15 Şubat 2024’te görüşülmeye başlanan “Sağlıkla İlgili Bazı Kanunlarda ve 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Teklifin genel gerekçesinde “Sağlık alanında son yirmi yıldır yürütülen politikalarla, sağlık hizmetinin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılmasına yönelik önemli gelişmeler sağlanmış, sağlık hizmetlerinde fiziki ve beşeri altyapı ile kaynaklar iyileştirilmiş, koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerinin etkinliği artırılmıştır. Bununla birlikte sosyal ve ekonomik dönüşüm, hızla gelişen teknoloji, sürekli değişen ve artan ihtiyaç ve talepler ise her sistemin sürekli olarak revizyonunu ve iyileştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çerçevede daha iyi ve kaliteli sağlık hizmet sunumunun sağlanması ve ülkemizin sağlık alanındaki rekabet gücünün korunması amacıyla muhtelif düzenleme ve değişiklikler yapılmaktadır.” şeklinde yer alan ifadeyle teklifin amacı sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi olarak açıklanmıştır.
Teklifin başlıca düzenlemeleri ve muhalefet şerhlerinde öne çıkan itirazlar aşağıda özetleniyor.
Teklif Neler İçeriyor
- Teklifin ilk maddesiyle, “1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun”un 43. maddesine yeni fıkralar eklenerek serbest çalışan diş hekimlerinin, muayenehanelerinde diş hekimi istihdam edebileceği hükme bağlanmıştır. İstihdam edilebilecek diş hekimi sayısının birden fazla olamayacağı da kanunda belirtilmiştir.
“Her diş hekimi için bu maddede belirtilen şartlarda ayrı muayene odası bulunması kaydıyla aynı dairede birden fazla diş hekimi müşterek muayenehane faaliyeti gösterebilir. Bu durumda her bir diş hekimi için ayrı ruhsat düzenlenir.”
Yukarıda yer alan hüküm “Ağız ve Diş Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik”ten alınmıştır. Bu hükümden görüleceği üzere diş hekimlerinin başka hekimlerin muayenehanelerinde çalışan olarak çalışmaları teorik olarak mümkün değildir. Her hekim için ayrı ruhsat düzenlenmesi gerekmektedir. Söz konusu değişiklik ile diş hekimlerinin başka hekimlere ait muayenehanelerde çalışabilmesine izin verilmektedir.
Maddenin gerekçesinde yer alan, “…diş tabipliği mesleğinin uygulamalı olarak icrası neticesinde sağlık hizmet sunumunun niteliği ile mesleğe yeni intibak eden diş tabiplerinin mesleki deneyim ve bilgilerinin artırılması amaçlanmaktadır.” cümlesiyle bunun mesleğe yeni atılan hekimler için faydalı olacağı kanun koyucu tarafından düşünülmüştür.
İlgili maddeye şerh koyan CHP’li vekiller istihdam edecek olan hekim için deneyim şartı aranması gerektiğini, istihdam edilecek hekim için ise Türk Diş Hekimleri Birliği tarafından her yıl asgari ücret belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir.
- Ebelerin görev tanımına değişiklik getiren maddenin eski hali ile yeni halini inceleyelim.
Eski Hali: “Ebeler, hamilelerin muayenesini yapabilir, sağlık durumlarıyla ilgili tedavileri gerçekleştirebilir, doğum sürecine yardımcı olabilir ve bu süreçte gereken basit manevraları yapabilirler. Ancak her türlü tıbbi alet ve benzerlerini kullanmaları yasaktır ve herhangi bir komplikasyon durumunda bir doktor çağrılması zorunludur. Her ebe, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ekipman ve ilaçları doğum sırasında yanında bulundurmalıdır. Ebeler ayrıca çiçek aşısı yapabilirler.” (Günümüz Türkçesine uyarlanmıştır.)
Yeni Hali: “Ebeler, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemde gerekli desteği verir, yenidoğana ve bebeğe bakım sağlar. Normal doğum ve riskli durumlarda tıbbi bakım ve desteğe erişimin sağlanmasında, kadın sağlığının korunması, üreme sağlığı ve çocuk bakımı konularında aile ve topluma verilecek danışmanlık ve eğitim hizmetlerinde görev alır
Gebeliğin tespitini, gebe izlemini ve bu amaçla gerekli muayene ve değerlendirmeleri yapar. Normal doğum eylemini gerçekleştirir. Normal doğum sırasında gereken küçük tıbbi müdahaleleri yapar. Küçük tıbbi müdahalelerin kapsam ve sınırları Bakanlıkça belirlenir”
- Teklifin bir diğer maddesiyle, sosyal pediatri uzmanlık yan dalı ihdas edilmiştir.
Bu maddeye muhalif vekiller de katıldıklarını şerhlerde belirtmişlerdir.
- Teklifin 5 ila 13. maddeleriyle 1262 sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanununda değişiklik yapıldı.
Yapılan değişiklikle ilaç numunelerinin tahlil edilmesi için Bakanlığa gönderilmesi uygulamasından vazgeçilmektedir. Söz konusu tahlil işlemi ürün piyasaya sürüldükten sonra rastgele seçilen ürünler üzerinden yapılacaktır. Teklifte bu maddenin gerekçesinde aşağıdaki ifadeler yer almaktadır.
“Bu doğrultuda ürünün ruhsatlandırma süreci içinde, üretici tarafından yapılan analizlere ek olarak Sağlık Bakanlığı tarafından yeniden analiz edilmemesi ürünün kalite ve güvenliği üzerinde herhangi bir risk oluşturmamakta, aksine ruhsatlandırma süreçlerinin akabinde yapılan analizler numunelerin piyasadan rastgele seçilmesi yöntemiyle yapılması nedeniyle daha etkin bir kontrol ve denetime imkan vermektedir”
Muhalefet bu değişikliğe karşı çıkarak ürünün piyasaya sürülmeden önce bakanlık tarafından kontrol edilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
- Teklifle birlikte, eczaneleri, ecza depolarını, ticarethanelerini, imalathaneleri ve laboratuvarları teftiş edebilme yetkisi eczacılara da verilmektedir.
Muhalefet bu değişikliğe de karşı gelen bir öneride bulunmamıştır.
- Kanun teklifi ile, AYM tarafından iptal edilen “209 Sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun”un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi yeniden düzenlenmiştir.
“Sağlık kurum ve kuruluşlarında tahakkuk, verimlilik, hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmeti elde etme maliyeti gibi faktörlere göre sağlık tesisinin dağıtabileceği miktar üzerinden bu maddede düzenlenmiş olan esaslar çerçevesinde; personelin unvanı, yürüttüğü görevin türü, özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma ve süresi, yapılan tıbbi işlemlerin nitelik ve sayısı, araştırma faaliyetlerine, uzmanlık eğitimine ve hizmet içi eğitime katılımı, mesai içinde ve dışında yapılan çalışmalar ve süresi, muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerin niteliği, sayısı ve güçlüğüne ilişkin teknik konular, hizmete katkı ve performans gibi değişkenlik arz eden hususlar ile personelin ödüllendirilerek motivasyonunun artırılması amacıyla yapılacak ek ödeme, görevlendirme halinde ek ödemenin yapılacağı sağlık kurum veya kuruluşu, inceleme heyetlerinin oluşumu, çalışma usul ve esasları ile konuyla ilgili diğer hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
Getirilen bu değişikliğe CHP’li vekiller karşı çıkmış, söz konusu değişikliğin sağlık hizmeti sunumunun niteliği ile bağdaşmadığını ifade etmişlerdir. Kamu kaynağının harcanmasında son derece göreceli bir kavram olan ve hizmetin kalitesine bilgi asimetrisi nedeniyle bağlı olmayan “hasta memnuniyeti” (hasta yararı değil) ve hizmeti elde etme maliyeti gibi sağlık hakkı ve kamu sağlık hizmet sunumu ile ilgisi olmayan ölçütlerin kullanılmasının uygun olmadığını belirtmişlerdir. Son olarak da kanun teklifinin bu şekilde yasalaşması halinde AYM tarafından tekrar iptal edileceğinden emin olduklarını da eklemişlerdir.
- Sağlık turizmi kapsamında iş ve işlem yapan kuruluşların faaliyetlerinin de Sağlık Bakanlığı tarafından denetleneceği hükme bağlandı.
- Kanunla idare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı kusur oranında ve sigorta teminatı dahilinde sağlık çalışanının mesleki sorumluluk sigortası şirketinden talep edebilecek; sağlık çalışanına rücu daha önce olduğu gibi yalnızca kasıt halinde yapılabilecek.
Sağlık meslek mensuplarının, sağlık mesleğinin icrası kapsamında yaptıkları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar sebebiyle idare aleyhine açılan davada mahkeme kararına göre idarece ödenen meblağın; ancak kasten görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığı kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile tespit edilmesi halinde ilgili sağlık meslek mensubundan tazminata konu olaydaki kusur oranı gözetilerek talep edilebileceği öngörülmüştür.
Yukarıdaki metinden de anlaşılacağı üzere; İdare, artık “kasten” görevin gereklerine aykırı hareket eden sağlık mensuplarından ödediği tazminatları geri alacak, kasten olmayan fiillerden doğan zararlar ise zorunlu sigorta tarafından karşılanacaktır.
- Eleman temininde güçlük çekilen yerlerde 4924 sayılı Kanuna göre çalıştırılan sözleşmeli sağlık personeli, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının harekat ve benzeri ihtiyaçlarında da geçici olarak görevlendirilebilecek.
Kanundan önce yalnızca OHAL, savaş, seferberlik ve afet hallerinde görevlendirilebilen sözleşmeli personel, kanunla TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının harekat ve benzeri ihtiyaçları durumunda da her yıl iki aya kadar görevlendirilebiliyor.
CHP ve İYİ Parti bu düzenleme hakkında askeri hastanelerin önemini hatırlattı ve düzenlemenin yanlış olduğunu belirtti.
- Aile hekimlerine destek ödemesi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu ödemenin, uyarma cezası alanlara bir ay, kınama cezası alanlara iki ay, aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlara üç ay süresince yapılmayacağı ve aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarına bir sözleşme döneminde toplam altı ay ve üzerinde ödeme kesintisini gerektiren disiplin cezası verilmesi halinde aile hekimi ve aile sağlığı çalışanlarının mevcut sözleşmelerinin feshedileceği belirtilmiştir.
Muhalefet bu düzenlemenin hekimlerin rahat şekilde çalışmasının önüne geçeceğini ifade etmiştir.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.