dile getiriyor. İYİ Parti: "Şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından ciddi riskler taşıdığını", güvenlik belgesi şartının kaldırılmasının "güvenlik zafiyetine yol açabileceği" ve "liyakat yerine siyasi sadakatin önünü açabileceği" endişesini dile getiriyor. Yeni Yol Partisi: "Şeffaflık ve denetlenebilirlik açısından ciddi riskler taşıdığını", güvenlik belgesi şartının kaldırılmasının "güvenlik zafiyetine yol açabileceği" ve "liyakat yerine siyasi atamaların" önünü açabileceği endişesiyle eleştiriyor.
Düzenleme: Kamu İhale Kurumu üyelerinin geçmişte ve halen bir siyasi parti ile aday gösterilme dahil üyelik ve görev alma ilişkilerinin bulunmaması gerektiği şartı getirilmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Anayasa Mahkemesi'nin ilgili maddeyi iptal etmesi nedeniyle, Kamu İhale Kurumu üyelerinin siyasi tarafsızlığını ve bağımsızlığını güçlendirerek, Kurumun ihale süreçlerindeki güvenilirliğini artırmak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Düzenlemenin olumlu olduğunu ancak asıl sorunun üyelerin atama yetkisinin tek kişide toplanması olduğunu ve siyasi bağımsızlık ilkesini tam olarak güvence altına almadığını savunuyor. DEM Parti: Düzenlemenin "yetersiz" olduğunu, "kamu ihale yolsuzluklarının ayyuka çıktığı bir dönemde", üyelerin siyasi bağımsızlığı için atama usulünün değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. İYİ Parti: Düzenlemenin olumlu ancak yetersiz olduğunu, asıl sorunun atama yetkisinin yürütmede toplanması olduğunu ve atama süreçlerinin parlamento onayına tabi olması gerektiğini belirtiyor. Yeni Yol Partisi: Düzenlemenin "yetersiz" olduğunu, asıl sorunun atama yetkisinin yürütmede toplanması olduğunu ve üst kurulların bağımsızlığının gerçek anlamda sağlanabilmesi için atama süreçlerinin parlamento onayına tabi olması veya daha geniş bir konsensüsle belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Düzenleme: 657 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarında, idari hizmet sözleşmesiyle ya da iş mevzuatına tabi olarak uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebileceği düzenlenmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Belirli kamu kurum ve kuruluşlarının, özel uzmanlık ve bilgi gerektiren alanlarda daha esnek ve hızlı personel istihdam edebilmesini sağlamak. Özellikle teknoloji ve yenilik odaklı alanlarda nitelikli uzmanları çekerek kamu hizmetlerinde verimliliği artırmak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Kamuda liyakat ve eşitlik ilkesini zedeleyeceğini, farklı istihdam modellerinin karmaşıklığa yol açacağını ve kadrolaşma riskini artıracağını savunuyor. DEM Parti: "Kamuda liyakat ilkesini ortadan kaldıracağı" gerekçesiyle eleştiriyor. Bu tür esnek istihdam modellerinin, "kadrolaşmanın ve yandaş atamalarının" önünü açacağını iddia ediyor. İYİ Parti: Liyakat ilkesini zedeleyeceğini ve kamu personel sisteminde eşitsizlik yaratacağını, "kadrolaşmanın ve liyakatsiz atamaların" önünü açacağını savunuyor. Yeni Yol Partisi: Kamuda liyakat ilkesini zedeleyeceği gerekçesiyle eleştiriyor. Bu tür esnek istihdam modellerinin, kamu personel sisteminde karmaşıklığa yol açacağını, "kadrolaşmanın ve yandaş atamalarının" önünü açacağını iddia ediyor.
Düzenleme: Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren geçici mahiyetteki işlerde, yerli veya yabancı personelin tam zamanlı, kısmi zamanlı veya projelerle sınırlı olarak sözleşmeyle istihdam edilebileceği düzenlenmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Kamu kurumlarında, geçici ve özel bilgi/uzmanlık gerektiren işlerde, mevcut memuriyet sistemi dışında daha esnek bir istihdam modeli oluşturmak. Özellikle uluslararası projeler veya kısa süreli uzmanlık gerektiren görevler için yerli veya yabancı nitelikli personelin hızla istihdam edilebilmesini sağlamak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Kamuda keyfi atamaların önünü açacağı ve iş güvencesizliği yaratacağı gerekçesiyle eleştiriyor. "Geçici mahiyet" tanımının geniş yorumlanma potansiyelinin iş güvencesinin zayıflamasına yol açabileceğini belirtiyor. DEM Parti: "Kamuda keyfi atamaların ve yandaş kadrolaşmasının önünü açacağı" gerekçesiyle eleştiriyor. Ücret tavanının yüksek olması ve denetim mekanizmalarının yetersiz kalması halinde "kamu kaynaklarının israfı" riski taşıdığını belirtiyor. İYİ Parti: Kamuda "yeni ayrıcalıklı kadrolar oluşmasına ve liyakat sahibi olmayan kişilerin ödüllendirilmesine" yol açacağı gerekçesiyle eleştiriyor. "İstisnai durum" olarak getirilen bu düzenlemenin, "genel uygulama haline dönüşmesi" ve "adaletsizliklerin ortaya çıkması" muhtemel olduğunu savunuyor. Yeni Yol Partisi: "Kamuda keyfi atamaların ve yandaş kadrolaşmasının önünü açacağı" gerekçesiyle eleştiriyor. Ücret tavanının yüksek olması ve denetim mekanizmalarının yetersiz kalması halinde "kamu kaynaklarının israfı" riski taşıdığını belirtiyor.
Düzenleme: Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlarında Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle gerçekleştirilen düzenlemeler sonucunda kadro veya pozisyonu değişen personelin devir süreçleri, farklı statülerdeki personelin atanma usulleri ve mali haklarının korunması detaylı olarak düzenlenmektedir.
Hükümet Gerekçesi: Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle kamu teşkilatında yapılan değişiklikler sonucunda ortaya çıkan personel devir süreçlerindeki belirsizlikleri gidermek ve personelin mağduriyetini önlemek. Farklı statülerdeki personelin yeni kurumlara atanma usullerini ve mali haklarını net bir şekilde düzenleyerek, hizmetin kesintisiz devamlılığını sağlamak.
Muhalefet Eleştirisi:
CHP: Personel mağduriyetine yol açabileceği, liyakat esaslı atamalardan ziyade siyasi atamaların önünü açabileceği ve kamu hizmetlerinde istikrarsızlık yaratabileceği endişesini dile getiriyor. DEM Parti: "Kamuda personel kıyımına ve keyfi uygulamalara" yol açabileceği endişesini dile getiriyor. "Liyakat esaslı atamaların yerine, siyasi atamaların önünü açan" bu düzenlemelerin, kamu hizmetlerinde istikrarsızlık yaratacağını ve personel mağduriyetlerini artıracağını belirtiyor. İYİ Parti: Personel mağduriyetine yol açabileceği, liyakat esaslı atamaların yerine siyasi atamaların önünü açabileceği ve kamu hizmetlerinde istikrarsızlık yaratabileceği endişesini dile getiriyor. Yeni Yol Partisi: "Kamuda personel kıyımına ve keyfi uygulamalara" yol açabileceği endişesini dile getiriyor. "Liyakat esaslı atamaların yerine, siyasi atamaların önünü açan" bu düzenlemelerin, kamu hizmetlerinde istikrarsızlık yaratacağını ve personel mağduriyetlerini artıracağını belirtiyor.
Düzenleme: 375 sayılı KHK'nın ek 37. maddesindeki "Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü" ibaresini "Türkiye İş Kurumunda il müdürü" şeklinde değiştirmekte ve bu kadroda bulunanların görevleri sona erdiğinde uygulanacak hükümleri düzenlemektedir.
Hükümet Gerekçesi: AYM'nin iptal kararı ve 7491 sayılı Kanun ile yapılan genel düzenlemelere uyum sağlamak, İŞKUR il müdürlerinin görevden alınmaları halinde atanacakları kadrolara ilişkin hükümleri netleştirmek.
Muhalefet Eleştirisi:
Yeni Yol Partisi: Bu değişikliğin, AYM'nin iptal kararını gerekçe göstererek yapılmış görünse de, özünde "iktidarın yandaşlarına yeni kadrolar açma ve istemediği bürokratları görevden alma" aracı olduğunu iddia ediyor. "Liyakatten uzak, siyasi atamaların önünü açan" bir yapıya hizmet ettiği savunuluyor. (Diğer partilerin bu maddeye ilişkin özel şerhi bulunmamaktadır.)
Düzenleme: 24/11/2023 tarihi itibarıyla Türkiye İş Kurumunda il müdürü kadrosunda bulunanların görevleri sona ermesi veya görevden alınmaları durumunda geçici 45 inci madde hükümlerinin uygulanmasını öngörmektedir.
Hükümet Gerekçesi: 7491 sayılı Kanunla yönetici kadro ve pozisyonlarında görev yapanlara ilişkin düzenlemeler çerçevesinde, mevcut il müdürlerinin durumlarını netleştirmek.
Muhalefet Eleştirisi:
Yeni Yol Partisi: Bu maddenin, "iktidarın İŞKUR bünyesinde kadrolaşma ve mevcut kadroları kendi siyasi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirme" amacını taşıdığını iddia ediyor. Bu tür geçici düzenlemelerin, kamu personelinin iş güvencesini zedelediği ve "keyfi görevden alma" süreçlerinin önünü açtığı belirtiliyor. (Diğer partilerin bu maddeye ilişkin özel şerhi bulunmamaktadır.)
Teklif 21 Mayıs 2025 tarihli TBMM Birleşiminde 70 ret oyuna karşılık 247 kabul oyu ile kabul edildi.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.