En Çok Tartışılan: Cumhurbaşkanlığının ihale, harcırah ve taşıt kanunlarından muafiyeti
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7547 sayılı kanun olarak yasalaştı.
299milletvekili oy kullandı
237 kabul, 62 ret, 0 çekimser
293 milletvekili oylamaya katılmadı.
| Parti ya da Grup | Kabul | Ret | Çekimser | Katılmadı |
|---|---|---|---|---|
| AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi | 218 | 0 | 0 | 54 |
| Bağımsız | 1 | 0 | 0 | 8 |
| CHPCumhuriyet Halk Partisi |
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
Bağımsız
Veriler 8 Mayıs 2025 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) bazı hükümlerini iptal etmesinin ardından, bu iptal kararlarının doğuracağı hukuki boşlukları doldurmak ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine uyum sağlamak amacıyla TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yeni bir kanun teklifi kabul edildi. Teklif, Devlet Memurları Kanunundan HSK Kanunu'na, Kamu İhale Kanunu muafiyetlerinden sendikal haklara kadar 13 farklı kanun ve 375 sayılı KHK'de önemli değişiklikler öngörüyor.
Teklifin genel gerekçesinde, AYM kararları doğrultusunda düzenlemeler yapıldığı ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği olarak değiştirilmesi gibi yapısal değişikliklere uyumun amaçlandığı belirtiliyor. Ancak muhalefet partileri, teklifin hem esasına hem de usulüne yönelik sert eleştirilerde bulundu. CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Partisi teklifin "torba yasa" yöntemiyle hazırlanmasını, ilgili ihtisas komisyonlarında yeterince tartışılmamasını, yasama sürecinin şeffaflık ve katılımcılıktan uzak olmasını ve Anayasaya aykırılıklar içerdiğini savunarak teklife şerh koydu. Muhalefet, bu tür bir yasama pratiğinin Meclisin yasama kalitesini düşürdüğünü ve demokratik ilkelerle bağdaşmadığını vurguladı.
İşte tartışmalı kanun teklifinin madde madde detayları, gerekçeleri ve muhalefetin eleştirileri:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 61/A maddesi başlığıyla birlikte "Bakan müşaviri" olarak değiştiriliyor. Bakanlıklarda, özel önem ve öncelik taşıyan konularda bakana danışmanlık yapmak üzere, bakanın görev süresiyle sınırlı olarak bakan müşaviri atanabilecek. Bu atamalar, Devlet Memurları Kanunu'nun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin genel hükümlerine tabi olmayacak. Ancak bu şekilde atanmak, başka bir kamu kadrosuna atanma veya kamuda herhangi bir statüde çalışma açısından kazanılmış hak teşkil etmeyecek. Açıktan atananların görevi sona erdiğinde memuriyetle ilişikleri kesilecek; kamu görevlisiyken atananlar ise (yönetici kadroları hariç) önceki kadrolarına bir ay içinde dönecekler. Mali ve emeklilik hakları "bakanlık müşaviri" kadrosuna denk olacak.
Madde Gerekçesi:
AYM'nin 703 sayılı KHK ile 657 sayılı Kanun'a eklenen 61/A maddesini iptal etmesi üzerine, bu hükümlerin AYM kararı ve gerekçesi dikkate alınarak kanunla yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır. Düzenleme, bakanlıklarda özel önem ve öncelik taşıyan konularda bakana danışmanlık yapmak üzere bakanın görev süresiyle sınırlı olarak bakan müşaviri istihdam edilebilmesi ve bunların atanma şartları ile mali ve sosyal haklarına ilişkindir.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Bu tür bir düzenlemenin 657 sayılı Kanun yerine bakanlıkların teşkilat ana ilkelerini belirleyen bir kod yasada yer alması gerektiğini savundu. Her bakanlıkta azami 15 bakan müşaviri (toplam 255) kadrosu bulunmasına rağmen, bu sayının 1 sayılı CBK ile artırılabilmesine dikkat çekerek, komisyonda bakan müşaviri sayısının kanunla 15 olarak sınırlandırılması yönündeki önergelerinin reddedildiğini belirtti.
Teklifin başlıca düzenlemelerini tek tek oylayabilirsin.
"Bakan müşaviri" kadrosu yeniden tanımlanıyor; bakanın görev süresiyle sınırlı, sınavsız atama imkanı getiriliyor, mali ve emeklilik hakları "bakanlık müşaviri"ne denkleştiriliyor.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Merkez teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcılarının istihdamı, mali hakları düzenleniyor ve bu personele CBK ile teftiş, denetim, inceleme, soruşturma yetkisi verilebilmesinin önü açılıyor. TMSF uzmanları da kapsama alınıyor.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Taşra teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdamı, (merkeze göre bazı şartları hafifletilmiş olarak) mesleğe alınmaları, mali hakları ve CBK ile teftiş, denetim, inceleme, soruşturma yetkisi (rotasyona tabi olarak) verilebilmesi düzenleniyor.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin belirli emekli mensuplarının sağlık giderlerinin Danıştay bütçesinden karşılanması sağlanıyor.
Oyunu verince sonucu görürsün.
"Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı"nın adı "Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği" olarak değiştiriliyor. Cumhurbaşkanınca atanan emekli personelin aylıklarının kesilmemesi ve Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Devlet Denetleme Kurulu'nun bazı temel kamu kanunlarından (Harcırah, Taşıt, Kamu İhale vb.) muaf tutularak kendi usullerini belirlemesi sağlanıyor.
Oyunu verince sonucu görürsün.
| 0 |
| 27 |
| 0 |
| 107 |
| DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi | 0 | 11 | 0 | 45 |
|---|
| GelecekGelecek Partisi | 0 | 2 | 0 | 0 |
|---|
| İYİ Parti | 0 | 8 | 0 | 21 |
|---|
| MHPMilliyetçi Hareket Partisi | 18 | 0 | 0 | 29 |
|---|
| Yeni YolYeni Yol Partisi | 0 | 14 | 0 | 10 |
|---|
Oy Kullanmayan Gruplar: DBP, DEVA, DP, DSP, EMEP, HÜDA PAR, SAADET, TİP, YRP
|
| Toplam | 237 | 62 | 0 | 293 |
|---|
CHPCumhuriyet Halk Partisi
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
GelecekGelecek Partisi
İYİ Parti
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
Yeni YolYeni Yol Partisi
DEM Parti: "Özel önem ve öncelik taşıyan konular" ifadesinin belirsizliğinin keyfi atamalara yol açacağını, düzenlemenin demokratik katılım ilkesi göz ardı edilerek hazırlandığını ve tanınacak mali hakların eşitsizlik yaratacağını savundu. Tasarruf tedbirleri uygulanırken bu tür siyasi atamalar için kaynak ayrılmasını eleştirdi ve liyakate dayalı bir sistemin esas olması gerektiğini vurguladı.
Yeni Yol Partisi: Bakanlıklarda mevcut üst düzey bürokratlara rağmen özel müşavir atanmasının tasarruf tedbirleriyle çeliştiğini ve bakana keyfiyet tanıdığını belirtti. Sınavsız atamanın liyakat ve kariyer ilkelerini örselediğini, devletin liyakat temelli idari yapısını aşındırarak siyasi otoritenin yasal sınırlar dışına çıkmasına zemin hazırladığını ve sayısal sınırlama olmamasının kamu kaynaklarında israfa yol açacağını ifade etti. Bu atama usulünün Anayasa'nın hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğunu, bazı ödemelerden vergi muafiyeti tanınmasının keyfiliği ve hukuksuzluğu gösterdiğini savundu.
657 sayılı Kanun'un ek 41. maddesi yeniden düzenleniyor. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının merkez teşkilatları, YÖK, Yükseköğretim Kalite Kurulu, Genelkurmay ve kuvvet komutanlıklarının merkez karargahlarında, CBK'larda öngörülmesi kaydıyla uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilecek. Bu uzmanlara, CBK'larda öngörülmesi halinde araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabilecek. Denetime tabi olanlar gizli dahi olsa tüm bilgi ve belgeleri ibrazla yükümlü olacak. Maddenin yedinci fıkrasına Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) dahil ediliyor, altıncı fıkradaki "Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak" ibaresi kaldırılıyor.
Madde Gerekçesi:
AYM'nin 657 sayılı Kanun'un ek 41. maddesinin 703 sayılı KHK ile değiştirilen bazı fıkralarını iptal etmesi üzerine, bu hükümlerin kanunla yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır. Düzenleme, merkez teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdamını, mali haklarını ve bu personele teftiş, denetim gibi ek görevler verilebilmesini kapsamaktadır. Ayrıca TMSF uzmanlarının da bu madde hükümlerine tabi olması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: TMSF uzmanlarının bu madde kapsamına alınmasını, TMSF personelinin statüsünün farklı olması ve kendi özel kanunlarıyla (Bankacılık Kanunu) düzenlenmesi nedeniyle kariyer meslek sistemini bozacağını savundu. Uzmanlara teftiş ve denetim yetkisi verilmesini ve "gizli dahi olsa tüm belgeleri talep etme" yetkisini özel hayatın gizliliğini ihlal edici bularak eleştirdi. Bu yetkilerin uzmanlık mesleğinin liyakat ve kariyer ilkelerine aykırı olduğunu, unvanlar arası çatışmaya yol açacağını belirtti. Sözlü sınavların kayıt altına alınması gerektiğini ifade etti.
DEM Parti: Uzman ve uzman yardımcılarına tanınan geniş yetkilerin, özellikle gizli belgelerin ibrazı zorunluluğunun, veri gizliliği ve bireysel haklar açısından son derece sorunlu olduğunu belirtti. Teftiş yetkisinin tarafsız, bağımsız ve liyakate dayalı müfettişlere özgü kalması gerektiğini, iktidarın atadığı uzmanlara bu yetkinin verilmesinin teftiş mekanizmasını iktidarın kontrol ve baskı aracına dönüştüreceğini savundu.
İYİ Parti: Uzmanlık ile müfettişliğin farklı görevler olduğunu, uzman personele denetim yaptırılmasının teknik bir yanlışlık ve denetim personeline haksızlık olduğunu belirtti. Teftiş kurulu olmayan kurumlardaki ihtiyacın, bağlı bakanlığın teftiş personelince çözülebileceğini ifade etti. Bu yetkilerin madde metninden çıkarılması yönündeki önergesinin reddedildiğini aktardı. AYM'nin KHK'ların mali hakları düzenlemesine ilişkin önceki iptal kararlarına atıfta bulunarak, merkez-taşra uzmanları arasındaki ekonomik farklılıkların Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirtti.
657 sayılı Kanun'un ek 44. maddesi başlığıyla birlikte "Taşra teşkilatında uzman istihdamı" olarak değiştiriliyor. Bakanlıklar ve diğer kamu kurumlarının taşra teşkilatlarında, CBK'larda öngörülmesi halinde uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilecek. İstihdamda merkez uzmanları için geçerli olan ek 41. maddenin bazı fıkraları kıyasen uygulanacak; ancak yabancı dil ve tez hazırlama şartı (belirli fıkralar için) aranmayacak. Bu uzmanlara da CBK ile teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yetkisi verilebilecek; ancak bu yetkiyle görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi tutulacak. Mali hakları defterdarlık uzman ve uzman yardımcılarına denk olacak.
Madde Gerekçesi:
657 sayılı Kanun'a 703 sayılı KHK ile eklenen ek 44. maddenin AYM tarafından iptali üzerine, bu hükümlerin kanunla yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır. Madde, taşra teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdamını, atanma şartlarını ve mali-sosyal haklarını düzenlemektedir.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Taşra uzmanları için çıkarılacak yönetmeliklerde DPB görüşünün kaldırılması sonrası koordinasyonun Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından sağlanması gerektiğini belirtti. Taşra uzmanlarına da teftiş yetkisi verilmesini merkez uzmanları için belirtilen aynı sakıncaları (liyakat, yetki çatışması) taşıdığı gerekçesiyle eleştirdi.
DEM Parti: Uzman ve uzman yardımcılığına atanacak şartlar ile görev, yetki ve sorumlulukların belirlenmesinde idareye geniş yetki tanınmasının hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğunu ve keyfi uygulamalara yol açacağını savundu. Mali hakların "Ortak Hükümler"e atıfla belirlenmesinin belirsizliğe ve ayrımcılığa yol açabileceğini belirtti.
İYİ Parti: Kariyer uzmanlığının merkez teşkilatlarına özel olması gerektiğini, taşrada uzman istihdamının kariyer uzmanlığının içini boşalttığını savundu. Merkez ve taşra görevlerinin farklılığı nedeniyle aynı unvanla personel istihdamının uygun olmadığını belirtti. Bu düzenlemenin mevcut sıkıntıları artıracağını ve taşrada uzman istihdamının sonlandırılması gerektiğini ifade etti.
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun geçici 29. maddesi değiştirilerek, kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin (AYİM) askeri hakim sınıfından emekli olan Başkan, Başsavcı, Daire Başkanı ve üyeleri ile belirli geçici madde kapsamına girenlerin ve bunların emeklilerinin bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri dahil sağlık giderlerinin Danıştay bütçesinden karşılanacağı hüküm altına alınıyor.
Madde Gerekçesi:
2575 sayılı Kanun'a 703 sayılı KHK ile eklenen geçici 29. maddenin AYM tarafından iptal edilmesi nedeniyle, bu hükümlerin kanunla yeniden düzenlenmesi öngörülmüştür. Düzenleme, Danıştay mensupları için geçerli olan sağlık giderlerine ilişkin hükümlerin, kapatılan AYİM'in belirli mensupları ve emeklileri için de uygulanmasını sağlamaktadır.
Muhalefet Şerhleri: Yeni Yol Partisi: Düzenlemenin, AYİM'in kapatılması sonrası ortaya çıkan statü farklılıklarını telafi etmeye yönelik olduğu ve mevcut durumda ayrımcılık içermediğini değerlendirdi. Ancak, eski askeri yargı unsurlarının Danıştay ile ilişkilendirilmesi ve özlük haklarının farklı kanunlara tabi olan şahıslar hakkında uygulanmasının mağduriyete sebebiyet verdiğini ve Danıştay bütçesine orantısız yük olduğunu belirtti.
2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'na ilişkin kanunun adı "Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun" olarak değiştiriliyor. Kanun metnindeki ilgili unvanlar güncelleniyor. Cumhurbaşkanınca atananlardan emekli aylığı alanların aylıkları kesilmiyor. En önemlisi; Harcırah Kanunu, Taşıt Kanunu, Devlet İhale Kanunu, Kamu Konutları Kanunu, Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Devlet Denetleme Kurulu hakkında uygulanmayacağı, bu konulardaki usul ve esasların Cumhurbaşkanlığınca belirleneceği düzenleniyor.
Madde Gerekçesi:
703 sayılı KHK ile 2879 sayılı Kanun'a eklenen ve Cumhurbaşkanınca atanan personelin emekli aylıkları ile Cumhurbaşkanlığı teşkilatının bazı kanunlardan muafiyetine ilişkin fıkraların AYM tarafından iptali üzerine, bu hükümler kanunla yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın Genel Sekreterlik olarak değiştirilmesine uyum sağlanması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Cumhurbaşkanlığı'na tanınan bu geniş muafiyetlerin gerekçesinin komisyonda tatmin edici şekilde açıklanmadığını, bu ayrıcalıkların ve muafiyetlerin madde metninden çıkarılması yönündeki önergelerinin reddedildiğini belirtti.
DEM Parti: Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın adının sürekli değiştirilmesini eleştirdi. Milyonlarca emekli zor durumdayken, Cumhurbaşkanınca atanan personele emekli aylıklarının kesilmemesi gibi ayrıcalıklar tanınmasının adaletsiz olduğunu savundu. Cumhurbaşkanlığı ve bağlı birimlerine tanınan geniş kanuni muafiyetlerin mevcut ayrıcalıkları daha da artırdığını belirtti.
Yeni Yol Partisi: Cumhurbaşkanlığı teşkilatının temel mali ve idari kanunlardan muaf tutulmasının, TBMM'nin kanun yapma yetkisine aykırılık teşkil ettiğini ve kamu maliyesi ilkeleri, hesap verebilirlik, şeffaflık açısından ciddi sakıncalar barındırdığını ifade etti. "Gizlilik" gerekçesinin gerçekçi olmadığını, bu muafiyetlerin keyfi uygulamalara zemin hazırlayacağını ve denetim mekanizmalarını devre dışı bırakacağını savundu.
3238 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, Savunma Sanayii Başkanı ve Başkan Yardımcısına, sırasıyla eski Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısı için öngörülen mali, sosyal ve emeklilik haklarının aynı usul ve esaslarla ödeneceği belirtiliyor.
Madde Gerekçesi:
3238 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin ikinci fıkrasının 703 sayılı KHK ile eklenen hükmünün AYM tarafından iptal edilmesi üzerine, bu hüküm kanunla yeniden düzenlenmektedir. Madde, Savunma Sanayii Başkanı ile Başkan Yardımcısı kadrolarının mali ve sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkindir.
3289 sayılı Kanun'un ek 14. maddesi "Özel gelir ve hesap" başlığıyla yeniden düzenleniyor. Bakanlığa ait taşınmaz gelirleri, yurt ve kredi gelirleri, sponsorluk, bahis ve şans oyunları gelirleri gibi birçok kalem "özel gelir" olarak tanımlanıyor ve Bakanlık bütçesinde özel ödenek olarak kullanılıyor. Bakan, ödenek aşımı durumunda ekleme yapmaya yetkili olacak, harcanmayan kısımlar devredilebilecek. Harcamalar yılı yatırım programı ile ilişkilendirilmeyecek.
Madde Gerekçesi:
3289 sayılı Kanun'a 703 sayılı KHK ile eklenen ek 14. maddenin AYM tarafından iptali sonucu, bu hükümler kanunla yeniden düzenlenmektedir. Amaç, Bakanlık gelirlerinin bütçe içinde özel gelir ve ödenek olarak takibi, harcanmayan kısımların devri ve bu fonların gençlik, spor ve yurt hizmetlerinde etkin kullanımını sağlamaktır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Geçmiş dönem Sayıştay Denetim Raporları'nda Bakanlığın bu özel ödeneğinin kullanımı konusunda sorunlar olduğuna dikkat çekti. Maddenin, ilgili ihtisas komisyonunda (Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor) incelenmeden aceleyle yasalaştırılmasını eleştirdi.
DEM Parti: Bu özel gelirin yatırım programlarıyla ilişkilendirilmeden harcanmasının sağlıklı bir denetime tabi tutulmamasına yol açacağını, bunun şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine aykırı olduğunu savundu. Bakanlığın, "ne idiğü belirsiz, hesabı verilmeyen kalemlerle kendi bütçesini büyütmek" yerine gençlerin kronik sorunlarına çözüm üretmesi gerektiğini belirtti.
4483 sayılı Memurların Yargılanması Hakkında Kanun'da, Cumhurbaşkanlığı "İdari İşler Başkanı" ibareleri "Genel Sekreteri" olarak değiştiriliyor. Ayrıca, kanunun geçici 4. maddesi güncellenerek, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce başlamış işlemlerin, 703 sayılı KHK ile değiştirilen ilgili maddelerin değişikliklerden önceki usul ve esaslarına göre sonuçlandırılacağı belirtiliyor.
Madde Gerekçesi:
703 sayılı KHK ile 4483 sayılı Kanun'un 13. maddesinde yapılan ibare değişikliklerinin AYM tarafından iptali üzerine, bu ibareler kanunla yeniden düzenlenmekte ve Cumhurbaşkanlığı teşkilatındaki isim değişikliğine uyum sağlanmaktadır. Geçici 4. maddenin birinci fıkrasının da AYM tarafından iptal edilmesi nedeniyle, bu hüküm kanunla yeniden düzenlenerek 703 sayılı KHK öncesi başlamış işlemlerin hukuki durumu netleştirilmektedir.
Madde 10: Sendikaya üye olamayacaklar yeniden tanımlanıyor; Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatı, bağlı kurulları ve (Diyanet, Savunma Sanayii Bşk., İletişim Bşk. hariç) bağlı kuruluşları ile MGK Genel Sekreterliği personeli sendikaya üye olamıyor.
Madde 11: Kamu İşveren Heyeti'nin, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın başkanlığında, Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ve kamu kurumları temsilcilerinden oluşacağı düzenleniyor.
Madde 12: Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun Başkanı'nın Yargıtay, Danıştay veya Sayıştay'ın üst düzey yöneticileri arasından Cumhurbaşkanınca seçileceği; Kurul'a Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlık ve kamu kurumlarından dört üye atanacağı; üniversitelerden ve konfederasyonların önereceği akademisyenler arasından da üyelerin Cumhurbaşkanınca seçileceği belirtiliyor. Kurulun sekretarya hizmetleri, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanlık tarafından yürütülecek.
Madde Gerekçeleri:
Bu maddelerle yapılan değişiklikler, büyük ölçüde 703 sayılı KHK ile 4688 sayılı Kanun'da yapılan ve AYM tarafından iptal edilen hükümlerin kanunla yeniden düzenlenmesini amaçlamaktadır. Amaç, sendika üyesi olamayacakları belirlemek, kamu işveren heyetinin ve sendika heyetinin teşekkülünü ve imza yetkilerini düzenlemek ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun teşekkülünü belirlemek ve kapatılan Devlet Personel Başkanlığı'na yapılan atıfları güncellemektir.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 10, 11, 12 için ortak): Sendika üyesi olamayacak kamu yöneticilerinin belirlenmesinin objektif ölçütlerle, AYM'nin "üst düzey kamu yöneticisi" tanımına ilişkin kararları dikkate alınarak yapılması gerektiğini savundu. Kamu İşveren Heyeti ve Hakem Kurulu'nun oluşumunda Cumhurbaşkanına verilen geniş yetkiyi eleştirdi. Hakem Kurulu sekretaryasının Çalışma Bakanlığı tarafından yürütülmesi gerektiğini belirtti. Sendika temsilcilerinin örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemelerin çıkarılmasını talep ettiğini aktardı.
DEM Parti (Madde 10): Cumhurbaşkanlığı ve bağlı bazı kuruluşlarda çalışanların sendikalara üye olamayacağına dair düzenlemenin Anayasal örgütlenme özgürlüğünün açık ihlali olduğunu belirtti. AYM'nin iptal ettiği bir hükmün aynı şekilde yasalaştırılmak istenmesinin Anayasa'nın 51. ve 13. maddelerine aykırı olduğunu savundu. Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı çalışanlarının sendika üyesi olma hakkının yargı kararıyla tanınmasına rağmen teklifte bu durumun dikkate alınmamasını eleştirdi.
DEM Parti (Madde 11): Kamu İşveren Heyeti'nin mevcut yapısının "tek adam rejimi"nin yansıması olduğunu, emekçilerin haklarını gözetmediğini ve lağvedilmesi gerektiğini savundu. Heyetin objektif kriterlerle yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.
DEM Parti (Madde 12): Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun iktidarın onay mercii haline geldiğini, üyelerinin çoğunluğunun Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesiyle tarafsızlığının kalmadığını ve lağvedilmesi gerektiğini ifade etti.
İYİ Parti (Madde 10): 703 sayılı KHK ile Cumhurbaşkanlığına bağlı bazı kuruluşlardaki personelin sendika üyelik hakkının kaldırılmasının antidemokratik bir uygulama olduğunu, AYM iptali sonrası bu uygulamanın kanunla geri getirilmek istendiğini, oysa olması gerekenin bu antidemokratik düzenlemenin kaldırılması olduğunu belirtti.
Yeni Yol Partisi (Madde 12): Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun mevcut yapısının, üyelerinin çoğunluğunun yürütmenin başı olan Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmesi nedeniyle adil çözümler üretmekten uzak olduğunu ve Cumhurbaşkanı'nın talimat kurulu gibi hareket ettiğini savundu.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 42/A maddesi "Asılsız çağrı ve asılsız ihbar" başlığıyla yeniden düzenleniyor. 112'yi meşgul etmek amacıyla arayanlara 1500 TL, asılsız ihbarda bulunanlara (ekiplerce tutanakla tespit edilirse) 15.000 TL idari para cezası verilecek. Tekrarı halinde cezalar iki katına çıkacak.
Madde Gerekçesi:
112 Acil Çağrı Merkezlerine gelen çağrıların önemli bir kısmının asılsız olduğu (%30), bunun personelin iş yükünü artırdığı ve etkin çalışmasını engellediği belirtilmiştir. Asılsız ihbarların ise kaynak israfına ve gerçek acil durumlara müdahalede gecikmelere yol açtığı vurgulanmıştır. 703 sayılı KHK ile eklenen ancak AYM tarafından iptal edilen düzenlemenin, caydırıcılığı artırılmış ve asılsız ihbarları da kapsayacak şekilde kanunla yeniden yapılması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri: DEM Parti: "Meşgul etmek amacıyla aramak" ifadesinin muğlak olduğunu, hangi kriterlere göre bu amacın belirleneceğinin netleştirilmesi gerektiğini, aksi halde haksız uygulamalara yol açılabileceğini belirtti.
İYİ Parti: "Meşgul etmek amacıyla" ifadesinin hukuki belirlilik açısından sakıncalı olduğunu, keyfi yorumlara yol açabileceğini savundu. "Asılsız ihbar" durumunda her doğrulanmayan ihbarın cezalandırılmasının vatandaşları caydırabileceğini, "kast" unsurunun dikkate alınması gerektiğini belirtti. Suç unsurunun daha somut ifade edilmesini önerdi. Genel olarak cezaların caydırıcılığını olumlu bulmakla birlikte, miktarlarının artırılabileceğini de ifade etti.
6004 sayılı Kanun'un 8. maddesi "Ders ücreti" başlığıyla değiştiriliyor. Diplomasi Akademisi'nde ders verenlere, haftada 20, yılda 360 saati ve Yükseköğretim Personel Kanunu'ndaki azami ek ders ücretlerini geçmemek üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın uygun görüşüyle Dışişleri Bakanlığı'nca belirlenen esaslarda ders ücreti ödenecek.
Madde Gerekçesi:
Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi Başkanlığı'nın çeşitli eğitim programları düzenlediği, bu eğitimlerde görev alan (Bakanlık personeli veya dışarıdan uzman) eğitimcilere ödenecek ücretin belirlenmesi amacıyla 703 sayılı KHK ile yapılan ancak AYM tarafından iptal edilen değişikliğin kanunla yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır.
6087 sayılı HSK Kanununda "Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı" ibareleri "Adalet Bakanlığı Müsteşarı" olarak değiştiriliyor (Madde 15). Kanunun ek 2. maddesi yürürlükten kaldırılıyor (Madde 16). Eklenen geçici madde ile de, Adalet Bakanlığı Müsteşarı kadrosu ihdas edilip atama yapılıncaya kadar bu görevlerin Adalet Bakanı'nın belirleyeceği bir bakan yardımcısı tarafından yerine getirileceği hüküm altına alınıyor (Madde 17).
703 sayılı KHK ile 6087 sayılı Kanunda yapılan ve "Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı" ibaresini "Adalet Bakanlığı Müsteşarı" olarak değiştiren bazı hükümlerin AYM tarafından iptal edilmesi üzerine, bu değişiklikler AYM kararı dikkate alınarak kanunla yapılmaktadır. Yürürlükten kaldırılan ek 2. maddenin (Madde 16) AYM tarafından iptal edilen bir hükme ilişkin olduğu ve ihtiyaç kalmadığı belirtilmiştir. Geçici madde (Madde 17) ise, Anayasada Adalet Bakanlığı Müsteşarının HSK'nin tabii üyesi olarak belirtilmesine rağmen, bu kadronun nitelikleri ve atanma usulüne dair mevzuatta hüküm bulunmaması nedeniyle, kadro ihdası ve atama yapılana kadar görevlerin bir bakan yardımcısı tarafından yürütülmesini sağlamak amacıyla eklenmiştir.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 15, 16, 17 için ortak): Bu düzenlemelerin, iktidarın AYM kararı sonrası Adalet Bakanlığı Müsteşarlığı makamını HSK Kanunu üzerinden geri getirme çabası olduğunu belirtti. Müsteşarlığın 2018'de KHK ile kaldırılmasının Anayasaya aykırı olduğunu, mevcut değişikliğin bu duruma uyum sağlama amacı taşıdığını ifade etti. Ancak yeniden ihdas edilen müsteşarın görev ve yetkilerinin belirsiz olduğunu, geçici madde ile bir bakan yardımcısının bu görevi yürütmesinin vekaleten atama anlamına geldiğini ve mevcut HSK üyesi bakan yardımcısı yerine başka birinin de atanabileceği endişesini dile getirdi. Bu maddelerin Anayasa ve Adalet Komisyonlarında görüşülmemesini eleştirdi.
DEM Parti (Madde 15 ve 17 için ortak): HSK Kanununda "müsteşar" ibaresinin "bakan yardımcısı" ile değiştirilmesinin Anayasaya aykırı olduğunu ve AYM tarafından iptal edildiğini hatırlattı. Yeni düzenlemenin kağıt üzerinde bir değişiklik olduğunu, müsteşarlık kadrosunun kamu yapılanmasından tamamen kaldırıldığını, bu nedenle ilgili diğer düzenlemelerin de yapılması gerektiğini belirtti. Madde 17'deki geçici düzenlemenin, Anayasada müsteşara verilmiş üyeliğin fiilen bakan yardımcısı tarafından kullanılması anlamına geleceğini ve Anayasal olarak devredilemez bir yetkinin geçici maddeyle düzenlenmesinin Anayasaya aykırılık teşkil ettiğini savundu.
Yeni Yol Partisi (Madde 15, 16, 17 için ortak): Madde 17 ile Adalet Bakanlığı Müsteşarının Anayasal görevlerinin, kadro ihdas edilene kadar bir bakan yardımcısı eliyle yürütülmesinin öngörülmesinin Anayasanın 159. maddesine aykırı olduğunu savundu. Bu durumun Anayasanın açık hükümlerinin geçici bir yasa maddesiyle askıya alınması anlamına geldiğini, Madde 17'nin tekliften çıkarılarak müsteşarlık kadrosunun ihdas edilmesi gerektiğini belirtti. Ancak, Venedik Komisyonu görüşlerine atıfla, yürütme temsilcilerinin (Bakan ve Müsteşar) HSK'de yer almasının yargı bağımsızlığı açısından sakıncalar yarattığını da ifade etti. Bakanlıklarda müsteşarlık yapısının tekrar ihdas edilmesi gerektiğini savundu.
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) Kanununda yapılan değişikliklerle, kurum Genel Sekreterine bakanlık genel müdürlerine uygulanan mali ve sosyal haklar; Kurum uzmanlarına adalet uzmanları, uzman yardımcılarına adalet uzman yardımcıları ve diğer personele Adalet Bakanlığındaki emsalleri için öngörülen mali ve sosyal haklar uygulanacak. Başdenetçi için "en yüksek Devlet memuru", denetçiler için "bakanlık genel müdürleri" esas alınarak sigorta primine esas kazançları, ek gösterge, makam ve temsil tazminatları belirlenecek.
Madde Gerekçeleri:
703 sayılı KHK ile 6328 sayılı Kanun'un 27. maddesinde (gerekçede bu maddeye atıf yapılıyor, ancak kanun metninde Madde 20 idi) KDK personelinin mali haklarına ilişkin, ve 33. maddesinde Başdenetçi ve denetçilerin sigorta primine esas kazançlarına ilişkin yapılan değişikliklerin AYM tarafından iptali üzerine, bu hükümler kanunla yeniden düzenlenerek personelin mali haklarında denklik sağlanması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
DEM Parti (Madde 18): KDK'nın kurulduğu günden bu yana toplumun beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu, oysa toplumsal barış, hak ihlalleri gibi alanlarda önemli roller üstlenebileceğini belirtti. Kurumun etkili olabilmesi için yürütmeden bağımsız olması gerektiğini, ancak mevcut durumda olumlu bir örnek sunamadığını savundu. (Şerhin bu bölümünde TİHEK ile ilgili eleştiriler de yer almaktadır.)
Yeni Yol Partisi (Madde 18 ve 19): Bu maddelerle KDK üst düzey personelinin özlük haklarının yeniden düzenlendiğini, denkliklerin Başbakanlık yerine Adalet Bakanlığı ve diğer üst düzey memuriyetlere göre yapıldığını belirtti. (Spesifik bir eleştiri sunulmamıştır.)
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 95/A maddesi "Geçici barınma merkezleri ödeneği" başlığıyla yeniden düzenleniyor. Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinde bu merkezler için özel bir ödenek tefrik edilecek. Bu hesaptan yapılacak harcamalar, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu (5018) ile Kamu İhale Kanunu (4734) hükümlerine tabi olmayacak. Harcama usulleri Göç İdaresi Başkanlığı'nca, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığı'nın uygun görüşü alınarak belirlenecek.
Madde Gerekçesi
6458 sayılı Kanun'a 703 sayılı KHK ile eklenen ve geçici barınma merkezlerinin ödeneklerine ilişkin 121/A maddesinin (gerekçede bu maddeye atıf yapılıyor, ancak kanun metninde Madde 95/A idi) AYM tarafından iptal edilmesi üzerine, bu hükümler kanunla yeniden düzenlenmektedir.
Muhalefet Şerhleri:
DEM Parti: Geçici barınma merkezlerinde yoğun hak ihlalleri yaşandığını, fiziki koşulların yetersiz olduğunu belirtti. Kapalı merkezler yerine mültecilerin yerel topluluklarla yaşadığı, belediyelerin ve STK'ların rol aldığı modellerin teşvik edilmesi gerektiğini ve merkezlerin bağımsız sivil izlemeye açık olması gerektiğini savundu.
Yeni Yol Partisi: Ödeneğin kullanımı, hizmet alımı ve muhasebeleştirilmesinin Göç İdaresi Başkanlığı'nca belirlenmesinin, yasal mevzuat dışında keyfiyete yol açacağını, denetimi imkansız hale getireceğini ve bu düzenlemenin AYM tarafından tekrar iptal edilebileceğini ifade etti.
6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Kanunu'nun 10. maddesi değiştiriliyor. Kurul'un biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak üzere on bir üyesinin tamamı Cumhurbaşkanı tarafından seçilecek. Üyelerin görevden alınma şartları ve usulü yeniden düzenleniyor.
Madde Gerekçesi:
6701 sayılı Kanun'un 10. maddesinde 703 sayılı KHK ile yapılan bazı değişikliklerin AYM tarafından iptal edilmesi üzerine, bu hükümler kanunla yeniden düzenlenmektedir. Düzenleme, Kurul üyelerinin sayısını, seçim usulünü, göreve başlamalarını ve üyeliğe son verilmesini kapsamaktadır.
Muhalefet Şerhleri:
DEM Parti: TİHEK üyelerinin seçiminde Cumhurbaşkanı'nın geniş atama yetkisine sahip olmasının, üye seçiminin tek elde toplanmasının kurumun tarafsızlığını ortadan kaldıracağını ve etkin çalışmasına engel olacağını savundu. TİHEK'in kuruluş amacına uygun şekilde bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi: Kurulun tüm üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanacak olmasının, BM Paris İlkeleri'ne (bağımsızlık, tarafsızlık, çoğulculuk) açıkça aykırı olduğunu belirtti. Bu durumun Kurumun bağımsızlığını ortadan kaldıracağını ve çoğulcu bir yapıya imkan tanımayacağını, temel hak ve özgürlüklerin korunmasını mümkün kılmayacağını savundu. Üyelerin sekizinin doğrudan TBMM tarafından seçilmesi gerektiğini ifade etti.
375 sayılı KHK'da çok sayıda değişiklik yapılıyor:
Madde 22: Cumhurbaşkanlığı "İdari İşler Başkanlığı"nın "Genel Sekreterlik" olarak değiştirilmesine paralel terminoloji güncellemeleri yapılıyor.
Madde 23 (Ek Madde 28 KHK): Bakanlık, kurum veya birim düzeyinde müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör, aktüer ve yardımcılarının istihdamına ilişkin usul ve esaslar düzenleniyor.
Madde 24 (Ek Madde 29 KHK): Kurumlar arası geçici görevlendirme usulleri yeniden düzenleniyor. Görevlendirmenin süresi, personelin muvafakati, mali haklar ve usul esasların Cumhurbaşkanınca yönetmelikle belirlenmesi gibi konuları içeriyor.
Madde 25 (Ek Madde 31 KHK): 657/4A kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurumlarında, CBK'larla öngörülen hizmetlerin "idari hizmet sözleşmesiyle" istihdam edilen personel eliyle yürütülmesi ve bu personelin mali haklarının KHK Ek Madde 37'deki emsali geçmemek üzere Cumhurbaşkanınca belirlenmesi düzenleniyor.
Madde 26 (Ek Madde 32 KHK): 657'ye tabi personel istihdam edilmeyen kurumlarda hizmetlerin iş mevzuatına göre istihdam edilen personel eliyle yürütüleceği, mali haklarının ve düzenleme yetkisinin Madde 25'teki gibi olacağı belirtiliyor.
Madde 27 (Ek Madde 37 KHK): Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri'nin mali ve emeklilik hakları mülga Başbakanlık Müsteşarı'na; Strateji ve Bütçe Başkanı ile Siber Güvenlik Başkanı'nınki bakanlık müsteşarına; Devlet Arşivleri Başkanı ve Milli Saraylar İdaresi Başkanı'nınki TÜİK Başkanı'na denk sayılıyor. Diğer bazı başkan yardımcılarının mali hakları da benzer denkliklerle düzenleniyor.
Madde 28 (Ek Madde 38 KHK): Üst kademe kamu yöneticilerinin atanma şartlarının CBK ile belirleneceği, 657'nin atanma, sınav hükümlerine bağlı olmaksızın atama yapılabileceği, süreli atananların kurumsal hedeflere ulaşılamaması nedeniyle görevden alınabileceği, sözleşmeli çalıştırılabilecekleri ve ücretlerinin Cumhurbaşkanınca belirleneceği, görevden alınanlara tazminat ödenip ödenmeyeceğinin Cumhurbaşkanınca kararlaştırılacağı ve belirli şartlarda %50'ye kadar fazla emeklilik ikramiyesi ödenebileceği gibi kapsamlı düzenlemeler getiriliyor.
Madde 29 (Ek Madde 39 KHK): Üst kademe kamu yöneticiliği, il ve bölge müdürü gibi kadrolara atanmada, belirli bir meslek mensubu olma, kariyer meslek mensubu olma, hakimlik-savcılık mesleğinden olma, belirli süre görev yapmış olma gibi özel şartların (eğitim durumu hariç) aranmayacağı belirtiliyor.
Madde 30 (Geçici Madde 35 KHK): 9/7/2018'den önce bakanlık müşaviri olan veya bu unvanlara atanmış sayılanlardan belirli şartları taşıyanların, 31/12/2024'e kadar başvurmaları halinde 9/7/2018'den önceki kadro veya pozisyonlarına atanacakları, mali haklarına ilişkin koruyucu hükümler ve bu şekilde atananların 657 sayılı Kanun'un 92. maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlanacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçeleri:
Bu maddelerle 375 sayılı KHK'da yapılan düzenlemelerin büyük çoğunluğu, 703 sayılı KHK ile eklenen ancak AYM tarafından "yetki aşımı", "Anayasa değişikliğine uyum ile ilgisi olmayan konularda KHK ile düzenleme yapılamayacağı" veya Anayasanın 128. maddesine (kamu görevlilerinin özlük işlerinin kanunla düzenlenmesi) aykırılık gibi gerekçelerle iptal edilen hükümlerin kanunla yeniden düzenlenmesini amaçlamaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı'nın Genel Sekreterlik olarak değiştirilmesine uyum ve bazı yönetici kadrolarının mali ve sosyal haklarının belirlenmesi de amaçlar arasındadır.
Muhalefet Şerhleri:
DEM Parti (Madde 23, 24, 25-26, 27, 28, 29, 30 için ortak eleştiriler): Bu maddelerle düzenlenen konuların (müfettiş istihdamı, geçici görevlendirme, sözleşmeli ve işçi personel, üst düzey yönetici atamaları ve hakları) KHK ile yapılmasının AYM tarafından yetki aşımı ve Anayasanın 128. maddesine aykırılık nedeniyle iptal edildiğini hatırlattı. Düzenlemelerin liyakat ilkesine aykırı olduğunu, keyfiyete yol açtığını, emekçilerin temel haklarına yönelik güvencesizliği artırdığını ve iktidarın KHK'larla yaptığı Anayasaya aykırı uygulamalara kanun yoluyla meşruiyet kazandırma çabası olduğunu savundu.
Yeni Yol Partisi (Madde 23, 24, 25-26, 28, 30 için ortak eleştiriler): Bu maddelerle düzenlenen konuların (müfettiş istihdamı, geçici görevlendirme, sözleşmeli ve işçi personel, üst düzey yönetici atamaları ve hakları) AYM tarafından iptal edilen KHK hükümlerini kanunlaştırdığını belirtti. Liyakat ilkesine aykırı atamaların arttığını, ekonomi veya uzmanlık geçmişi olmayan kişilerin üst düzey görevlere getirildiğini örneklerle açıkladı. Üst düzey görevlerin kurum içinden, liyakatli kişilerden seçilmesi gerektiğini vurguladı. Geçici görevlendirmede usul ve esasların CB tarafından yönetmelikle belirlenmesinin kanun yapma sistematiğine aykırı olduğunu, sözleşmeli istihdamda ihtiyaç ölçeklendirmesinin iyi yapılması gerektiğini ve Madde 30'daki geçmişe yönelik ödeme yapılmaması hükmünün hak ihlallerine yol açabileceğini ifade etti.
Teklifin 31. maddesi kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini, 32. maddesi ise kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı'nın yürüteceğini belirtmektedir. Bu maddeler standart olup, muhalefet şerhlerinde bu maddelere özel bir eleştiriye rastlanmamıştır.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.