En Çok Tartışılan: Diyanet'e Kur'an meallerini inceleme ve yargıyla durdurtma yetkisi
Meclis bu teklifi kabul etti. Sen katılıyor musun?
Oyunu verince sonucu görürsün.
7549 sayılı kanun olarak yasalaştı.
306milletvekili oy kullandı
245 kabul, 61 ret, 0 çekimser
286 milletvekili oylamaya katılmadı.
| Parti ya da Grup | Kabul | Ret | Çekimser | Katılmadı |
|---|---|---|---|---|
| AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi | 218 | 1 | 0 | 54 |
| Bağımsız | 2 | 1 | 0 | 5 |
| CHPCumhuriyet Halk Partisi |
AK PartiAdalet ve Kalkınma Partisi
Bağımsız
Veriler 29 Mayıs 2025 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'ndan geçen "Bazı Kanunlarda ve 660 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi", başta Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun olmak üzere, enerji, madencilik, kültür varlıklarının korunması, rekabet hukuku ve kamu gözetimi gibi birçok farklı alanda düzenlemeler içeriyor. Teklifin büyük bir bölümü, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) daha önce 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan bazı değişiklikleri iptal etmesi üzerine, bu hükümlerin kanun yoluyla yeniden düzenlenmesini amaçlıyor. Teklifin genel gerekçesinde, AYM'nin iptal kararlarıyla doğabilecek hukuki boşlukların giderilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine uyumun sağlanması vurgulanıyor. Ancak CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi, teklifin "torba yasa" yöntemiyle hazırlanmasına, ilgili ihtisas komisyonlarında yeterince tartışılmamasına, yasama sürecinin şeffaflık ve katılımcılıktan uzak olmasına ve bazı maddelerin Anayasaya aykırılık taşıdığı iddialarına sert eleştiriler yönelterek teklife şerh koydu. Muhalefet genel olarak, bu tür bir yasama pratiğinin Meclisin yasama kalitesini düşürdüğünü, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelediğini ve demokratik teamüllere aykırı olduğunu savunuyor. Ayrıca, iktidarın AYM kararlarını aşmak ve yürütmenin yetki alanını genişletmek için bu yöntemi kullandığı iddiaları da şerhlerde önemli bir yer tutuyor.
CHP'nin Genel Eleştirileri: CHP, teklifin "torba kanun" formatında olmasını, birbiriyle ilintisiz konuları içermesini ve ihtisaslaşmayı anlamsızlaştırmasını eleştirdi. Tali komisyonlarda görüşülmemesinin parlamento hukukunu zayıflattığını, Etki Analizi Raporunun yetersiz olduğunu ve gerçek mali boyutu açıklamaktan kaçındığını belirtti. Ayrıca, iktidarın 2017 Anayasa değişikliğinin gerektirdiği yasal düzenlemeleri zamanında yapmayarak KHK yoluna başvurmasını ve AYM tarafından iptal edilen bu düzenlemeleri şimdi kanunla getirme çabasını eleştirdi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin TBMM'yi nitelikli yasa yapma hakkından alıkoyduğunu, kanun tekliflerinin yürütme tarafından muvazaalı bir şekilde sunulduğunu ve yasama sürecinde belirsizlik yaşandığını savundu. Komisyonun Anayasaya uygunluk denetimini yapmadığını ve torba kanun uygulamasının kendisinin Anayasaya uygunluğunun sorgulanması gerektiğini belirtti.
DEM Parti'nin Genel Eleştirileri: DEM Parti, iktidarın ülkenin yakıcı sorunlarına çözüm getirmeyen bir torba yasa teklifi sunduğunu, halkın ihtiyaçları yerine Saray'da karar verilen değişikliklerin Meclise getirildiğini savundu. Torba yasaların hukuki güvenilirlik, belirlilik ve tutarlılık ilkelerini ihlal ettiğini, milletvekillerinin denetim olanağını ortadan kaldırdığını ve kamuoyunun yasama sürecine katılımını engellediğini belirtti. Bu yöntemin yasama kalitesini düşürdüğünü, toplumsal sorunlara duyarsız kalındığını ve yasama etiğini ayaklar altına aldığını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin normlar hiyerarşisini boşa düşürdüğünü, Meclisin yasama yetkisini sembolik hale getirdiğini ve iktidarın AYM iptal edene kadar KHK'lerle işini gördüğü bir "yasama kurnazlığı" uyguladığını iddia etti. Teklifin emekçilerin, emeklilerin ve diğer kesimlerin yararına hiçbir düzenleme içermediğini, aksine sendikal hakları tırpanladığını savundu. Küresel ekonomik gelişmelere karşı hazırlıksız olunduğunu, hukuksuzlukların ekonomiyi derinden sarstığını ve barınma krizinin büyüdüğünü belirtti. "Özgürlükçü laiklik" anlayışını savunduklarını, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın mevcut yapısı ve bütçesi yerine tüm inançlara eşit hizmet sunacak bir "İnanç Hizmetleri Kurulu" kurulması gerektiğini ifade etti. Kamuya işe alımlarda mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğini vurguladı.
| 0 |
| 30 |
| 0 |
| 105 |
| DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi | 0 | 10 | 0 | 46 |
|---|
| GelecekGelecek Partisi | 0 | 2 | 0 | 0 |
|---|
| İYİ Parti | 0 | 4 | 0 | 25 |
|---|
| MHPMilliyetçi Hareket Partisi | 25 | 0 | 0 | 22 |
|---|
| Yeni YolYeni Yol Partisi | 0 | 13 | 0 | 10 |
|---|
Oy Kullanmayan Gruplar: DBP, DEVA, DP, DSP, EMEP, HÜDA PAR, SAADET, TİP, YRP
|
| Toplam | 245 | 61 | 0 | 286 |
|---|
CHPCumhuriyet Halk Partisi
DEM PartiHalkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi
GelecekGelecek Partisi
İYİ Parti
MHPMilliyetçi Hareket Partisi
Yeni YolYeni Yol Partisi
İYİ Parti'nin Genel Eleştirileri: İYİ Parti, teklifin 8 farklı kanun ve 1 KHK'da değişiklik içerdiğini, düzenleyici 28 maddenin 24'ünün AYM iptal kararları uyarınca hazırlandığını belirtti. Teklifin tali komisyonlarda görüşülmeden sadece Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınmasını eleştirdi. Muhalefet önergelerinin hiçbirinin kabul edilmemesinin yasama faaliyetinin çoğulcu ve katılımcı niteliğini zedelediğini, müzakerelerin yürütmenin tercihlerinin şeklen onaylandığı bir platforma dönüştüğünü savundu. İktidarın torba kanun yöntemini, AYM'nin iptal ettiği düzenlemeleri yeniden yürürlüğe sokmanın bir aracı haline getirdiğini, bu teklifin adeta bir "Anayasaya aykırılık torbası" işlevi gördüğünü belirtti. Diyanet İşleri Başkanı'nın komisyona katılmamasını Meclisin denetim ve bilgi alma işlevine bir darbe olarak nitelendirdi. Diyanet'in siyasi etkiden arındırılmış, eşit hizmet sunan bir yapıya kavuşturulması gerektiğini, mülakat uygulamasının kaldırılmasını ve hac/umre faaliyetlerinin Sayıştay denetimine tabi olması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin nükleer teknoloji politikasındaki kararsızlık ve kurumsal dağınıklığı eleştirerek, enerji alanında bağımsızlığın esas olması gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi'nin Genel Eleştirileri: Yeni Yol Partisi, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve doğabilecek hukuki boşlukların giderilmesi amacıyla hazırlandığı belirtilen teklifin, daha önce 703 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerin önemli bir bölümünü içerdiğini ifade etti. Teklifin tali komisyonlarda görüşülmeden sadece Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınmasını, komisyonların işlevsel kullanılmadığının ve maddelerin her yönüyle incelenmediğinin göstergesi olarak değerlendirdi. Torba kanun uygulamasının hukukun üstünlüğü ve yasama organının etkinliğine aykırı olduğunu, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelediğini savundu. Anayasa Mahkemesi'nin KHK'ları denetlerken hem yetki kanununa hem de Anayasaya uygunluk bakımından değerlendirme yaptığını, 703 sayılı KHK'nın bazı hükümlerinin yetki kanunu kapsamında olmadığı veya KHK ile düzenlenmesi yasak alanlara müdahale edildiği gerekçesiyle iptal edildiğini hatırlattı. Yürütmenin, Anayasa değişikliklerine uyum adı altında anayasal sınırları aşan düzenlemeler yaptığını belirtti.
İşte tartışmalı kanun teklifinin madde madde detayları, gerekçeleri ve muhalefetin eleştirileri:
633 sayılı Kanun'un 5. maddesi yeniden düzenlenerek Din İşleri Yüksek Kurulunun görevleri güncelleniyor. Kurul, resmi kurumlarca talep edilen dini yayınları inceleyecek, namaz vakitleri ile dini gün ve geceleri tespit edecek, Kur'an-ı Kerim meallerini talep üzerine veya resen inceleyip/incelettirecek. Sakıncalı bulunan meallerin basım ve yayımı yargı kararıyla durdurulabilecek veya internetten içerik çıkarma/erişim engelleme kararı verilebilecek. Kurulun özel kişi/kuruluşlardan ücret karşılığı yayın incelemesi görevi kaldırılıyor.
Madde Gerekçesi: AYM'nin 703 sayılı KHK ile yapılan değişiklikleri iptal etmesi üzerine, bu görevlerin kanunla düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Ücretli yayın incelemesinin kaldırılma nedeninin anlaşılamadığını, "incelettirmek" ibaresinin sakıncalı olabileceğini belirtti. Diyanet'in internetteki sakıncalı mealler hakkında "içeriğin çıkarılması" için yargıya başvurma yetkisinin eklendiğini ve ilgili karar merciinin mahkeme olduğunun netleştirildiğini ifade etti.
DEM Parti: Düzenlemenin, Diyanet İşleri Başkanlığı'na dini yayınları denetleme, mealleri yayımlama ve internet ortamında erişim engelleme gibi geniş yetkiler tanıyarak, devletin din üzerindeki kontrolünü artırdığını ve Anayasanın 2. Maddesindeki laiklik ilkesine aykırı olduğunu savundu. Diyanet'in Sünni İslam'ı merkeze alan politikalarının diğer inanç gruplarını dışladığını, bu yetkilerin tarafsızlık ilkesini zedeleyeceğini ve sansür mekanizması oluşturarak ifade özgürlüğünü (Anayasa Madde 26) tehdit edeceğini belirtti.
İYİ Parti: Meal incelemesinin olumlu olduğunu ancak sadece talep üzerine veya resen yapılmasının yetersiz kalabileceğini, "incelettirme" usulünün ise standardizasyon sorunlarına yol açabileceğini belirtti.
Yeni Yol Partisi: Diyanet İşleri Başkanlığı'na verilen dini yayınları inceleme gibi görevlerin yeniden şekillendirildiği, özellikle Kur'an-ı Kerim meallerinin denetlenmesi ve sakıncalı bulunanların yargı mercileri aracılığıyla durdurulmasının dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti. Ücretli yayın incelemesi uygulamasının kaldırılmasının Başkanlığın kamusal niteliğini güçlendirdiğini ifade etti.
633 sayılı Kanun'un 6. maddesi değiştirilerek Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu'nun bir başkan ve on iki üyeden oluşacağı, Kurul'un onay ve mührü olmayan mushafların basılamayacağı/yayınlanamayacağı belirtiliyor. Onaysız yayınların yargı kararıyla durdurulması, toplatılması, imhası veya internetten içerik çıkarma/erişim engelleme kararı verilebilmesi düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM'nin KHK ile yapılan değişiklikleri iptali üzerine, Kurul'un yapısı, görev ve yetkilerinin kanunla düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: AYM'nin KHK düzenlemesini "yetki kanunu" sınırları dışında olduğu için iptal ettiğini, teklifle iptal edilen hükmün ve yönetmelikle kriter belirleme yetkisinin aynen tekrarlandığını ifade etti.
DEM Parti: Kurul'a verilen yetkilerin ifade özgürlüğü ve din özgürlüğü gibi temel hakları kısıtlama riski taşıdığını, akademik ve bireysel çalışmaları engelleyebileceğini ve sansüre yol açabileceğini savundu.
İYİ Parti: Kurulun yapısı ve yetkilerinin yasal zemine oturtulmasının önemli olduğunu ancak basım ve yayım kriterlerinin yönetmelik yerine kanunla düzenlenmesinin daha uygun olacağını belirtti.
Yeni Yol Partisi: Kurul'un yapısı ve yetkilerinin yeniden tanımlanmasının olumlu olduğunu belirtti. Ancak, basım ve yayım kriterlerinin yönetmelikle düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine ve kanun yapma tekniğine aykırı olduğunu, bu kriterlerin TBMM tarafından kanunla düzenlenmesi gerektiğini savundu.
##MADDE 3: Diyanet İşleri Başkanlığı Genel Müdürlüklerinin Görevlerinde Değişiklik
633 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle Din Hizmetleri, Dini Yayınlar ve Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüklerinin görevleri yeniden düzenleniyor. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yurtlar, cezaevleri, hastaneler gibi yerlerde manevi danışmanlık, vekaletle kurban organizasyonlarını denetleme gibi yeni görevler veriliyor. Dini Yayınlar Genel Müdürlüğü'ne Türk İslam sanatlarına yönelik eserler hazırlama ve kütüphane açma gibi görevler ekleniyor. Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yardım kampanyalarını organize etme ve cami müştemilatındaki yerlerin kiralanması gibi işler tanımlanıyor.
Madde Gerekçesi: AYM'nin KHK ile yapılan değişiklikleri iptali üzerine, bu genel müdürlüklerin görev ve yetkilerinin kanunla yeniden düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Diyanet'in görev alanının genişletildiğini, ancak kurumun bu görevleri yerine getirme kapasitesi ve eleman eksikliği konusundaki eleştirilere tatminkar yanıt verilmediğini belirtti.
DEM Parti: Bu düzenlemelerin laiklik ilkesini hiçe sayarak tek bir inanç anlayışını dayattığını, farklı inançları ötekileştireceğini ve inanç özgürlüğünü tehdit ettiğini savundu.
İYİ Parti: Diyanet İşleri Başkanlığı'na geniş yetkiler verildiğini, sunulacak hizmetlerin ve esasların hesap verebilirlik ve kamu hizmetlerinin etkin kullanılmasının hakkaniyetli şekilde sunulabilmesi açısından şeffaf şekilde yapılması ve Sayıştay tarafından incelenmesi sonrasında kamuoyunun da bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni Yol Partisi: Genel Müdürlüklerin görev ve yetkilerinin daha açık ve sistematik bir çerçevede yeniden belirlendiği, bunun kurumsal etkinliği artıracağı ve hukuki güvenlik ilkesine katkı sağlayacağı belirtildi. Ancak sunulacak hizmetlerin şeffaf şekilde yapılması ve Sayıştay tarafından incelenmesi gerektiği ifade edildi.
633 sayılı Kanun'un 10. maddesi değiştirilerek, "Başkanlık müşaviri, Başkanlık müftüsü ve Başkanlık vaizi" unvanındaki personelin Başkanın uygun göreceği birimlerde çalıştırılabileceği ve Başkanlığa ait kadrolara KPSS (B) grubu puan sırasına göre çağrılacak adaylar arasından Başkanlıkça yapılacak sözlü sınav başarı sırasına göre atama yapılacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM'nin KHK ile yapılan değişiklikleri iptali üzerine, bu personelin görevlendirilmesi ve ilk defa açıktan atanacak personelin atama usullerinin kanunla düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Başkan'a tanınan görevlendirme yetkisinin Anayasanın 128. ve 7. maddelerine aykırı olduğunu, sözlü sınav şartının ise AYM tarafından daha önce iptal edilmesine rağmen partizanlığa olanak sağlayacak şekilde tekrar getirildiğini belirtti.
DEM Parti: "Başkanlık müşaviri" unvanının yandaş kayırmak için eklendiğini, sözlü sınav şartının liyakati yok sayarak iktidarın istediği kişileri işe alma yolunu açtığını ve gençlerin emeğini hiçe saydığını belirtti.
İYİ Parti: "Avukat" unvanının kapsamdan çıkarıldığını ancak sözlü sınav uygulamasının sürdürülmesini eleştirdi. Şaibe iddialarına neden olan mülakat yerine 657'deki aday memurluk sisteminin işletilmesi ve KPSS (B) puanıyla sözlüsüz atama yapılması gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi: Görevlendirme ve atama yetkilerinin Başkan'a geniş biçimde tanımlanmasının, idari takdir yetkisinin sınırlarının dikkatle belirlenmesini ve liyakat ilkesine aykırı uygulamaların önlenmesini gerekli kıldığını ifade etti. Sözlü sınav başarı sırasına göre atanacak personel için mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğini belirtti.
633 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle Hac ve Umre Hesabından yapılan harcamaların her yıl Başkanlık ve gerektiğinde Cumhurbaşkanlığınca görevlendirilecek elemanlarca denetleneceği; ilgili usul ve esasların Cumhurbaşkanınca belirleneceği düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM'nin KHK ile yapılan değişiklikleri iptali üzerine, hac ve umre harcamalarının denetlenmesi ile usul ve esaslarının kanunla belirlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Eski uygulamada Sayıştay denetimine tabi olan harcamaların bu denetimden çıkarıldığını, denetimin tekrar Sayıştay'a verilmesi veya en azından Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurulu tarafından her yıl yapılıp raporunun komisyonda görüşülmesi yönündeki önerilerinin reddedildiğini belirtti.
DEM Parti: Hac ve umre hizmetlerinin Diyanet tekeline verilmesinin ve harcamaların bağımsız denetimden uzaklaştırılmasının sorunlu olduğunu, Sayıştay denetimine açık olması gerektiğini savundu.
İYİ Parti: Hac ve umre harcamalarının 703 sayılı KHK ile Sayıştay denetiminden çıkarıldığını ve bu durumun teklifle devam ettirildiğini belirtti. Hac ve umre hizmetlerinin yüksek maliyeti göz önüne alındığında denetimin artırılması gerektiğini, Sayıştay denetiminin kurumsal hesap verebilirlik için şart olduğunu vurguladı.
Yeni Yol Partisi: Hac ve umre organizasyonlarına ilişkin harcamaların denetlenmesi ve usul esaslarının belirlenmesine yasal altyapı oluşturulmasının önemli olduğu, Sayıştay'ın da denetim sürecinde olması gerektiği belirtildi.
633 sayılı Kanun'un 14. maddesinden, Din İşleri Yüksek Kurulu'nun özel kişi/kuruluşlardan ücret karşılığı yayın incelemesi sonucu elde edilen gelirlerine dair ibare çıkarılıyor.
Madde Gerekçesi: Teklifin 1. maddesiyle uyum sağlamak amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Bu değişikliğin 1. madde ile uyumlu olduğunu, ancak her sürecin iç denetime ve Sayıştay denetimine açık olması gerektiğini belirtti.
DEM Parti: AYM'nin, devletin dini yayınları inceleyip gelir elde etme yetkisini laiklik ilkesine aykırı bularak iptal ettiğini hatırlattı. İ Yİ Parti: Teklifin 1. maddesiyle uyumlaştırılması amacıyla düzenlendiğini, her bir sürecin kurumun iç denetimine ve Sayıştay denetimine açık olması gerektiğini vurguladı.
Yeni Yol Partisi: Din İşleri Yüksek Kurulu'nun kamu dışı mütalaa hizmetinin sona erdirilmesi ve döner sermaye gelirlerinin buna göre güncellenmesinin amaçlandığı, ancak her sürecin kurumun iç denetimine ve Sayıştay denetimine açık olması gerektiği ifade edildi.
633 sayılı Kanun'un 18/A maddesiyle Başkanlığın yurt dışı teşkilatının müşavirlik ve ataşeliklerden oluşacağı ve yurt dışında sözleşmeli personele ödenecek ücret üst sınırının "yurt dışı aylığı" olacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, Başkanlık yurt dışı teşkilatının Bakanlıklarla benzer yapıya kavuşturulması ve sözleşmeli personel ücret üst sınırının yeniden belirlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Yurt dışı sözleşmeli personel ücret üst sınırının artırılmasının KHK iptalleriyle ilgili yeni bir düzenleme olduğunu, Diyanet'in yurt dışı kadrolarındaki fazlalık eleştirilerine yanıt verilmediğini belirtti.
DEM Parti: Düzenlemenin keyfi bir yapılanmaya ve bürokratik tekelleşmeye işaret ettiğini, maaş belirlemedeki "üst sınır" düzenlemesinin yandaşlara rant sağlayabileceğini ve laiklik ilkesine aykırı din odaklı bir ajandayı dayattığını savundu.
İYİ Parti: Yurt dışı teşkilat yapısının ve sözleşmeli personel ücret üst sınırının yeniden düzenlenmesinin mali disiplin ve hizmet kalitesi açısından önemli olduğunu, ancak uygulamada şeffaflık ve denetlenebilirliğin esas olması gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi: Yurt dışı teşkilatının ateşelik ve müşavirliklerden oluşmasının kurumsal yapıyı güçlendireceği, sözleşmeli personel ödeme üst sınırının yeniden belirlenmesinin mali disiplini sağlarken esnek bir çerçeve oluşturacağı ifade edildi.
633 sayılı Kanunun 33. maddesinde yapılan küçük bir değişiklikle, Kurul'un dini bilgi ve tecrübesiyle tanınmış kişilerden rapor, tebliğ, makale, kitap hazırlatma, tercüme yaptırma, vaaz verdirme hizmeti alabilmesi düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, bu hizmet alımının kanuni dayanağa kavuşturulması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Bu yetkinin KHK ile genişletilmiş halinin kanunla korunduğunu, ücret esaslarını Cumhurbaşkanı'nın belirlemeye devam edeceğini belirtti.
İYİ Parti: Bu uygulamanın Kurul'un ilmi derinliğini artırabileceğini ancak dış katkıların şeffaf kriterlerle ve liyakatle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni Yol Partisi: Kurul'un ilmi derinliğini artıracağı, ancak dış katkıların şeffaf kriterlerle, liyakatle ve farklı dini kanaatleri göz ardı etmeden uygulanmasının önem taşıdığı belirtildi.
633 sayılı Kanun'un ek 6. maddesi yeniden düzenlenerek, Başkanlıkça yapılan sınavlarda görevlendirilen personele ödenecek sınav ücretlerinin usul ve esasları belirleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, sınav görev ücretlerinin kanuni zemine oturtulması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: AYM'nin bu düzenlemeyi mülkiyet hakkıyla ilgili bularak iptal ettiğini hatırlattı. Bu tür düzenlemelerin kod kanunlar üzerinde ilgili komisyonda değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
İYİ Parti: Sınav ücretlerinin usul ve esaslarının belirlenmesini olumlu bulmakla birlikte, ücretlendirme kriterlerinin şeffaf, adil ve performansla uyumlu olması, keyfi uygulamaları önleyecek denetim mekanizmalarının öngörülmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni Yol Partisi: Sınav ücretlerinin usul ve esaslarının belirlenmesinin olumlu olduğu, ancak ücretlendirme kriterlerinin şeffaf, adil, performansla uyumlu ve denetlenebilir olması gerektiği ifade edildi.
2690 sayılı Kanun'un adı "Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun" olarak değiştiriliyor ve AYM tarafından iptal edilen 15. maddesi yeniden düzenlenerek TENMAK'a geniş mali muafiyetler (gümrük, belediye vergileri, harçlar, KDV ve ÖTV hariç bazı ithalat vergileri vb.) tanınıyor. Faaliyet gelirlerinin kurumlar vergisinden istisna olması, bağışların matrahtan indirilebilmesi, projeler için bütçe dışı avans ve özel hesap kullanımı gibi esneklikler getiriliyor.
Madde Gerekçesi:AYM iptali sonrası, TENMAK'ın mevcut mali muafiyetlerden yararlanmaya devam etmesi ve BOREN'e tanınan bazı muafiyetlerin TENMAK'a uyarlanması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: TAEK, BOREN, NATEN gibi farklı kurumların aynı çatı altında birleştirilmesinin sakıncaları ve yönetici atamalarındaki sorunlara dair eleştirilere tatminkar yanıt verilmediğini belirtti.
DEM Parti: TENMAK projeleri için özel hesaplar açılmasının, harcamaların denetlenebilirliği ve şeffaflığı konusunda sorun yarattığını, Sayıştay ve TBMM denetimine açık olması gerektiğini savundu.
İYİ Parti: Tanınan mali muafiyetlerin vergi kanunlarına uyumluluğu ve usulüne dikkat edilmesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı'nın görüşlerinin alınması gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi: TENMAK'a verilen sınırsız yetkilerin ve mali muafiyetlerin idarenin hesap verebilirliği ilkesine ve Anayasanın ilgili maddelerine aykırı olduğunu, bu muafiyetlerin yasama ve vergi tekniği açısından yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
2690 sayılı Kanun'un ek 2. maddesiyle TENMAK projelerinde ortaya çıkan fikri ve sınai ürünlerin haklarının Kuruma ait olacağı, sözleşmeye dayalı projelerde hakların sözleşmeyle düzenleneceği, Kurumun üretim ve satış yapabileceği, gelirin en fazla %50'sinin ürünü geliştirenlere verilebileceği düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, TENMAK'ın stratejik alanlardaki rolünün güçlendirilmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: AYM'nin, fikri ürün gelirlerinin bir kısmının sahibine verilmesini öngören KHK kuralını "mülkiyet hakkına ilişkin" bularak iptal ettiğini, teklifle aynı hükmün getirildiğini belirtti.
DEM Parti: Sözleşmeyle düzenlenecek hakların kapsamının kamu yararını gözetecek şekilde açıkça belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
İYİ Parti: Düzenlemenin, kurumun bağımsızlığını ve etkinliğini koruyarak stratejik projelerin hayata geçirilmesine zemin hazırladığını belirtti.
Yeni Yol Partisi: TENMAK'ın stratejik önemi haiz alanlardaki rolünün güçlendirildiği, bilimsel araştırma ve teknoloji geliştirme alanlarında dışa bağımlılığı azaltan, yenilikçi çözümler üreten bir yapının inşasının mümkün olacağı ifade edildi.
2690 sayılı Kanun'un ek 3. maddesiyle TENMAK'ın mal ve varlıklarının Devlet malı sayılacağı, haczedilemeyeceği ve rehnedilemeyeceği düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, iptal edilen hükmün kanuni düzenleme yoluyla hayata geçirilerek TENMAK'a mali muafiyetler tanınması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Bu maddenin de AYM tarafından iptal edilen bir hükmün kanunla yeniden getirilmesi olduğunu belirtti.
İYİ Parti: Bu tür muafiyetlerin TENMAK'ın faaliyetlerini dışsal faktörlerden koruyacağını ve Ar-Ge projelerinin sürekliliği için kritik olduğunu ifade etti.
Yeni Yol Partisi: Bu muafiyetlerin TENMAK'ın faaliyetlerini dışsal faktörlerden koruyacağı, uzun vadeli araştırmaların sürekliliği için kritik olduğu, kurumun operasyonel bağımsızlığını korurken dışa bağımlılığı azaltacağı belirtildi.
2690 sayılı Kanunun ek 6. maddesiyle, Bakanlık adına yurt dışına gönderilenlerden yüksek lisansını tamamlayanların Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzman Yardımcısı, doktorasını tamamlayanların ise Uzman kadrolarına atanacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, enerji sektöründe yetişmiş insan kaynağı oluşturmak amacıyla yurt dışı öğrenimlerini tamamlayanların kariyer meslek kadrolarına atanmaları amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 13 ve 15 için ortak): Bu atama usulünün diğer kamu kurumlarındaki uygulamalardan farklı olduğunu, uzmanlık ve uzman yardımcılığının eğitimden bağımsız kadrolar olduğunu ve bu durumun kariyer sisteminde çarpıklık yaratabileceğini savundu.
İYİ Parti (Madde 13 ve 15 için ortak): Düzenlemenin nitelikli insan kaynağına katkı sağlayacağını ancak uzman yardımcılığı ve uzmanlık alımlarının mesleğe özel yarışma sınavı ile yapıldığı göz önünde bulundurularak kadro düzenlemesi ve şartlarının buna göre yapılmasının yerinde olacağını ifade etti.
Yeni Yol Partisi (Madde 13): Düzenlemenin enerji sektöründe yetkin iş gücü oluşturulmasına katkı sağlayacağı, ancak uzman yardımcılığı ve uzmanlık alımlarının kamu kurumlarında mesleğe özel yarışma ile yapıldığı dikkate alınarak kadro düzenlemesinin buna göre yapılmasının yerinde olacağı belirtildi.
2690 sayılı Kanun'un AYM tarafından iptal edilen ek 8. maddesi yeniden düzenlenerek, TENMAK Yürütme Kurulu başkanı ve üyelerine KİT yönetim kurulu başkan ve üyeleri için belirlenen ücret tutarında ücret ödeneceği hükme bağlanıyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, TENMAK Yürütme Kurulu üyelerinin ücret uygulamasının sürdürülmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: TENMAK'ın KİT olmadığı halde ücretlerinin KİT'ler gibi ele alınarak kanunilik ilkesinin zedelendiğini, ücret belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanı'na bırakılmasının ücretleri gizleyeceğini ve kanunilik ilkesini ortadan kaldıracağını savundu.
DEM Parti: Ücret belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanı'na bırakılmasının Anayasanın 128. maddesini ihlal ettiğini, ücretlerin ve belirlenme şekillerinin açıkça kanunda düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
İYİ Parti: TENMAK Yürütme Kurulu üyelerinin ücretlerinin KİT'lerdeki yönetim kurulu üyeleri için belirlenen tutarda ödenmesinin amaçlandığı belirtildi.
Yeni Yol Partisi: TENMAK Yürütme Kurulu üyelerinin ücretlerinin KİT'lerdeki yönetim kurulu üyeleri için belirlenen tutarda ödenmesinin amaçlandığı, bunun kurumun etkin ve verimli çalışması için önemli olduğu ifade edildi.
2690 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeyle, 19/8/2020 itibarıyla TAEK adına yurt dışına gönderilmiş veya gönderilmeye hak kazanmış olanlardan yüksek lisansını tamamlayanların TENMAK'ta Atom Enerjisi Uzman Yardımcısı, doktorasını tamamlayanların ise Uzman kadrolarına atanacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: TENMAK faaliyete geçmeden önce yurt dışına gönderilenlerin atamaları hakkında geçici düzenleme yapılması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Bu maddenin de Madde 13'teki gibi yurt dışı eğitim sonrası doğrudan uzman yardımcısı veya uzman kadrolarına atanma getirdiğini, bunun diğer kamu kurumlarındaki uygulamalardan farklı olduğunu ve kariyer sisteminde çarpıklık yaratabileceğini belirtti (Madde 13'teki eleştiriler bu madde için de geçerlidir).
İYİ Parti: Bu geçici düzenlemenin, TENMAK'ın kuruluş aşamasındaki zorlukları minimize etmek ve nitelikli personeli bünyesine kazandırmak için tasarlandığı, ancak Anayasanın 70. maddesindeki eşitlik ilkesinin gözetilmesi gerektiği vurgulandı.
Yeni Yol Partisi: Düzenlemenin, TENMAK'ın kuruluş aşamasındaki zorlukları minimize etmek ve yurt dışında eğitim almış kişilerin atamalarının düzenli yapılmasını sağlamak amacıyla tasarlandığı, Anayasanın 70. maddesi gereği kamu hizmetine girişte niteliklerden başka ayrım gözetilemeyeceği ilkesinin dikkate alınması gerektiği ifade edildi.
2863 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrası, Cumhurbaşkanlığı ve TBMM'nin idare ve kontrolündeki kültür ve tabiat varlıklarının korunmasının kendileri tarafından yerine getirileceği, gerektiğinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın teknik yardımının alınacağı şeklinde değiştiriliyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, bu kurumların kendi kontrollerindeki kültür varlıklarının korunmasını bizzat yürütmelerinin sağlanması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 16, 17, 18 için ortak): Bu düzenlemenin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın genel yetkisinden bir istisna oluşturduğunu, bazı kültür varlıklarının denetim dışında kalabileceğini belirtti.
DEM Parti (Madde 16, 17, 18 için ortak): Bu varlıkların neden Bakanlığın genel yetkisi dışında tutulduğunun açık olmadığını ifade etti.
İYİ Parti (Madde 16): Düzenlemenin kurumların kültürel mirasla ilgili faaliyetlerini doğrudan kontrol etmelerine olanak tanırken bakanlıkla eşgüdüm de sağladığını belirtti.
Yeni Yol Partisi (Madde 16): Düzenlemenin, Cumhurbaşkanlığı ve TBMM'nin kendi kontrolündeki varlıkların korunmasını doğrudan yürütmesini sağladığı, bunun yetki karmaşasını önleyeceği ifade edildi.
2863 sayılı Kanun'un ek 7. maddesiyle, Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk vb. yerlerden sağlanan gelirler ile bağışların Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı adına açılacak hesaba yatırılması, bu hesaptan doğrudan harcama yapılamaması, biriken tutardan gerekli görülenin bütçeye özel gelir kaydedilip Başkanlık bütçesine özel ödenek olarak aktarılması ve kurumlar vergisinden muafiyet düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali ve Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı'nın özel bütçeli olarak kurulması sonrası, gelirlerin ve bağışların daha etkin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 16, 17, 18 için ortak): "Hesapta toplanan tutardan doğrudan hiçbir harcama yapılamaz" ibaresinin komisyonda eklendiğini, ancak bir kısmının özel gelir kaydedilmesinin tek bütçe ilkesine aykırı olabileceğini belirtti.
DEM Parti (Madde 16, 17, 18 için ortak): "Doğrudan harcama yapılamaz" eklemesinin olumlu olduğunu ancak Cumhurbaşkanlığı'nın yüksek harcamaları karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.
İYİ Parti (Madde 17): Düzenlemenin Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı'nın gelirlerini kendi bütçesi üzerinden yönetmesini amaçladığını ve kurumlar vergisi muafiyetinin Anayasanın 63. maddesiyle uyumlu olduğunu belirtti.
Yeni Yol Partisi (Madde 17): Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı'nın gelirlerinin kendi bütçesi üzerinden planlanması ve yönetilmesinin amaçlandığı, kurumlar vergisi muafiyetinin doğru ve yerinde olduğu ifade edildi.
2863 sayılı Kanun'un ek 8. maddesiyle, Cumhurbaşkanlığı sorumluluğundaki tarihi bina ve objelerin onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi ve özel ihtisas gerektiren mütalaa/hukuki hizmet alımlarının Kamu İhale Kanununa tabi olmaksızın Cumhurbaşkanlığınca belirlenecek usullerle yapılacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, tarihi yapıların özgünlüğünü koruyarak restore edilmesi ve teknik uzmanlık gerektiren alanlarda hızlı ve esnek alım yapılabilmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 16, 17, 18 için ortak): "Hızlılık" gerekçesinin geçerli olmadığını, bu işlerin nitelik, liyakat ve şeffaflıkla yapılması gerektiğini savundu.
DEM Parti (Madde 16, 17, 18 için ortak): Kamu İhale Kanununun bypass edilmesinin suiistimale açık olduğunu, toplumsal denetimi ve şeffaflığı ortadan kaldırarak kamu zararına yol açabileceğini belirtti.
İYİ Parti (Madde 18): Bu düzenlemenin AYM tarafından iptal edilen KHK hükmünün aynısı olduğunu, kurumların ihale mevzuatı dışına çıkarılmasının doğru olmadığını belirtti. "Hızlılık" gerekçesinin geçerli olmadığını, bu tür hassas hizmetlerin kamu ihale süreçlerinden geçirilerek daha sağlam yapılması gerektiğini ifade etti.
Yeni Yol Partisi (Madde 18): Düzenlemenin şeffaflığa ve hesap verebilirliğe zarar verdiği, Anayasanın hukuk devleti, yasama yetkisi ve Anayasanın bağlayıcılığı ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, TBMM'yi işlevsizleştirdiği ve keyfiyete sebebiyet vereceği belirtildi.
3213 sayılı Kanun'un ek 16. maddesiyle MAPEG'in mal varlığının Devlet malı sayılacağı, haczedilemeyeceği; KDV ve ÖTV hariç birçok vergi, resim ve harçtan muaf olacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, MAPEG'in mal varlığının hukuki statüsünün netleştirilmesi ve mali yükümlülüklerden muaf tutulması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 19, 20, 21 için ortak): Düzenlemenin AYM kararı gereği kanunla yapıldığını belirtti.
DEM Parti (Madde 19, 20, 21 için ortak): Bu maddelerin AYM tarafından Yetki Kanunu kapsamı dışında olduğu için iptal edildiğini belirtti.
İYİ Parti (Madde 19): Düzenlemenin MAPEG'in mal varlığının hukuki statüsünü düzenlediği ve mali yüklerini azalttığını belirtti.
Yeni Yol Partisi (Madde 19): MAPEG'in malvarlığına ilişkin hukuki statünün netleştirildiği, KDV ve ÖTV hariç diğer mali yükümlülüklerden muaf tutulmasının amaçlandığı belirtildi.
3213 sayılı Kanun'un ek 17. maddesiyle, MAPEG personelinin görevleri nedeniyle haklarında açılan ceza davalarında vekalet ücretleri ve dava masraflarının, kesinleşmiş mahkumiyet halinde geri alınmak kaydıyla, Bakan onayı ile karşılanabileceği düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, personelin hukuki risk kaygısı taşımadan görev yapabilmesini sağlamak amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 19, 20, 21 için ortak): AYM'nin maddeyi "mülkiyet ve adil yargılanma haklarına ilişkin" bularak iptal ettiğini hatırlattı. Diğer kamu görevlilerine sağlanmayan bu imkanın eşitlik ilkesini zedelediğini belirtti.
DEM Parti (Madde 19, 20, 21 için ortak): Bu maddenin de AYM tarafından iptal edildiği belirtildi. MAPEG personeline sağlanan bu imkanın diğer kamu görevlilerine sağlanmamasının Anayasanın eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.
İYİ Parti (Madde 20): Kamu görevinin güvenle yapılması önemli olmakla birlikte, tüm vatandaşların kanun önünde eşit olması gerektiğini vurguladı. Memurların Yargılanması Hakkında Kanun'da zaten koruma mekanizmaları olduğunu, bu ek imtiyazın doğru olmadığını belirtti.
Yeni Yol Partisi (Madde 20): Düzenlemenin temel amacının kamu görevi ifa eden personelin güven içerisinde hareket edebilmesini sağlamak olduğu, ancak Anayasanın 6. Maddesi gereğince tüm vatandaşların kanun önünde eşit olduğu ve kimsenin kamu gücünü kullanarak farklı uygulamalara sebebiyet vermemesi gerektiği ifade edildi.
3213 sayılı Kanun'un ek 18. maddesiyle MAPEG'in tebligatlarını KEP veya UETS yoluyla yapabileceği, bu sistemleri kullanmayan ruhsat sahiplerine her üç ay için 300.000 TL idari para cezası uygulanacağı düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, tebligat süreçlerinin elektronik ortamda hızlı ve güvenli yürütülmesi ve KEP kullanma yükümlülüğüne uymayanlara uygulanacak cezanın güncellenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri: CHP (Madde 19, 20, 21 için ortak): AYM'nin maddeyi "suç ve cezaların kanuniliği" ilkesine aykırı bularak iptal ettiğini hatırlattı.
DEM Parti (Madde 19, 20, 21 için ortak): Bu maddenin de AYM tarafından iptal edildiği belirtildi.
İYİ Parti (Madde 21): Düzenlemelerle elektronik tebligatın etkin kullanımı ve idari yaptırımların güncellenmesinin amaçlandığını ifade etti.
Yeni Yol Partisi (Madde 21): MAPEG'e KEP veya UETS üzerinden tebligat yapma olanağı tanındığı, KEP kullanma yükümlülüğüne uymayanlara idari para cezası öngörüldüğü, bu düzenlemelerle tebligat süreçlerinde elektronik altyapının etkin kullanılması ve idari yaptırımların güncel mali mevzuatla uyumlu hale getirilmesinin amaçlandığı belirtildi.
4054 sayılı Kanun'un AYM tarafından iptal edilen 22. ve 23. maddeleri yeniden düzenlenerek, Rekabet Kurulu'nun yedi üyesinin (Başkan ve İkinci Başkan dahil) Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı ve üyelerin en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olup 657 sayılı Kanun'daki genel şartları taşıması gerektiği belirtiliyor.
Madde Gerekçeleri: AYM'nin KHK ile yapılan değişiklikleri iptal etmesi üzerine, Kurulun yapısı ve üyelik şartlarının kanunla düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 22 ve 23 için ortak): AYM'nin KHK düzenlemesini iptal ettiğini, teklifle üyelerin tamamının Cumhurbaşkanı tarafından atanmasının öngörüldüğünü, eski sistemdeki çeşitli kurumların aday gösterme mekanizmasının kaldırıldığını belirtti. Kurul üyeliklerine atanmada ilave liyakat şartları (belirli alanlarda eğitim ve en az 10 yıl deneyim) getirilmesi yönündeki önergelerinin reddedildiğini aktardı.
İYİ Parti (Madde 22 ve 23 için ortak): Rekabet Kurulu üyelerinin TBMM'den seçilmesinin yerinde olacağını, kamudaki üst düzey her atamanın partili Cumhurbaşkanınca yapılmasının doğru olmadığını savundu. Kurul üyeleri için KHK öncesinde aranan belirli alanlarda eğitim ve en az 10 yıl deneyim şartlarının teklifle geri getirilmediğini, bu yöndeki önergelerinin reddedildiğini ifade etti.
Yeni Yol Partisi (Madde 22, 23): Rekabet Kurulu'nun yedi üyeden oluşacağı ve bu üyelerin Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı belirtilmiştir. Üyelerin en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş ve 657 sayılı Kanun'un belirli şartlarını taşıması gerektiği hükme bağlanmıştır. Ancak Rekabet Kurumu'nun ilgili bakanlığının Ticaret Bakanlığı olmasına rağmen kamudaki üst düzey her atamanın partili Cumhurbaşkanınca yapılmasının doğru olmadığı, üyelerin TBMM'den seçilmesinin yerinde olacağı ifade edildi.
4628 sayılı Kanun'un 5. maddesinde AYM tarafından iptal edilen "en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olanlar arasından Cumhurbaşkanı tarafından atanan" ibaresi aynı şekilde yeniden düzenleniyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, Kurul üyeliğine atanacaklarda aranacak eğitim şartının kanunla açıkça ifade edilmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: AYM'nin düzenlemeyi "kamu hizmetine girme hakkı" ile ilgili bularak iptal ettiğini, teklifle aynı şartın korunduğunu belirtti. Kurul üyeliklerine atanmada ilave liyakat şartları getirilmesi eleştirilerine yanıt verilmediğini ifade etti.
İYİ Parti: Her türlü üst düzey atama yetkisinin partili Cumhurbaşkanına verilmesinin doğru olmadığını, atamaların ilgili bakanlık veya TBMM tarafından liyakatle yapılması gerektiğini savundu.
Yeni Yol Partisi: EPDK Başkan ve üyeliğine atanacakların en az dört yıllık yükseköğrenim görmüş olma şartının korunduğu, ancak her türlü üst düzey atama yetkisinin partili Cumhurbaşkanına verilmesinin doğru olmadığı, atamaların ilgili bakanlık veya TBMM tarafından liyakat esasına göre yapılması gerektiği belirtildi.
4865 sayılı Kanun'un 15. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ile 16. maddesi, TENMAK Kanununda yapılan düzenlemeler nedeniyle mükerrer veya uygulama alanı kalmadığı için yürürlükten kaldırılıyor.
Madde Gerekçeleri: 2690 sayılı Kanun'da (TENMAK) yapılan düzenlemeler neticesinde, 4865 sayılı Kanun'da yer alan mükerrer veya uygulama alanı kalmamış hükümlerin yürürlükten kaldırılması amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP (Madde 25 ve 26 için ortak): Bu maddelerin, teklifin 10. ve 12. maddeleriyle yapılan düzenlemeler gereği mükerrer veya uygulama imkanı kalmamış hükümleri yürürlükten kaldırdığını belirtti.
İYİ Parti (Madde 25 ve 26 için ortak): Teklifin 10. maddesiyle Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü'nün TENMAK bünyesine alınması ve ilgili mali düzenlemelerin yapılması nedeniyle, 4865 sayılı Kanun'daki mükerrer hükümlerin kaldırılmasının amaçlandığı ifade edildi.
Yeni Yol Partisi (Madde 25, 26): 2690 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler sonucu 4865 sayılı Kanunda mükerrer veya uygulama alanı kalmamış hükümlerin yürürlükten kaldırıldığı, bunun mevzuattaki tekrarları önlemeyi amaçladığı belirtildi.
##MADDE 27: Elektrik Piyasası Kanununda Proje Onay ve Kabul İşlemleri
6446 sayılı Kanun'un ek 1. maddesiyle, elektrik tesislerinin proje onay ve kabul işlemlerini yapmak üzere ihtisas sahibi kamu kurumları, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin görevlendirilmesi, yetkilendirilmesi veya bunlardan hizmet satın alınması ile bu işlemlerin usul ve esaslarının Bakanlıkça yönetmelikle düzenleneceği belirtiliyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, elektrik tesislerinin proje onay ve kabul işlemlerinin çeşitli kurumlar eliyle yürütülmesi ve hizmetin hızlı sürdürülmesi için yetkilendirme yapılabilmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: Özel hukuk tüzel kişilerine "proje onay ve kabul işlemleri" yetkisinin verilmesinin sakıncalı olabileceğini, bu yetkinin sadece kamu kurumlarında kalması gerektiğini ve Anayasanın 128. maddesiyle bağdaşmadığını savundu.
İYİ Parti: Elektrik tesislerinin proje onay ve kabul işlemlerinin özel hukuk tüzel kişilerine de devredilebilmesinin ileride önemli sorunlar yaratabileceğini, nihai proje onay ve kabul yetkisinin kamu kurumlarında kalması gerektiğini ifade etti. Bu yetkinin özel hukuk tüzel kişilerine devredilmemesi yönündeki önergelerinin reddedildiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi: Elektrik üretim, iletim, dağıtım ve tüketim tesislerinin kurulması ve işletilmesinde özel hukuk tüzel kişilerine "proje onay ve kabul işlemleri" yetkisinin verilmesinin doğru olmadığı, bu yetkinin sadece kamu kurumları tarafından kullanılması gerektiği belirtildi.
660 sayılı KHK'nın AYM tarafından iptal edilen 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları yeniden düzenlenerek, Kurulun biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından atanan dokuz üyeden oluşacağı ve üyelerin dört yıllık yükseköğrenim mezunu olup 657'deki genel şartları taşıması gerektiği hükme bağlanıyor.
Madde Gerekçesi: AYM iptali sonrası, Kurulun yapısı ve üyelik şartlarının kanunla düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Muhalefet Şerhleri:
CHP: AYM'nin KHK düzenlemesini iptal ettiğini hatırlattı. Teklifle Kurul üyelerinin farklı uzmanlık alanlarını temsil etmesini sağlayan eski seçim usulünün ve üyelik için aranan belirli alanlarda eğitim ve en az 10 yıl deneyim şartlarının geri getirilmediğini, bu yöndeki önergelerinin reddedildiğini belirtti.
İYİ Parti: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun ilgili bakanlığının Hazine ve Maliye Bakanlığı olmasına rağmen, kamudaki üst düzey her atamanın partili Cumhurbaşkanınca yapılmasının doğru olmadığını savundu. Kurul üyelerinin TBMM'den seçilmesi gerektiğini, Kurul'un yapısındaki kurumlar arası dağılımın ve deneyim şartlarının teklifle ortadan kaldırılarak Cumhurbaşkanı'na sınırsız yetki verildiğini belirtti. Kurul üyeliklerine atanmada ilave liyakat şartları (belirli alanlarda eğitim ve deneyim) getirilmesi yönündeki önergelerinin reddedildiğini ifade etti.
Yeni Yol Partisi: Kurulun dokuz üyeden oluşacağı ve Cumhurbaşkanı tarafından atanacağı, üyelerin dört yıllık yükseköğrenim mezunu olması ve 657 sayılı Kanun'un belirli şartlarını taşıması gerektiği belirtildi. Ancak Kurulun ilgili bakanlığının Hazine ve Maliye Bakanlığı olmasına rağmen, kamudaki üst düzey her atamanın partili Cumhurbaşkanınca yapılmasının doğru olmadığı, üyelerin TBMM'den seçilmesi gerektiği ifade edildi.
Son iki maddesi yürürlük ve yürütme maddeleri olan teklif, xxx/xxx/2025 tarihli TBMM Birleşiminde X oya karşılık x oyla kabul edildi.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.