Platformun nasıl kullanıldığını anlamak için ölçüm araçları kullanıyoruz. Bunlar zorunlu değil: reddedersen site aynı şekilde çalışır, ölçüm çerezi yazılmaz, Google’a yalnız çerezsiz ve kimliksiz sayım sinyali gider. Oy kayıtları bu tercihten bağımsız olarak saklanır, ayrıntısı gizlilik metninde.
Veriler 17 Temmuz 2019 tarihli TBMM Genel Kurul tutanaklarındaki açık oylama sonuçlarından derlenmiştir.
Bu Teklif Ne Yapıyor?
Referandom Özeti
Kanun, hasılat esaslı kazanç tespiti, yurt dışındaki varlıkların Türkiye'ye getirilmesi, Merkez Bankası düzenlemeleri ve finansal yeniden yapılandırma gibi çok sayıda ekonomi düzenlemesi getiriyor.
Yasalaşma Süreci
"Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi" (2/2019), 8 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin ilk imzacısı Aydın Milletvekili Mustafa Savaş (AK Parti). Teklifi toplam 78 milletvekili imzaladı. Teklif esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldü ve komisyon raporunu 12 Temmuz 2019 tarihinde verdi (sıra sayısı 102). Genel Kurulda 17 Temmuz 2019 tarihinde açık oylamayla kabul edildi: 271 kabul, 61 ret, 2 çekimser oy. Kanun 7186 sayıyla 19 Temmuz 2019 tarihli ve 30836 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kanun ile Ne Değişiyor?
Kanun, Gelir Vergisi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapıyor.
Vergi Düzenlemeleri
Şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemiyle elde eden mükellefler, talep etmeleri halinde brüt hasılatlarının belirli bir oranı üzerinden vergilendirilebiliyor.
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını Türkiye'ye getirenler bunları serbestçe kullanabiliyor. Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de bulunan ancak kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet, sermaye piyasası aracı ve taşınmazları kanuni defterlere kaydedilebiliyor. Bildirilen yurt dışı ve beyan edilen yurt içi varlıkların değeri üzerinden yüzde 1 vergi tarh ediliyor. Gerekli şartlar yerine getirilirse bu varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmıyor.
Bazı vergi kanunlarındaki maktu tutar ve nispi oranlar için yetki düzenlemeleri yapılıyor. Yurt dışına çıkış harcının artırılması konusunda Cumhurbaşkanına yetki veriliyor.
Elektrik motorlu otomotiv markalarının üretilmesi ve bu araçların yurt içinde tercih edilmesi vergisel yönden destekleniyor.
Merkez Bankası ve Finansal Düzenlemeler
Zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamaları, bankaların ve diğer mali kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemleri esas alınarak belirlenebiliyor. Merkez Bankasının bilgi talepleri gerçek zamanlı ve anlık karşılanıyor.
Merkez Bankasının yedek akçe uygulaması Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu hale getiriliyor.
Finansal yeniden yapılandırma programları oluşturularak güçlük yaşayan borçlu firmalara ödeme gücü kazandırılıyor. Banka kredilerinin kayıttan düşürülmesine ilişkin düzenleme getiriliyor.
Sosyal Güvenlik ve Diğer Düzenlemeler
Yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasında borçlanma tutarının hesabına esas prim oranı yüzde 45'e çıkarılıyor. Borçlanılan süreler 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalılık sayılıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu, kişisel veriler ile ticari sır niteliğindeki verileri Merkez Bankasıyla, kişisel sağlık verilerini Sağlık Bakanlığıyla paylaşabiliyor.
7141 sayılı Kanunla kurulan üniversitelere devredilen taşınmazların kullanımından kaynaklanan sorunlar için düzenleme yapılıyor.
Yenilenebilir enerji kullanılan büyük ölçekli projelerin hayata geçirilmesine ilişkin düzenlemeler yapılıyor.
Sağlık Bakanlığının kamu özel iş birliği projelerinde kamunun ödeyeceği kullanım ve hizmet bedelleri, sözleşme tarafları arasında mutabakat sağlanarak revize edilebiliyor.
Elektronik iletişim cihazlarının kimlik bilgilerinin (IMEI) başka cihazlara kopyalanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Madde Madde
Her maddeyle ne değiştiği ve partilerin o maddeye ne dediği: teklif sahiplerinin gerekçesi, komisyon raporundaki muhalefet şerhleri ve Genel Kurulda verilen önergeler.
Tartışmalı Okudun
Madde 1Tartışmalı
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu
Şehir İçi Yolcu Taşımacılığına Hasılat Esaslı Vergi
Şehir içi yolcu taşımacılığı yapıp hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemiyle alanlar isterse kazançları yerine brüt hasılatlarının yüzde 10'u üzerinden vergilendirilecek.
ÖnceBu mükelleflerin vergisi, giderler ve indirimler düşüldükten sonra kalan gerçek kazanç üzerinden hesaplanıyor.
VS
ŞimdiTalep eden mükellefte vergiye tabi kazanç, gider ve indirim düşülmeden hasılatın yüzde 10'u sayılıyor; Cumhurbaşkanı oranı iki katına kadar artırabiliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Nitekim Gelir Vergisi Kanununda basit usulde vergileme sistemi vardır ancak bu bir İstisnadır. Esas olan daima kazancın beyan sistemine dayanmasıdır.
Kanun teklifiyle getirilmek istenen “Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti” içerik olarak Anayasa'ya aykırılık teşkil etmektedir. Hasılat esaslı kazanç tespit usulüyle, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin mali gücünü tespit etmek mümkün değildir.
Yurt Dışındaki Varlıklar İçin Yüzde 1 Vergiyle Varlık Barışı
Yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetini 31 Aralık 2019'a kadar Türkiye'deki bankaya bildirenler, yüzde 1 vergi ödeyerek varlıklarını serbestçe kullanabilecek.
ÖnceBu konuda kanunda bir düzenleme yoktu.
VS
ŞimdiBildirilen ve beyan edilen varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmıyor; yurt dışı varlıklar bildirimden sonra üç ay içinde Türkiye'ye getirilmeli.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Madde metninde yer alan düzenleme bir kriz düzenlemesidir, ama istenilen geliri sağlamayacaktır.
Yani zengin sınıfın vergilendirmeden kaçırdığı parayı aklamak için getirilmiş ve çözümmüş gibi ikna edilmeye çalışıldığımız bir kanun teklifi ile karşı karşıyayız.
Bu nedenle, varlık barışı uygulamalarına acilen son verilmeli ve vergi kaçırmanın değil, toplumsal hak ve ödevlerine uygun yaşayan vatandaş ve mükelleflerimizin teşvik edileceği bir vergi reformu uygulamaya konmalıdır.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu
Zorunlu Karşılık Bilanço Dışı Kalemlere de Uygulanabilecek
Merkez Bankası bankalardan bilanço içi ve dışı kalemler için zorunlu karşılık isteyebilecek; taleplerini anında alabilmek için kurumların bilgi işlem sistemlerine erişim kurabilecek.
ÖnceZorunlu karşılık ve umumi disponibilite, bankaların bilançolarındaki pasif kalemler esas alınarak belirleniyor.
VS
ŞimdiBilanço içi veya dışı uygun görülen kalemler esas alınıyor; Banka talepleri gerçek zamanlı ve anlık karşılanıyor.
Teklifin Gerekçesi
Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, madde ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Komisyon görüşmeleri sırasında bu düzenlemelerle ilgili olarak sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmadığı anlaşılmıştır.
Bu, usul açısından sıkıntı doğurarak standardı ortadan kaldıracak keyfi ve farklı uygulamalara neden olacak bir düzenlemedir. Bu düzenleme, bankaların ciddi mali sorunları olduğunun kanıtıdır.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu
Zorunlu Karşılığın Kapsamı ve Oranı Merkez Bankasında
Bankalar ve elektronik ödeme kuruluşları, bilanço içi ya da dışı kalemlere göre nakden zorunlu karşılık tutacak; kapsam, oran, süre ve faizi Merkez Bankası belirleyecek.
ÖnceZorunlu karşılık, bankaların bilançolarındaki pasif kalemler esas alınarak tesis ediliyor.
VS
ŞimdiBilanço içi veya dışı uygun görülen kalemler esas alınıyor; kapsam, oran, süre ve faiz gibi ayrıntıları Banka belirliyor.
Teklifin Gerekçesi
Sıkça değişen piyasa koşulları, söz konusu kuruluşların bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerinde meydana gelen değişikliklerin zorunlu karşılık ve umumi disponibilite uygulamasında dikkate alınması ihtiyacını doğurduğundan, madde ile bu hususta düzenleme yapılmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Komisyon görüşmeleri sırasında bu düzenlemelerle ilgili olarak sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınmadığı anlaşılmıştır.
Bu, usul açısından sıkıntı doğurarak standardı ortadan kaldıracak keyfi ve farklı uygulamalara neden olacak bir düzenlemedir. Bu düzenleme, bankaların ciddi mali sorunları olduğunun kanıtıdır.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu
Merkez Bankası Yüzde 20 İhtiyat Akçesi Ayıramayacak
Merkez Bankası'nın yıllık kârından yüzde 20 ihtiyat akçesi ayrılmasını öngören bent kalkıyor; son yıl kârından ayrılan hariç birikmiş ihtiyat akçeleri her yıl kâra katılıp dağıtılabilecek.
ÖnceYıllık safi kârın yüzde 20'si ihtiyat akçesine ayrılıyor.
VS
ŞimdiBu ayrım kalkıyor, yüzde 10'luk ikinci tertip yedek akçe kalıyor; son yıl kârından ayrılan hariç birikmiş akçeler kâra katılıp dağıtılabiliyor.
Teklifin Gerekçesi
Ayrıca yine bu maddeye son fıkra olarak eklenmesi öngörülen düzenleme ile, ihtiyat akçelerinin, son yıl kârdan ayrılan hariç olmak üzere, kâra katılarak ödenmesi suretiyle devamlı olarak büyümesinin de önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Teklifin bu maddesindeki düzenleme sonucunda; Merkez Bankasının karından sadece yüzde 10 oranında ihtiyat akçesi ayrılabilecektir.
Bizim görüşümüze göre, Merkez Bankası, her ne kadar bu kanun hükmüne tabi bir özel hukuk tüzel kişisi olsa da para basma (senyoraj) yetkisine sahip bir kurum olarak yedek akçe ayırması zaruri değildir.
1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu
Birikmiş İhtiyat Akçeleri Hazineye Aktarılıyor
Merkez Bankası'nın yürürlük tarihine kadar ayırdığı ihtiyat akçelerinin tamamı, fevkalade ihtiyat akçelerinin ise son yılın kârından ayrılan kısım hariç tamamı Hazineye verilecek.
ÖnceAyrılan ihtiyat akçeleri Merkez Bankası'nın bilançosunda birikiyor.
VS
ŞimdiBu akçeler, Bankanın Genel Kurul kararı aranmadan Hazineye veriliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Düzenlemeyle, ekonomideki küçülme ve vergi gelirlerindeki düşük performans ve seçim yatırımları nedeniyle artan harcamalar yüzünden hızla büyüyen 2019 yılı bütçe açığının azaltılması amaçlanmaktadır.
AKP'nin bu teklifin yasallaşması sonucunda ihtiyaç akçesine el koyması, para basmasından farksız olacaktır. Bunun anlamı enflasyonun yükselişe geçmesi ve emekçilerin mutfağındaki yangına benzin dökmektir.
2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu
Yeni Kurulan Üniversitelere Taşınmaz Devri Yolu Açılıyor
7141 sayılı Kanunla kurulan üniversitelere devredilen bina ve tesislerin bulunduğu taşınmazlar, talep halinde Yükseköğretim Kurulu onayıyla bu üniversitelere devredilebilecek.
ÖnceBina ve tesisler devredilmişti, ancak üzerinde bulundukları taşınmazlar bazen eski sahibi üniversitenin mülkiyetinde kalıyordu.
VS
ŞimdiBu taşınmazlar talep halinde YÖK onayıyla devredilebiliyor; hangi bina ve taşınmazın kapsandığı tereddütlerini YÖK gideriyor.
Teklifin Gerekçesi
Bu nedenlerle madde ile, taşınmazların kullanımından kaynaklanan bu ve benzeri sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Temel olarak bu madde ile daha önce yapılmış olan bir hatanın, üniversiteleri bölerek yeni üniversiteler kurmanın, oluşturduğu problemlere çözüm üretilmeye çalışılmaktadır.
9/5/2018 tarihinde yapılan değişiklik ile bölünen yüksek öğretim kurumları arasında üniversiteye ait malların paylaşımında karşılaşılan problemleri YÖK Kanunu'na eklenen geçici 52. madde ile çözmeyi amaçlamaktadır ve lehte oy kullanılmıştır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun
Yurt Dışı Borçlanma Başvurusu Sosyal Güvenlik Kurumuna
Yurt dışında çalışanlar ve ölenlerin hak sahipleri, Kanunun getirdiği haklardan yararlanmak için Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuracak; kısmi aylık bağlananların borçlanması da bu Kurumca yapılacak.
ÖnceYurt dışı borçlanma, Sosyal Güvenlik Kurumu dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarınca da yapılabiliyordu.
VS
ŞimdiBaşvuru ve kısmi aylık bağlananların borçlanma işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumunca yürütülüyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Bir diğer deyişle bundan sonra Türkiye'de işçi veya devlet memuru olarak çalışmış kişiler, yurtdışında çalıştıkları dönemleri borçlanmak istedikleri takdirde 4/B'li olarak borçlanabileceklerdir.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun
Yurt Dışı Borçlanma Oranı Yüzde 32'den Yüzde 45'e Çıkıyor
Yurt dışında geçen süreyi borçlanırken ödenecek tutar, seçilen günlük kazancın yüzde 32'si yerine yüzde 45'i olacak; fıkranın bir cümlesi de kanundan çıkarılıyor.
ÖnceBorçlanma tutarı, seçilen günlük kazancın yüzde 32'si.
VS
ŞimdiBorçlanma tutarı, seçilen günlük kazancın yüzde 45'i.
Komisyon Raporundaki Şerhi
%32 olan borçlanma oranı, yurttaşların aleyhine olacak biçimde %45'e yükseltiliyor.
Bu değişiklik çok açık bir şekilde yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza üvey evlat muamelesi yapılacağı anlamına gelmektedir. Hiçbir Türkiye Cumhuriyet vatandaşı kendisini ikinci sınıf hissetmemelidir.
El Konulan Araçlar Yüzde 25 ÖTV ile Sahibine İade Edilecek
Gümrük Kanunu'nun 235. maddesi kapsamında soruşturma altındaki ya da el konulmuş kara taşıtları, 31 Aralık 2019'a kadar başvurup ilk iktisaptaki ÖTV'nin yüzde 25'ini ödeyen sahiplerine iade edilecek.
ÖnceBu araçlar için el konulup mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilebiliyordu.
VS
ŞimdiBaşvurup ÖTV'nin yüzde 25'ini bir ay içinde ödeyene el koyma kararı verilmiyor; kendiliğinden bildirimde oran yüzde 15 oluyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Daha önceki geçici madde uygulama sonuçları, uygulamanın başarıya ulaşmadığını göstermektedir.
Gümrük mevzuatına aykırı olarak yurtiçine sokulmuş araçları bilmeden satın alan üçüncü şahısların yaşadıkları mağduriyeti gidermek üzere böyle bir düzenleme yapıldığı söyleniyor.
Yapılmak istenen bu düzenleme af niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda yaklaşık 62 bin kara ulaşım aracı olduğu, siyasi iradenin bu düzenlemeden ciddi tutarda özel tüketim vergisi beklentisi olduğu anlaşılmaktadır.
5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun
Biyokütle Tesislerinde Destek Süresi Mekanizmaya Girişten Başlıyor
6719 sayılı Kanunla biyokütle tanımına eklenen kaynaklardan elektrik üreten tesislerde YEK destek süreleri, tesisin destek mekanizmasına dahil edildiği tarihten itibaren işleyecek.
ŞimdiSüreler, üretim tesisinin YEK Destekleme mekanizmasına dahil edildiği tarihten itibaren başlıyor.
Teklifin Gerekçesi
Madde ile; YEK Destekleme mekanizmasında öngörülen sürelerin, 6719 sayılı Kanun ile biyokütle tanımına eklenen kaynaklar için üretim tesisinin YEK Destekleme mekanizmasına dahil edildiği tarihten itibaren başlaması öngörülmektedir.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Bir nevi eşitlemeyi sağlayan söz konusu düzenlemenin bu konuda daha önce yazılan kanun maddesindeki öngörü ve tedvin zaafından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Türkiye acilen Paris iklim antlaşmasını imzalamalı, fosil yakıt tüketimini azaltacak, gerçekten yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimini teşvik edecek politikaları hayata geçirmelidir.
Bankalar Kredi Karşılıklarını Ayrıldığı Yıl Gider Yazacak
Bankalar kredi karşılığı ve kayıttan düşme politikalarını standartlara göre oluşturacak; ayrılan özel karşılıklar o yıl gider, kayıttan düşülen krediler değersiz alacak sayılacak.
ÖnceKredilerin kayıttan düşülmesine ilişkin mevzuatta bir düzenleme bulunmuyordu.
VS
ŞimdiÖzel karşılıkların tamamı ayrıldığı yıl kurumlar vergisi matrahından gider sayılıyor; kayıttan düşülen krediler değersiz alacak oluyor.
Teklifin Gerekçesi
Mer’i mevzuatta kredilerin sınıflandırılması ve karşılığa tabi tutulmasına ilişkin esaslar belirlenirken kredilerin kayıttan düşülmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Bu maddelerle yapılan düzenlemeler tüm uyarılarımıza rağmen Ak Parti iktidarı tarafından uygulanan yanlış ekonomik politikaların sonucunda ortaya çıkan reel sektör krizinin giderilmesine yöneliktir.
Ancak, hanelerin borçlarının ve geçim sıkıntılarının “doğrudan” hesaba katılmadığı bu torba yasa teklifinin söz konusu iki maddesinin hedefinin temel olarak şirketleri kurtarmak olduğu ifade edilebilir.
Borçlu Şirketlere Finansal Yeniden Yapılandırma Yolu
Bankalarla kredi ilişkisi olan borçlu şirketlerin borçları Çerçeve Anlaşmalar kapsamında yeniden yapılandırılabilecek; işlemlere vergi, harç ve fon istisnaları ile zimmet koruması geliyor.
ŞimdiMadde iki yıl uygulanıyor, süreyi iki yıl daha uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkili; alacaklar kısmen ya da tamamen silinebiliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Ak Parti iktidarı Türkiye'yi Şubat 2001 krizinden sonra 2002 yılında uygulanan İstanbul yaklaşımına benzer bir kurtarma operasyonu evresine sokmuştur.
Ancak, hanelerin borçlarının ve geçim sıkıntılarının “doğrudan” hesaba katılmadığı bu torba yasa teklifinin söz konusu iki maddesinin hedefinin temel olarak şirketleri kurtarmak olduğu ifade edilebilir.
Bu düzenlemeyi yapanlar hayal aleminde yaşamaktadır. Umut ediyorlarki bir mucize olacak, ekonomik daralma yerini büyümeye bırakacak, şirketlerin nakıt akımları tekrar başlayacak ve ödenemeyen faiz ve anapara taksitleri ödenebilir hale gelecek.
5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun
SGK Verileri Merkez Bankası ve Sağlık Bakanlığıyla Paylaşılacak
SGK, sağlık verisi dışındaki kişisel ve ticari sır verilerini Merkez Bankası ile, kişisel sağlık verilerini de belirli amaçlarla Sağlık Bakanlığı ile paylaşacak; e-Devlet izni de geçerli olacak.
ÖnceVeri paylaşımı noter onaylı muvafakate bağlıydı; sağlık verisi dışındaki veriler için Merkez Bankası paylaşım kapsamında değildi.
VS
ŞimdiE-Devlet üzerinden kimlik teyidiyle verilen izin de yetiyor; Merkez Bankası ve Sağlık Bakanlığı paylaşım kapsamına giriyor.
Teklifin Gerekçesi
Madde ile; Sosyal Güvenlik Kurumunun, ilgili mevzuatında belirtilen görevlerini yapabilmesi için ihtiyaç duyduğu sağlık verisi dışındaki kişisel verileri ve ticari sır niteliğindeki verileri Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile paylaşabilmesi amaçlanmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Bu maddede yapılan düzenlemelerin Anayasa'nın 20. Maddesi hükmü dikkate alınarak 24.03.2016 tarih ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Dolayısıyla, sağlık verileri kamu idareleriyle dahi paylaşılamaz. Yapılan düzenlemeyle bu sağlık verilerini Sağlık Bakanlığı ile paylaşma imkânı doğuyor.
Elektrikli Araç Üreticilerine ÖTV'den Ödeme Yetkisi
Türkiye'de Ar-Ge ile geliştirdiği elektrikli araçları üreten ve proje bazlı teşvikten yararlanan şirketlerin yatırıma katkı tutarı, 2035'e kadar ödenen ÖTV'den ödenebilecek.
ÖnceYatırıma katkı tutarı yalnızca indirimli kurumlar vergisi yoluyla kullanılıyordu.
VS
ŞimdiCumhurbaşkanı, katkı tutarını araçların ilk iktisabında ödenen ÖTV'den nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödetebiliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Cumhurbaşkanına mahsup uygulamasının sürdürülüp sürdürülmemesi ile ilgili herhangi bir yetki verilmemiştir. Söz konuş düzenleme Anayasa'nın 73. Maddesine aykırı bulunmaktadır.
Öte yandan, bu madde ÖTV'nin ruhuna aykırı bir uygulama önermektedir. ÖTV yurttaşlardan alındığında Hazine'ye gelir olarak kaydedilir ve sosyal politikalar için gerektiğinde kullanılabilir.
5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
Yurt Dışına Çıkış Harcı 15 Liradan 50 Liraya Çıkıyor
Yurt dışına çıkışta alınan harç çıkış başına 15 TL'den 50 TL'ye yükseliyor; Cumhurbaşkanı tutarı üç katına kadar artırabilecek.
ÖnceÇıkış harcı, çıkış başına 15 TL.
VS
ŞimdiHarç 50 TL oluyor; çıkış başına 15 TL Toplu Konut İdaresine aktarılıyor, kalanı genel bütçeye gelir kaydediliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Geçmişte oldukça yüksek rakamlara ulaşan harcın 15 TL'den 50 TL'ye yükseltilmesi, basit bir güncelleme olarak değerlendirilemez. Vergide adaleti, hakkaniyeti düşünmeyen bir aklın ürünü olan bu harçlar, yükseltilmemeli hatta kaldırılmalıdır.
Seyahat özgürlüğü bahsi bir tarafa, 21. yy da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin halen bu tür vergileri birer araç olarak kullanmasını anlamak mümkün değildir. Yapılması gereken yurt dışı çıkış harcının toptan kaldırılmasıdır.
Kaçakçılık Soruşturmasındaki Araçlar da Yüzde 25 ÖTV ile İade
Gümrük vergisinin eksik ödenmesi nedeniyle soruşturması süren, müsadere kararı verilmemiş kara taşıtları, 31 Aralık 2019'a kadar başvurulup ÖTV'nin yüzde 25'i ödenirse sahibine iade edilecek.
ÖnceBu konuda kanunda bir düzenleme yoktu.
VS
ŞimdiBaşvuru ve ödeme halinde el koyma ve müsadere kararı verilmiyor; Cumhurbaşkanı başvuru süresini altı aya kadar uzatabiliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Söz konusu madde 18.01.2017 tarih ve 6770 sayılı kanunun 31. Maddesi ile Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa eklenen Geçici 10. maddenin aynısıdır.
Yapılmak istenen bu düzenleme af niteliği taşımaktadır. Bu kapsamda yaklaşık 62 bin kara ulaşım aracı olduğu, siyasi iradenin bu düzenlemeden ciddi tutarda özel tüketim vergisi beklentisi olduğu anlaşılmaktadır.
Elektronik Haberleşmede Sahtecilik ve Borç Kayıtları Paylaşılacak
Fatura tutarı, ödeme bilgisi ile sahtecilik ve dolandırıcılık riski taşıyan işlem kayıtları, işletmeciler ile BTK'nin Mobil Cihaz Kayıt Sistemi (MCKS) arasında paylaşılıp işlenebilecek.
ŞimdiTahsilat riskini yönetmek ve kötü niyetli kullanımı önlemek için bu kayıtlar işletmeciler ile Kurumun MCKS'si arasında paylaşılabiliyor.
Teklifin Gerekçesi
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun 51 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yapılan düzenleme ile “kötü niyetli kullanımların önlenmesi” amacının etkin şekilde yerine getirilebilmesi hedeflenmektedir.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Vatandaşı yurtdışından cihaz almaya yönelten sebepler tespit edilip, sebepleri ortadan kaldıracak çözümler üretilmeden yapılan düzenlemeler kalıcı çözüm sağlamayacaktır.
Kimliği Değiştirilen ve Borçlu Cihazlara Hizmet Kısıtlanıyor
Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş, kayıp, kaçak ya da çalıntı cihazlara hizmet verilmeyecek; borçlu cihazlar yalnız eşleştirilen numarayla kullanılacak; yedi yıl hizmet almayan cihazın kaydı silinecek.
Şimdiİşletmeciler bu cihazlara hizmet veremiyor; yedi yıl şebekeden hizmet almayan cihazların kimlik bilgileri MCKS'den çıkarılıyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Vatandaşı yurtdışından cihaz almaya yönelten sebepler tespit edilip, sebepleri ortadan kaldıracak çözümler üretilmeden yapılan düzenlemeler kalıcı çözüm sağlamayacaktır.
Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihazlara dört ay içinde hizmet kesilecek; kullanıcılar bir yıl içinde başvurup 250 lira kayıt ücreti öderse cihaz abonenin numarasıyla eşleştirilip kullanılabilecek.
ÖnceBu konuda kanunda bir düzenleme yoktu.
VS
ŞimdiCihazın kaydı, bir defaya mahsus 250 lira ücret karşılığında sağlanıyor; ücret genel bütçeye gelir yazılıyor.
Teklifin Gerekçesi
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa eklenen geçici madde ile, kimlik bilgisi değiştirilen cihazların kaydının, bir defaya mahsus olarak Hâzineye aktarılacak bir ücret mukabilinde sağlanması amaçlanmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Vatandaşı yurtdışından cihaz almaya yönelten sebepler tespit edilip, sebepleri ortadan kaldıracak çözümler üretilmeden yapılan düzenlemeler kalıcı çözüm sağlamayacaktır.
6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun
Sağlık Projelerinde Kamu Özel İş Birliği İçin Sözleşme Bedeli Tanımı
Sağlık Bakanlığı'nın kamu özel iş birliği (şehir hastanesi) projeleri için sözleşme bedeli tanımlanıyor: işletme dönemi boyunca ödenecek kullanım ve hizmet bedellerinin net bugünkü değerlerinin toplamı.
ÖnceKanunda dönemsel ödemeleri anlatan bedel, kullanım bedeli ve hizmet bedeli tanımları vardı; toplam ödeme için ayrı tanım yoktu.
VS
ŞimdiSözleşme bedeli, işletme dönemi boyunca ödenecek kullanım ve hizmet bedellerinin net bugünkü değerlerinin toplamı olarak tanımlanıyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Söz konusu kanunun yasalaştırılması çalışmalarında “sözleşme bedeli” adı altında herhangi ifade ve tanıma yer verilmemesi dikkat çekici bulunmaktadır.
Torba tasarı bu haliyle kanunlaşırsa, 6428 sayılı Kanun'da 32 adet “bedel” ve 2 adet de “sözleşme bedeli” kavramı yer alacaktır. Bu da kanun uygulamasında sorunlara yol açabilecektir.
6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun
Şehir Hastanesi Sözleşmelerinde Bedel Değişikliği Yolu Açılıyor
Sağlık Bakanlığı sözleşmelerde, sözleşme bedelini artırmamak kaydıyla kullanım ya da hizmet bedelini artırıp azaltarak değişiklik yapabilecek; ödeme limitleri de belirlenebilecek.
ÖnceSözleşmelerde, sözleşme bedelini değiştirmemek kaydıyla değişiklik yapılabiliyordu.
VS
ŞimdiSözleşme bedeli artmamak şartıyla kullanım ya da hizmet bedeli artırılıp azaltılabiliyor; TL veya döviz cinsinden alt ve üst limit konabiliyor.
Teklifin Gerekçesi
Madde ile söz konusu bedellere ilişkin mevcut hesaplama formülleri ile ortaya çıkan kullanım bedelleri ile hizmet bedellerinin cari ekonomik koşullara göre kamu lehine revize edilebilmesi imkânı sağlanmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Bu değişiklik aynı zamanda “şehir hastaneleri” modelinin iflas ettiği ve kamunun sözleşme şartlarını revize etmeye yönelik hamle yapması anlamına gelmektedir.
Sözleşmeler TBMM ile paylaşılmadığı sürece 29. maddede geçen “sözleşme bedelinin artırılmaması kaydıyla kullanım bedeli veya hizmet bedeli artırılmak veya azaltılmak suretiyle değiştirilebilir” ifadesi oldukça muğlâk kalmaktadır.
6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması Hakkında Kanun
Bedel Değişikliği Eski Sözleşmelere de Uygulanacak
Kanunun 4. maddesinin dokuzuncu fıkrasında yapılan değişiklik, yürürlükten önce akdedilmiş sözleşmelere de uygulanacak.
ŞimdiSözleşme değişikliği hükmü, geçmişte imzalanmış sözleşmeleri de kapsıyor.
Teklifin Gerekçesi
Madde ile, maddenin yürürlük tarihinden önce akdedilerek yürürlüğe giren kamu özel işbirliği sözleşmelerindeki değişikliklerin; kamu menfaati, rekabet ve eşitlik prensipleri gözetilerek Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca gerçekleştirilmesi amacıyla düzenleme yapılmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Nitekim bu teklifin 30. maddesinde de kanunun yürürlük tarihinden önce imzalanmış olan sözleşmeler de bu kapsama alınmakta yapılan değişiklik geriye yürütülmektedir.
TBMM'nin bilmediği, hâkim olamadığı, kendisinden gizlenen sözleşmeler üzerine bir muhakeme yaparak karar vermesini bekleyen bu tutum aslında bu kararın kendilerine yani yürütmeye bırakılmasını ifade eder niteliktedir.
Çağrı mektubundan bağlantı anlaşması süresi sonuna kadar tüketim-üretim bağı kopan lisanssız üretim projeleri, 30 gün içinde yeni abonelik açıp bildirirse süre, bildirimi izleyen 120 günü kapsayacak şekilde uzamış sayılacak.
ÖnceBu konuda kanunda bir düzenleme yoktu.
VS
ŞimdiSahibi 30 gün içinde eşdeğer bir tüketim aboneliği açıp şebeke işletmecisine bildirirse süre, bildirimi izleyen 120 günü kapsayacak şekilde uzuyor.
Teklifin Gerekçesi
Yatırımların atıl hale gelmesini önlemek adına tüketim-üretim bağının kurulması amacı için 30 günlük bir düzeltme süresi verilerek bu yatırımların sisteme kazandırılması amaçlanmaktadır.
Teklifi veren AK Parti milletvekilleri, komisyon raporundaki madde gerekçesi
Komisyon Raporundaki Şerhi
Plan ve Bütçe Komisyonunun ihtisas konusu dışındaki bu üç maddedeki düzenlemenin Sanayi, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda tüm sektör temsilcilerinin de katılımıyla tüm boyutlarıyla görüşülmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yenilenebilir Enerji Sözleşmelerinde Süreler 36 Ay Uzatılıyor
Yarışmayla verilen yenilenebilir enerji sözleşmelerinde ve özelleştirme ihalesi yapılan devir sözleşmeleriyle elektrik satış anlaşmalarında süreler 36 ay uzatılacak; sözleşmeler devredilebilecek.
ŞimdiSüreler otuz altı ay uzuyor; sözleşme konusu ve bedeli değişmeden idarenin fesih hakkının ötelenmesi dahil değişiklik yapılabiliyor.
Komisyon Raporundaki Şerhi
Maddenin içeriğinden söz konusu düzenlemenin Enerji sektöründe mali darboğazda bulunan bazı enerji üretim ve dağıtım şirketleri ile yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı olarak kurulma aşamasında olan bazı firmalar için getirildiği anlaşılmaktadır.
Bir de “Yurt dışından ne getirirsen getir, döviz getir, yeter ki döviz getir, affediyorum; yüzde 1’le vergilendirip alıyorum, kabul ediyorum.” diye bir düzenleme getiriyoruz, böyle bir garabet var.
Teklifin 20’nci maddesiyle, yurt dışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarımızdan çıkış başına alınan harç miktarı 15 TL’den 50 TL’ye yükseltilmektedir.
EKEsin KaraKonya Milletvekili
HDP Grubu adına
Diyelim ki altı ay önce, bir yıl önce birtakım maddelerle, palyatif, geçici çözümler düşünülmüş; şu anda onlarda da boşluk olduğu için, bir daha, onlarla ilgili yeniden torba yasanın içinde düzenlemeler yapılmaya kalkışılmış.
İşte, daha evvel çıkardığınız yasaları işleterek, yasakladığınız şeylere tekrar izin vererek para topluyorsunuz, işte “varlık barışı” diyorsunuz vesaire, bu şekilde Türkiye'yi rahatlatmaya çalışıyorsunuz.
Yorumlar
Hakaret, nefret söylemi ve kişisel bilgi içeren yorumlar kaldırılır.