En Çok Tartışılan: Vakıf kökenli kültür varlıklarının mazbut vakıflara devri
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7565 sayılı kanun olarak yasalaştı.
326milletvekili oy kullandı
239 kabul, 87 ret, 0 çekimser
266 milletvekili oylamaya katılmadı.
| Parti ya da Grup | Kabul | Ret | Çekimser | Katılmadı |
|---|---|---|---|---|
| AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi | 219 | 0 | 0 | 53 |
| Bağımsız | 2 | 2 | 0 | 7 |
| CHPCumhuriyet Halk Partisi |
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
Bağımsız
Veriler 20 Kasım 2025 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
TBMM gündemine taşınan “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, farklı alanlardaki mevzuatı güncel toplumsal, ekonomik ve teknolojik ihtiyaçlara uyarlamayı hedefliyor. Teklif; kamu hizmetlerinin etkinliği, uygulamada yaşanan aksaklıkların giderilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının doğurabileceği boşlukların kapatılması gerekçeleriyle çok sayıda kanunda değişiklik öngörüyor.
4706 sayılı Kanun kapsamında kamu taşınmazları üzerinde turizm yatırımlarına ilişkin süre uzatımlarında yaşanan tıkanmayı gidermek üzere, mevcut başvuruların maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde sonuçlandırılması hükme bağlanıyor. Süresi içinde tamamlanmayan işlemlerde yeniden uzatım yapılmaması, kamu taşınmazları üzerindeki hukuki belirsizliğin sona erdirilmesi amacıyla düzenleniyor.
Vakıflar mevzuatında ise Borçlar Kanunu ile uyum sağlanarak kira süresinin beş yıl olarak belirlenmesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait şirketlerin ihtiyaç duyduğu taşınmazların rayiç bedelin altında olmamak üzere doğrudan kiralanabilmesi ve belirli bir tutarın altındaki kiralamalarda noter tasdiki şartının kaldırılması öneriliyor. Geçmişi vakıf olan kültür varlıklarının ilgili mazbut vakfa devriyle koruma ve idarenin bütünlüğünün sağlanması, yönetim ve temsil masrafı oranının güncellenmesi ve ihtilaflı kullanım durumlarının belirli koşullarla beş yıla kadar sözleşmeye bağlanması da teklifin öne çıkan başlıkları arasında.
Teklif, ayrıca AYM kararlarının gerekçeleri doğrultusunda arkeolojik kazılarda personel ve ödeme çerçevesinin yeniden belirlenmesi; Milli Saraylar İdaresinin bakım, restorasyon ve araştırma-kazı yetkilerinin netleştirilmesi; konaklama işletmelerinin e-ticaret/tanıtımında belge numarası doğrulama zorunluluğu ve uyarmaya rağmen içeriği kaldırmayanlara idari yaptırım; marina, liman ve kıyı tesislerinde kimlik bildirme yükümlülüğü; DÖSİMM gelir kalemlerinin kültür-sanat etkinliklerini kapsayacak şekilde genişletilmesi; Çanakkale Tarihi Alanı’nda idari yetki ve koruma çerçevesinin bütüncül hale getirilmesi ve Uludağ’da alan yönetiminin tek elde toplanması gibi düzenlemeler içeriyor. 6 Şubat depremlerinden etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’daki seyahat acentalarına 2025 aidat muafiyeti ve geçmiş borçların silinmesiyle, afetin ticari hayata etkilerinin hafifletilmesi de amaçlanıyor.
TBMM’ye sunulan “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, yürürlük ve yürütme hükümleri dahil toplam 19 maddeden oluşuyor ve 10 farklı kanunda değişiklik öngörüyor. Teklif, bir yandan Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamayı, diğer yandan turizm, kültür mirası yönetimi, alan başkanlıkları, kimlik bildirme yükümlülükleri ve vakıf taşınmazlarına ilişkin uygulamalarda ortaya çıkan belirsizlikleri gidermeyi amaçlıyor.
Teklifin sosyal ve ekonomik etkisi en hızlı hissedilecek düzenlemelerinden biri, 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’na eklenen Geçici 8’inci madde. Buna göre 6 Şubat depremlerinden doğrudan etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da faaliyet gösteren seyahat acentaları için 2025 yılına ait Birliğe ödenmesi gereken yıllık aidatlar alınmayacak; varsa önceki dönem aidat borçları da silinecek.
Teklifin başlıca düzenlemelerini tek tek oylayabilirsin.
Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da faaliyet gösteren seyahat acentaları için 2025 yılına ait Birliğe ödenmesi gereken yıllık aidatlar alınmamalı; varsa önceki dönem aidat borçları da silinmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Marinalar, liman ve kıyı tesislerinin işletenleri ile deniz aracı kiralayanlar için kimlik bildirme yükümlülüğü getirilmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Müzeler, ören yerleri, Bakanlığa tahsisli taşınmazlar ve kültür-sanat etkinliklerine dönük destek ve sponsorluklar gibi kalemler döner sermaye gelir kaynaklarına eklenmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Konaklama işletmelerine hizmet veren e-ticaret ve tanıtım platformlarına belge numarası doğrulama ve bu numaraları faaliyetlerinde açıkça gösterme zorunluluğu getirilmelidir.
Oyunu verince sonucu görürsün.
Milli Saraylar İdaresi, bünyesindeki saray, köşk, kasır ve diğer yapıların bakım-restorasyonuna ek olarak araştırma, sondaj ve kazı yapma ya da yaptırma görev ve yetkisine sahip olmalıdır.
Oyunu verince sonucu görürsün.
| 0 |
| 50 |
| 0 |
| 88 |
| DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi | 0 | 10 | 0 | 46 |
|---|
| İYİ Parti | 0 | 11 | 0 | 18 |
|---|
| MHPMilliyetçi Hareket Partisi | 18 | 0 | 0 | 29 |
|---|
| Yeni YolYeni Yol Partisi | 0 | 14 | 0 | 7 |
|---|
Oy Kullanmayan Gruplar: DBP, DP, DSP, EMEP, HÜDA PAR, SAADET, TİP, YRP
|
| Toplam | 239 | 87 | 0 | 266 |
|---|
CHPCumhuriyet Halk Partisi
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
İYİ Parti
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
Yeni YolYeni Yol Partisi
CHP muhalefet şerhinde, bu düzenlemenin ilk bakışta olumlu görünmesine rağmen bahsedilen şehirlerin hala depremin etkisinden kurtulamadığını ve bu nedenle 2026’da da aidat alınmaması hususunu talep etmiş ancak kabul görmemiştir.
CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi düzenlemenin depremden etkilenen bütün illeri kapsaması gerektiğini ifade etmiştir.
1774 sayılı Kimlik Bildirme Kanunu’nda yapılan değişikliklerle deniz turizmi ve kıyı tesislerine yönelik denetim çerçevesi genişletiliyor. Marinalar, liman ve kıyı tesislerinin işletenleri ile deniz aracı kiralayanlar için kimlik bildirme yükümlülüğü getiriliyor; bu yerlerde ücretli/ücretsiz, gündüz/gece konaklayan yerli veya yabancı herkesin kimlik ve geliş-ayrılış kayıtlarının usulüne uygun şekilde günü gününe tutulması, genel kolluk birimlerinin denetimine hazır bulundurulması ve talep halinde Devlet İstatistik Enstitüsüne verilmesi zorunlu hale geliyor. Ayrıca, sayılan fiillerin aynı takvim yılı içinde tekrarı halinde en son kesilen para cezasının iki katı uygulanacak; dördüncü tekrarında işletme ruhsatı iptal edilecek.
CHP bu düzenlemenin özel hayat ve kişi hürriyetini etkileyen boyutları olduğunun altını çizmiştir. Yılın büyük bölümünü deniz turizmi araçlarında geçirenlerin hayatın olağan akışı içerisinde var olan ziyaretçilerinin dahi kayıt altına alınmasını bu etkiyi yaratan neden olarak göstermiştir.
Yeni Yol Partisi de bu zorunluluğu panoptikona benzeterek vatandaşların üzerinde düşük seviyeli gözlemlerin artırıldığına dikkat çekmişt ve CHP ile benzer özgürlük ihlallerinin yaşanabileceğini ifade etmiştir.
2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu’nda yapılan değişiklikle, müzeler, ören yerleri, Bakanlığa tahsisli taşınmazlar ve kültür-sanat etkinliklerine dönük destek ve sponsorluklar gibi kalemler döner sermaye gelir kaynaklarına eklenerek finansman tabanı genişletiliyor. İhdas edilen Geçici 1’inci madde ise, Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünde fiilen ses ve saz sanatçısı olarak görev yapan ve 657/4857 sayılı kanunlara tabi personelin durumlarına uygun sözleşmeli sanatçı pozisyonlarına atanabilmesine imkan tanıyor.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun 33’üncü maddesinde yapılan değişiklik, konaklama işletmelerine hizmet veren e-ticaret ve tanıtım platformlarına belge numarası doğrulama ve bu numaraları faaliyetlerinde açıkça gösterme zorunluluğu getiriyor. Bakanlık uyarısına rağmen belgesiz işletmelerin içeriğini 24 saat içinde kaldırmayan veya belge numarasına yer vermeyen platformlar hakkında idari para cezası uygulanacak.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 35’inci maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçeleri gözetilerek Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının yetkileri netleştiriliyor. Buna göre İdare, bünyesindeki saray, köşk, kasır ve diğer yapıların bakım-restorasyonuna ek olarak araştırma, sondaj ve kazı yapma ya da yaptırma görev ve yetkisine sahip olacak.
Muhalefet bu düzenlemeyi kazıların ehil olmayan kurum tarafından yapılmasının sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini belirterek eleştirmiştir.
4706 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 30’uncu madde ile daha önce turizm tahsisi yapılmış kamu taşınmazlarındaki süre uzatım süreçlerine altı aylık tamamlanma süresi getiriliyor. Maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde sonuçlandırılamayan başvurularda yeniden süre uzatımı yapılmayacak; böylece söz konusu taşınmazlar üzerindeki hukuki belirsizliklerin sonlandırılması hedefleniyor.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’ndaki değişiklik paketi, hem kira rejimini hem de vakıf kültür varlıklarının idaresini etkiliyor. Borçlar Kanunu ile uyum sağlanarak Vakıflar Genel Müdürlüğüne ve mazbut vakıflara ait taşınmazların kira sözleşmesi süresi beş yıl olarak belirleniyor; sermayesinin tamamı Genel Müdürlük ve mazbut vakıflara ait şirketlerin ihtiyaç duyduğu taşınmazlar rayiç bedelin altında olmamak üzere doğrudan kiralanabilecek. Rayiç bedelin altındaki kiralamalarda noter tasdiki zorunluluğu kaldırılarak işleyiş hızlandırılıyor.
Ayrıca vakıf mülkiyetinden çıkmış kültür varlıklarının yeniden mazbut vakıflara devriyle yönetimde bütünlük amaçlanıyor; Vakıflar Genel Müdürlüğünün vakıflardan aldığı yönetim ve temsil masrafı oranı da %20’den %40’a güncelleniyor.
Vakıflardan çıkan varlıkların mazbut vakıflara devrini içeren değişiklik muhalefetin tepkisini çekmiştir.
Muhalefet partileri, bu maddenin yerel yönetimlerin yetkilerini her geçen gün elinden alan bir yönetim anlayışının sürdürüldüğünü ifade etmiştir. Değişiklik ile amaçlananın vakfedenin iradesinin korunması değil merkezi yönetim anlayışını güçlendirmek olduğunun altı çizilmiştir.
6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Kanun’da sınırlar, yetkiler ve koruma araçları yeniden tanımlanıyor. Harita ve koordinat listesi karayla tam örtüşecek biçimde güncellenirken deniz savaşlarındaki batıkların bulunduğu alan Tarihi Alan’a dahil ediliyor ve “tahsis şartı” kaldırılarak alan, harita-koordinatla belirlenen bir bütün olarak tanımlanıyor. Kanuna Koruma Komisyonu kavramı ekleniyor; doğal sitlerin yeniden değerlendirilmesi yetkisi bu Komisyona veriliyor ve tüm kurum/kişiler için Komisyon kararlarına uyma yükümlülüğü getiriliyor. Başkanlığın yargı süreçlerinde “taraf” sıfatı kazanması, Tarihi Alan sınırının Cumhurbaşkanı kararıyla genişletilebilmesi ve kale, tabya, şehitlik gibi yerlerin “bağlantı noktası” ilanına imkan tanınması düzenleniyor. Orman ve yabani ağaçlıkların bakımı-korunması Orman Genel Müdürlüğünün yetkisinde kalırken, bu alanlardan elde edilen gelirler de Genel Müdürlüğe ait olacak. Çanakkale Savaşlarıyla ilgili silah, teçhizat, kıyafet, aksesuar ve belgeler korunması gerekli taşınır kültür varlığı sayılacak; Tarihi Alan’daki müzeler Devlet müzesi kabul edilecek. Milli Savunma Bakanlığına tahsisli/kullanım izinli taşınmazlara ilişkin kimi işlemlerde Bakanlığın uygun görüşü aranacak.
7432 sayılı Uludağ Alan Başkanlığı Hakkında Kanun’un 3’üncü maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçeleri gözetilerek Uludağ Alanındaki bazı görevler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünden Uludağ Alan Başkanlığına devrediliyor. Böylece alanın tek elden, etkin ve bütüncül yönetimine yönelik idari çerçeve güçlendiriliyor.
CHP bu değişikliklerin idareye sınırsız takdir yetkisi tanıdığını belirterek idari kararların hukuka uygunluğunu denetleme mekanizmasını zayıflatma riski taşıdığının altını çizmiştir.
Son olarak, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfı Kanunu’nun 4’üncü maddesinde Vakfın yurt içi ve yurt dışı kazı-araştırma faaliyetlerinin ölçeği dikkate alınarak personel yapısı ve ödemelere ilişkin çerçeve yeniden kuruluyor. Kamu dışından görevlendirilecek ve İş Kanununa tabi çalışacak personel sayısına üst sınırlar getirilirken Vakfın yıllık personel giderlerinin gerçekleşen son yıl bütçe gelirlerinin %30’unu aşamayacağı hükme bağlanıyor.
Genel olarak, teklif; turizm ve e-ticaret ortamında belgelendirme ve denetimi sıkılaştırırken, kültür mirası alan yönetiminde kurumsal yetkileri sadeleştiren ve vakıf taşınmazları-gelirleri üzerinde uygulamayı hızlandırmayı hedefleyen düzenlemeleri bir bütün halinde TBMM’nin takdirine sunuyor.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.